"Fenerbahçe’mizin kalesini yıllarca başarıyla koruyan, Türk futbolunun unutulmaz file bekçileri arasında yer alan, camiamıza Yönetim Kurulu Üyesi, futbolcu ve teknik direktör olarak hizmet eden 1107 sicil numaralı Yüksek Divan Kurulu üyemiz Ali Şükrü Ersoy, düzenlenen törenlerle son yolculuğuna uğurlandı.
Merhum Şükrü Ersoy için ilk tören Fenerbahçe Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesislerimizde yapıldı.
Törene ailesi ve yakınlarının yanı sıra; Yüksek Divan Kurulu Başkanımız M. Şekip Mosturoğlu, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkan Danışmanı Tamer Yelkovan, Yüksek Divan Kurul Üyelerimiz, eski sporcularımız ve kulüp çalışanlarımız katıldı.
Yüksek Divan Kurulu Başkanımız M. Şekip Mosturoğlu: Büyük efsanemiz, şanlı çınarımız, kulübümüze verdiklerin için sana minnettarız. Ruhun şad, mekânın cennet olsun
Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Yüksek Divan Kurulu Başkanımız M. Şekip Mosturoğlu, “Burada sadece efsane bir futbolcuyu değil, sarı lacivert tarihimizi yazan bir ismi, kulübümüzün yaşayan hafızası, 1107 sicil numaralı YDK üyemiz Ali Şükrü Ersoy’u ebediyete uğurlamak üzere derin bir kederle bir aradayız.
Şükrü Ersoy bu asil formayı göğsünde gururla taşıyan, kulübümüze sadece bir futbolcu olarak değil; teknik direktör ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak da ömrünü adayan müstesna bir Fenerbahçeliydi. Onun için Fenerbahçe bir kulüpten çok daha fazlası, uğruna bir ömrü vakfettiği en büyük aşktı. O sadece bizim değil, Türk futbolunun da gurur kaynağıydı. A Millî Takımımızın efsanevi 1954 Dünya Kupası kadrosunun geriye kalan son futbolcusu olan Şükrü Ağabey, bu anlamda bize kalan şanlı bir emanet, futbol dünyamızın yeri doldurulamaz, unutulamaz bir ağabeyiydi.
Sahadaki cesareti, saha dışındaki beyefendiliği, duruşu ve asaletiyle nesiller boyu örnek alınacak bir karakter abidesi olarak kalplerimize kazındı. Camiamıza bıraktığı silinmez izler, emekleri ve kulübümüze kattığı eşsiz değerleriyle Şükrü Ağabeyimiz hiçbir zaman unutulmayacaktır. Bizler onun adını ve bizlere miras bıraktığı Fenerbahçelilik duruşunu her zaman yaşatacağız.
Yüksek Divan Kurulumuz ve tüm Fenerbahçe camiası adına efsanemize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, sevenlerine ve Türk spor ailesine en derin başsağlığı dileklerimi sunuyorum.
Büyük efsanemiz, şanlı çınarımız, kulübümüze verdiklerin için sana minnettarız. Ruhun şad, mekânın cennet olsun.” dedi.
Fenerbahçe Sporcuları Derneği Başkanı Turgut Gür: Tüm spor camiası seni kalplerinde, hafızalarında yaşatacak. Fenerbahçe sana minnettardır
Fenerbahçe Sporcuları Derneği Başkanı Turgut Gür, 71 yıllık dostuna şu sözlerle veda etti:
“Şükrü Ağebey, seninle 1955 yılında bu sahada karşılaştık. Ben genç bir Fenerbahçeli atletken sen de Fenerbahçe’nin kalesini korumaya başlamıştın. Seninle 71 yıllık ağabey kardeş ilişkimiz vardı. Ama o günden bugüne senin ağzından herhangi bir şekilde olumsuz bir kelime dahi duymadım. Sen insani değerleri çok yüksek; nazik, kibar, efendi, centilmen, iyi bir insandın. ‘İstanbul Beyefendisi’ diye bir tabir vardır. İşte sen o tabirin son temsilcisisin. Nur içinde yat. Aziz ruhun şad olsun. Tüm spor camiası seni kalplerinde, hafızalarında yaşatacak. En son seni YDK Başkan Yardımcımız Hakkı kardeşim ve sporcularımızla 1 ay evvel ziyaret ettiğimizde seninle kucaklaştık, sohbet ettik, ellerini öptük. Demek ki o son vedalaşmamızmış. Gözlerin yaşardı, biz el salladın. O el sallamanı hiçbir zaman unutmayacağım. Daime seni kalbimizde, hafızalarımızda, Fenerbahçe tarihinde yaşatacağız. Senin için her şey feda olsun. Fenerbahçe camiası senin için gözyaşı döküyor. Cihat Arman’ın sana emanet ettiği kaleyi sen şanınla, şerefinle korudun. Fenerbahçe sana minnettardır.”
Merhum Şükrü Ersoy’un eşi Dilek Ersoy: Dilerim Allah’tan yattığı yer cennet olsun
Kürsüye gelen merhum Şükrü Ersoy’un eşi Dilek Ersoy, “Acımızı paylaşıyorsunuz, Allah hepinizden razı olsun. 1975-76 sezonunda Şükrü Trabzonspor’la anlaşmıştı fakat Trabzonspor’un lafı hiçbir şekilde geçmiyordu. Küçücük bir mevzu yüzünden birbirimize kırıldık. Konuşmuyoruz. Aynı sofraya oturuyoruz, kalkıyoruz fakat konuşmuyoruz. Akşam geldi, ‘Bir şey söyleyeceğim’ dedim. ‘Bugün iki bey geldi, kapıyı çaldı. Trabzonspor’dan.’ dedim. ‘Sana antrenörlük teklifi için gelmişler.’ Bu sefer tekrar gelirler diye evden çıkmadı. 10 gün sonra dedi ki, ‘Sen hayalinden mi bunu söyledin yoksa gerçek mi?’ Sonra oturdum Allah’a dua ettim, ‘Allah’ım beni Şükrü’nün karşısında yalancı çıkarma.’ 3 gün sonra Trabzonspor’dan geldiler. Dargınlık, küsme falan gerçek evliliklerde geçici şeyler. İnsan bir formülünü buluyor. 58 senelik güzel bir hayatımız oldu. Fenerbahçe sayesinde o kadar güzel dostlarım, arkadaşlarım oldu ki… Hakikaten Türkiye Cumhuriyeti 1 numaradır ama Fenerbahçe de 2 numara. Bana göre öyle. Dilerim Allah’tan yattığı yer cennet olsun. Mekânı cennet olsun.” ifadelerini kullandı.
Merhum Şükrü Ersoy’un torunu Can Aksoy: Dedem sayesinde Fenerbahçeli olduğum için kendimi çok şanslı ve gururlu hissediyorum. Allah rahmet eylesin nur içinde yatırsın
Merhum Şükrü Ersoy’un torunu Can Aksoy ise, “Dedemin son yolculuğunda bizleri yalnız bırakmayıp acımızı paylaştığınız için ailem ve şahsım adına hepinizden minnettar olduğumu belirtmek isterim. Dedem Türk futbolu ve dünya futbolundaki başarılarının yanı sıra insani vasıflarıyla da topluma örnek olmuş çok değerli bir insandı. Bizler de onun özelliklerini her zaman kendimize örnek aldık ve onun torunu olmaktan gurur duyduk.
Dedem Fenerbahçe ile her zaman gurur duyardı. Bana defalarca, ‘İyi ki Fenerbahçeli olmuşum, beni ben yapan bu camiadır.’ demişti. Küçük bir anımı paylaşarak sözlerime son vermek istiyorum. Bir gün Fenerbahçe yine canımızı çok acıtmıştı. Evde büyük bir isyan ve inanılmaz bir üzüntü vardı. Ben de o anın heyecanıyla dedemi aradım, ‘Dede beni niye Fenerbahçeli yaptın? Ben bu acıları çekmek zorunda mıyım?’ diye isyan etmiştim. Dedem ise bana o anda İslam Çupi’nin o büyük sözünü hatırlattı. Evladım dedi, ‘Fenerbahçe’nin büyüklüğü ne şampiyonluk, ne de kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür.’ Sonra da, ‘Şimdi acını yaşa, yarın yine Fenerbahçe’nin nasıl bir büyük olduğunu anlayacaksın.’ demişti. Telefonu kapattığımda ne demek istediğini anlamıştım. Bugün burada onun ardından bir kez daha bu büyüklüğü hissediyorum. Dedem sayesinde Fenerbahçeli olduğum için kendimi çok şanslı ve gururlu hissediyorum. Allah rahmet eylesin nur içinde yatırsın. Hiçbir şey ölmez, her şey yaşar. Yaşa Fenerbahçe.” şeklinde konuştu.
Daha sonra merhum için dualar okundu ve ardından Şükrü Ersoy’un Türk bayrağı ve Fenerbahçe bayrağına sarılı tabutu omuzlar eşliğinde cenaze aracına taşındı.
Şükrü Ersoy’un cenazesi, Karacaahmet Şakirin Camii'nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından kaldırıldı. Cenaze namazına Yüksek Divan Kurulu Başkanımız M. Şekip Mosturoğlu, Yönetim Kurulu Üyemiz Nihat Özbağı, önceki yöneticilerimiz ile kongre üyelerimiz de katıldı.
Fenerbahçe’nin ve Türk sporunun önemli ismi Şükrü Ersoy’a bir kez daha Allah'tan rahmet; değerli ailesi, sevenleri ve camiamıza başsağlığı dileriz.
Şükrü Ersoy
Altyapısında yetiştiği Fenerbahçe’mizin 1954 - 1962 yılları arasında kalesini koruyan eski file bekçimiz Şükrü Ersoy, Türk futbolunun ve Fenerbahçe'nin unutulmaz kalecileri arasında yer aldı. Şükrü Ersoy, profesyonel futbolculuk hayatında Fenerbahçe kalesini 1949 sezonunun sonuna doğru Cihat Arman'dan devralmıştı. Ersoy, 1962 yılına kadar Fenerbahçe forması giydi ve 2 İstanbul Ligi, 2 de Türkiye Ligi şampiyonluğu yaşadı.
1954 Dünya Kupası'ndaki ikinci Almanya maçında millî takımın kalesini koruyan Şükrü Ersoy, daha sonra Avusturya'nın Salzburg takımına transfer oldu. Futbola veda ettikten sonra teknik direktörlük yapmaya karar veren Ersoy, 1979-80 sezonunda ligde 9 maç Fenerbahçe'nin teknik direktörü olarak görev yaptı. Şükrü Ersoy 1983-1984 ve 1994 yıllarında da kulübümüzde Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı."
Fenerbahçe'nin Efsane Kalecisi Şükrü Ersoy, sonsuzluğa uğurlandı!
00:06 - SPOR