Özgür Özel: “Üzümde Bile Ayrımcılık Yapıyorlar; Üzümcüyü Donda Bırakıp Parayı Fonda Bırakanlar, Kendilerini Zengin Ediyorlar”
“YENİ PARTİ’NİN ÜZÜMCÜNÜN SORUNLARINI ÇÖZECEK YEDİ ÖNERİSİNİ SARIGÖL’DEN KAYDA GEÇİRİYORUM; ‘YAPMAYANDAN HESAP SORUN’ DİYORUM”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Sarıgöl’de üzüm üreticileri ile bir araya geldi. YENİ Parti lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, “Değerli Sarıgöllüler, çok değerli hemşerilerim, büyüklerimin ellerinden öpüyorum, yaşıtlarıma sarılıyorum, küçüklerimin gözlerinden öpüyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum, hepiniz hoş geldiniz. Burası benim 2000’li yılların başında Eczacı Odası Başkanı iken geldiğim, gittiğim, önce eczacılarını tanıdığım, sonra insanlarını tanıdığım, siyasete girdikten sonra 2009’dan beri sürekli gelip gittiğim, 2011 yılından sonra milletvekili olarak koşup geldiğim, o günlerden bugünlere hep başkanın bu güzel anonsuyla size köylerde takdim edildiğim ve hep sizin sorunlarınızı, dertlerinizi konuştuğumuz, iyi günde, kötü günde birlikte olduğumuz, kendisini bu ilçeye ait hisseden, 2015 yılında ön seçimde en yüksek desteklerden biriyle beni onurlandıran Sarıgöl’deyiz. Hepinizi çok özlemiştim. Hepinize ayrı ayrı sarılıyorum. Sağ olun var olun” dedi. Özel, şunları söyledi:
“SİZİN DERDİNİZDEN FONCULAR ANLAMAZ, BİZ ANLARIZ”
“Sarıgöl’ün güzel insanları alnının terini toprağa damlatır. Alnının terini bağa damlatır, bağdaki toprağa damlatır. Orada bereket fışkırtır. O bereketle ve çoluğunun, çocuğunun rızkını sağlar. Alaşehir’de, Sarıgöl’de kim üzüm üretiyorsa, evladı gibi baktığı o bağına, diktiği günden ilk salkımı kestiği güne kadar, o günden sonra da evladına bakar gibi önce bir bebeğe bakar gibi bakar. İlk üzümü alır, ondan sonra artık o evlat büyümüştür. O evlat, bu teyzelere bakar. Ondan kazandığı parayla da bu teyzemler, bu ağabeyler, dayımlar çoluğuna, çocuğuna bakar. Sarıgöl’ün insanı kimseye minnet etmeden, kimseye muhtaç olmadan borcuna senet sepet yapmadan, borcunu senede sepete bakmadan ödeyen, Atatürk’ün gurur duyduğu, ‘Milletin efendisidir’ dediği namuslu, çalışkan, borcuna sadık, komşusuna dost, akrabasına kol kanat olan ve birbirini çok seven, ülkesini çok seven insanlardır. Sarıgöl’ün önünde saygıyla eğiliyorum, Alaşehir’in önünde saygıyla eğiliyorum. Burası üzümün başkentidir. Burada 110 bin dönüm bağ var. Burada başka bir şey yok. Biraz önce ablam derdini, tasasını anlattı. Bu topraklarda, bu tarlalarda yaşayan insanlar, her zaman ufak tefek sorunları olur ama tarihin en büyük krizi ile karşı karşıyalar ve iktidar duymuyor. İktidarın milletvekilleri duymuyor. İktidardaki siyasetçiler duymuyor. Tarım Bakanlığı duymuyor. Cumhurbaşkanı burayı duymuyor ve gelip burayla meşgul olmuyorlar. Burayı bir başına bıraktılar. Ben bir dedesi bahçıvan Abdullah Aga olan, Manisa’nın kuşlu bahçesinde marul üreten, pırasa üreten, onu buz tutmuş havuzu kırıp yıkayan, pazara götüren, her bir parmağı eklem romatizması olmuş soğuktan, 95, 96 yaşına kadar pazara çıkmış bir bahçıvanın torunuyum. Öbür tarafta bundan önceki üzüm açıklamasını yaptığımız Hacıhaliller’de, Selanik’te doğmuş, mübadele ile gelmiş insanların Hacıhaliller Köyü’nde bir tarafı olan, bağın arasında büyümüş, traktörün üstünde büyümüş, bağda ilaç atmış, hasatta, bağ bozumunda üzüm çekmiş, sırtında çekmiş, gitmiş, onu yaymış, gece başında nöbet tutmuş yani sizin derdinizi, çilenizi bilen, evlat büyütür gibi bağ büyüttüğünüze ve evladını sever gibi bağınızı, üzümünüzü sevdiğinize şahit olan birisiyim. Sizin derdinizden foncular anlamaz. Sizin derdinizden biz anlarız, biz anlarız. Ankara’da saraylarda oturanlar gelip sizi sormaz. ‘Koltukta kalayım’ diye rakiplerini hapse atanlar sizi sormaz. Fon vurguncuları sizin derdinizi sormaz. Milletin bankadaki yatırımına çökenler, geri vermemek için 40 tane takla atanlar sizin derdinizden anlamaz. Onlar kendi derdine düşmüş, ben sizin derdinizle dertlenmeye geldim.”
“GEÇEN SENE 40 LİRA OLAN ÜZÜM BU SENE 10 LİRA”
“Başkan dedi ki ‘Üzümcü çok zor durumda ve sesini duyuramıyor. Gel Genel Başkanım sesimizi duyur.’ Sesinizi duymak için buradayız. Üretim maliyetleri bu sene geçen yıla göre neredeyse iki kat arttı. Doğru mu? Sadece mazotun fiyatı yüzde 100 arttı ve 50 liradan 100 liraya çıktı. Doğru mu? Gübre fiyatları yüzde 70 zamlandı. Doğru mu? Maliyetler yükseldi, peki üzümün fiyatı ne oldu? Geçen sene 35 - 40 liraya satılan sofralık üzüm… Türkiye’nin bir ucuna gidiyorum. Mesela Ardeşen’de pazar gezdim. Bu üzümü gördüm, ‘Nerenin üzümü?’ dedim. ‘Alaşehir’ dedi biri. Öbürüne sordum, ‘Nere üzümü bu?’ dedim. ‘Sarıgöl’ dedi. Bir başkasına gittim, yine aynı üzümü gördüm, sordum. ‘Vallahi bunu halden aldık ama herhalde Ardahan’ diyordu ki babası duydu ve ‘Yok be oğlum. Oradan aldık ama üzüm Sarıgöl'ün üzümü’ dedi. Bu üzüm Ardeşen’de 100 liraya satılıyor. Videosu var. Bu üzüm sizin üzümünüz. Diyarbakır’da 120 liraya, Ankara’da 100 liraya, Samsun’da 100 liraya satılıyor. Ama bu üzüm geçen sene 40 liraydı, bu sene bu üzüm 10 lira, 10 lira. Doğru mu? Şimdi bütün Türkiye buradaki feryadı duysun. Nasıl Rize’deki çaycının, Ordu’daki, Giresun’daki fındıkçının, Hayrabolu’daki buğdaycının, Trakya’daki ayçiçeğinin, Çukurova’daki pamuğun sesini hep duyurmaya çalışıyorsak kendi memleketimin üzümü geçen sene 40 lira, bu sene pazarda 100 lira ama bu üzüm 10 lira. Şimdi buradan söyleyeyim size. Bu üzümü 10 liraya satamazsınız. Bu yüzden ne oluyor biliyor musunuz bu üzüm? Türkiye bunu duy. İnsanlar önce bu üzümleri kestiler. Gittiler ve bir gün, iki gün alım yerlerinin önünde beklediler. Alım olmayınca geldiler ve bu üzümleri, emek emek yetiştirdikleri bu üzümü bağın arasına, derelere döktüler. Şimdi ne oluyor biliyor musunuz bu fiyata bu üzüm? Demin Başkan dedi ama yayına gitti - gitmedi, canlı verildi - verilmedi bilmiyorum. Şimdi bu üzümü dibine kesiyorlar. Ne demek biliyor musunuz dibine kesmek? İlk önce bu bağı gitti ve oraya ekti. Bebek büyütür gibi büyüttü. Direklerini dikti, tellerini gerdi. Her sene bekledi ki bu versin filizini. Onu aldı, bir bağladı. Yine baktı. Uğraştı, uğraştı ve bağı büyüttü. Artık üzüm vermeye başladı; bebek, çocuk büyüdü. Bu üzümleri alıp, yetiştirip kendisini geçindirecek ya. Buna geçen sene 40 lira verenler 10 lira verince bu üzümü böyle dibine kesiyor. Kesiyor, dibe düşüyor ve orada çürüyor. Dibine dibine kesiyor bunu. Bu ne demek biliyor musun? Evladını eliyle toprağa veren baba ne hissediyorsa, Sarıgöllü üzümcü dibine keserken onu hissediyor.”
“ORADA BİLE AYRIMCILIK YAPIYORLAR”
“Öyle Ankara’da oturan foncular dibine üzüm kesen bağcının ne acı çektiğini bilmez. Dibinde kesen ağlıyor, ağlıyor. Burasından böyle yaş süzülüyor burasına kadar bu üzümü dibine keserken. Yıllarca emek vermiş. Yıllarca bu noktaya getirmiş. Bütün bir sene masraf etmiş. Gün olmuş evladına ilaç alamamış, gitmiş ve bağa ilaç almış. Gün olmuş evladının karnını doyuramamış, buna gübre almış ve gübre atmış. Demiş ki ‘Bağ giderse hepimiz gideriz. Bunu ayakta tutayım.’ Şimdi bu bağlar sökülüyor. Bu bağlar dibine kesiliyor. Bu üzümler derelere dökülüyor. Ankara’daki beylerin, Erdoğan’ın ruhu bile bunu duymuyor. Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a gösteriyorum. Sen bu insanların derdini dinlemezsin ama geleceğim, ben bu insanların yüzünü güldüreceğim. Söz veriyorum sana. Haydi bu üzüm ‘30 lira olmadı, 40 lira olmadı. O oldu, bu oldu’ diyor ya. Suma, suma. Suma ne demek? Alkolün hammaddesi, alkolün ara mamulü. ‘Hiç olmazsa üzümümü vereyim fabrikaya, alkol yapılsın’ diyor. Bu sumalık üzüm geçen sene 20 lirayken… Bak 40 lira bu üzüm, sumalık üzüm 20 lirayken bu sene 5 lira. Onda bile ayrımcılık yapıyorlar. 5 lira fiyat koymuş. ‘Vereceğim’ diyor, alan yok. Kimi alıyorlar? O Alaşehir’de Tayyip Erdoğan üzüm fiyatı açıklarken ki üç-dört sene oluyor, dönüp soruyor ya; ‘Kaç para tüccar?’ Tüccara üzüm fiyatı soran adam… O sordugu adam yok mu, o sorduğu adam. Hepiniz tanıyorsunuz. MHP’nin MKYK yöneticisi. Geçen seçimlerde Alaşehir’e ‘Bunu koyalım, belediye başkanı olsun’ dediler. Alaşehirli dedi ki ‘Haydi oradan. Ahmet Öküzcüoğlu varken biz seni mi seçeceğiz?’ O adamın bütün üzümünü almışlar, o adamın üzümlerini alıyorlar, suma fabrikasını dolduruyorlar. Sizin üzümünüzü 5 liraya bile almıyorlar. Geçen sene 20 lira olan sumalık üzümü. Burada da ayrımcılık yapıyorlar. Hani foncular var ya foncular, bunlar nasıl birbirlerini zengin ettiler. Sarıgöl’deki, Alaşehir’deki çiftçinin üzümünü almayan, onu donda bırakan, parayı fonda bırakanlar kendi kendilerini zengin ediyorlar. Yazıklar olsun.”
“BİR AN ÖNCE BURAYA MÜDAHALE EDİLMELİ”
“110 dönüm bağ var, bağların 70-80 bininde üzüm duruyor daha. Bak gelirken gördük. Ziraat Odası Başkanı burada. Normalde ne olması lazım? Bu üzümlerin yüzde 80’inin şimdiye kadar kesilmiş olması lazım. Doğru mu? Ama yüzde 80’i duruyor. Artık yavaş yavaş çürümeye başladı. Öyle ki burada, Sarıgöl’de artık herkesin üzümü az çok çürümeye başladı. Bir an önce buraya müdahale edilmesi lazım. Toprak Mahsulleri Ofisi, geçen yıl 9 numara kuru üzümün kilosuna 120 lira vermişken, bu sene 95 lira açıkladı. O fiyata duy da inanma. 9 numara üzüm kesersin, bakar 8 numara. 8 numara üzüm götürürsün, 7 numara. Bir kere oradan 10 lira, 15 lira gidiyor. Fire kesiyor, onu kesiyor, bunu kesiyor, geçen senenin yarı fiyatına üzüm topluyorlar. Zaten en büyük hatayı da kuru üzüm fiyatında avansı 80 lira açıklayıp yukarıda tutmaya çalışıldı ama o zamana kadar TMO’ya fiyat açıklatmadılar. TARİŞ’in eski gücü yok. Eski gücü olmadığı için yeterince alım yapamıyor. İyi bir fiyat ilan edip piyasayı düzenleyemiyor. Bu yüzden de birilerinin elinde bağcı, üzümcü, Sarıgöllü, Alaşehirli oyuncak oluyor. Şimdi biz YENİ Parti olarak muhalefet partisi değiliz. Biz YENİ Parti’yi muhalefet olsun diye değil iktidar olsun, sorunları çözsün diye kurduk. Bugün Türkiye’nin her yerinde YENİ Parti Birinci Olağan Kurultayları tamamlanıyor ama YENİ Parti’nin birinci kurultayı, muhalefetteki tek kurultayıdır. YENİ Parti iktidar partisidir. İktidar hedefinde olan bir partidir. Önce şunu söyleyeyim, biraz önce belediye başkanımız, ilçe başkanı olduğu dönem için söyledi, ‘Hepimizin eksiği var’ dedi. Tabii o zaman çok söyledik, dinletemedik. Buradaki suma fabrikasını 200 milyon dolara özelleştirdiler. Doğru mu? ‘Yapmayın’ dedik, ‘ayıptır’ dedik, ‘Babanın malı olsa satar mısın bunu’ dedik. 200 milyon dolar. Alanlar, 2 sene geçti, geçmedi, 800 milyon dolara yabancıya sattılar. Orada el değiştirdi, bu sefer 2,5 milyar dolar. Bakın dolar üzerinden. Bunlar AK Parti’nin 200 milyona sattığı 2,5 milyar dolara, yani 13 katı fiyata el değiştirdi. Şimdi yabancılar parasına para katıyorlar, burada da iktidarın adamlarından sumalık üzümleri topluyorlar, sizin malınızı meydanda bırakıyorlar. Bu fabrika devlette olsa, ayakta olsa, eşit davransa, adam kayırmasa hiç olmazsa bu zor günlerde uygun bir fiyattan buraya bu üzümler verilirdi. Şimdi söylüyorum, bir, devletin malını böyle çarçur edenlerden inşallah siz sandıkta biz kanun önünde hesap soracağız. Ama buradan söylüyorum, siz Özgür Özel’in, Sarıgöl’e gelip, ‘bir şey yapacağım’ deyip, sonra yapmadığını hiç gördünüz mü? Ne dediysek hep yaptık. Çok zor günde de geldik, en iyi günde de geldik. Şimdi size söz olsun, iktidarımızın ilk 2 yılı içinde bir devlete ait suma fabrikasını Sarıgöl’e kurmayan namerttir.”
“SORUNLARI ÇÖZECEK YEDİ ÖNERİMİZİ KAYDA GEÇİRİYORUM”
“İşte kaydediyor televizyonlar. O gün gelir, çıkar. Ve şunu söyleyelim. Çiftçinin kooperatiflerini, Tariş gibi kurumlarını sonuna kadar destekleyeceğiz. Bugün tabii ki hızlı alınması gereken pansuman tedbirler var. Yeniden 25 gramlık okul üzümü paketleri derhal yapılmalıdır. Türk Hava Yolları’nda fındığın yanında üzüm dağıtılmalıdır. Askeriyeye mutlaka üzüm hem de böyle yapma şeker yerine üzüm, sağlıklı şeker üzüm askeriyedeki öğünlere girmelidir. TARİŞ güçlendirilmelidir, lisanslı depocululuk için yüreklendirilmeli, desteklenmeli, kredilendirilmelidir. Kesinlikle ve kesinlikle Allah’ın cezaları yurt dışından buraya kuru üzüm getirmek yasak, hayvan yemi adı altında kuru üzüm getirip suma yapıyorlar. Bu şarlatanlığa son verilmelidir. Ayrıca tabii ki bunlar pansuman, hızlı, kanamayı bu sene kesmek için okul üzümü de öyledir, askeriyeye dağıtılmak da öyledir. Bunun yanında hayvan yemini durdurmak da. Ama dedim ya, YENİ Parti muhalefet partisi değil. Muhalefet sorunu söyler. İktidar çözümü söyler. YENİ Parti’nin üzümcünün sorunlarını çözecek yedi önerisini Sarıgöl’den kayda geçiriyorum, iktidar olunca bunları yapmaya söz veriyorum, ‘Yapmayandan hesap sorun’ diyorum. Birinci, üzüm alımları artırılmalı, Toprak Mahsulleri Ofisi, TARİŞ’in alım politikaları yeniden değerlendirilmeli. Çiftçinin elinde kalan ürün için üreticiyi koruyan fiyatlar uygulanmalı, TARİŞ ve TMO üzerinden hızlı bir doğru bir fiyat sistemi kurulmalıdır. İki; bankalara olan borçlarınızın faizlerini sileceğiz, ana parayı faizsiz erteleyeceğiz. Birkaç taksite böleceğiz. Hepinize birden yeni bir dönem için yeni bir nefes kredisi vereceğiz. İkinci bahar kredisini çiftçimize biz vereceğiz, borçları da sileceğiz. Ana parayı da erteleyeceğiz. Üç; tarım sigortası primleri büyük dert. Bunlar yeniden hesaplanmalıdır. Geçen yılın 30 liralık fiyatında poliçe yaptılar, bunu kimsenin ödemesi mümkün değildir. Bugünkü 10 liralık fiyat esas alınmalı, primler düşürülmeli, ödemeler mutlaka ertelenmelidir.. Dördüncüsü; mazot, gübre, zirai ilaçta vergiler düşürülmeli, çiftçiye doğrudan üretim desteği verilmelidir. Beş; yerli üreticinin üzümü değerlendirilmeden ithalat yasağı getirilmelidir. Şunu söylüyorum, bunun adı salkım. Bunun adı çilkim. Son çilkim yerli üreticinin üzümü alınana kadar ithalata izin veren namussuzdur. Fabrikaların alan şartları şeffaflaştırılmalı, siyasetten uzak tutulmalı, kayırmacılık yaptırılmamalı, üreticinin fabrikaya doğrudan ürün satmasının önündeki engeller kaldırılmalı, çiftçi ile tüccar ayrımı ortadan kaldırılmalı, çiftçi tüccara mecbur edilmemelidir. Altıncısı; Sarıgöl’e sumalık ve iskarta üzümü değerlendirecek tesisler kazandırılmalıdır. Bu tesisleri kuracak girişimcilere yüksek oranda hibe ve teşvik verilmelidir. Üzüm dalında çürümek yerine işlenerek ekonomiye kazandırılmalıdır. İlk fabrika Özgür Özel’den Sarıgöl’e hediye, yenisini açmak isteyene kredi, teşvik, hepsi birden önümüzdeki dönemde. Son olarak yedincisi; kaybedilen ihracat pazarları yeniden kazanılmalı, nakliye maliyetlerini düşürecek destekler sağlanmalı, Sarıgöl üzümünün, Alaşehir üzümünün dış pazardaki rekabet gücü artırılmalı. Yani nasıl Tayyip Bey kendisine yakın firmaları alıp alıp, gezip gezip dünyada onları destekleyen anlaşmalar yapmayı biliyorsa, gelecek dönem Özgür Özel üzümcünün koluna girecek, dünya piyasasına Sarıgöl üzümünü tanıtacaktır, sattıracaktır.”
“YENİ PARTİ İLE HERKESİN YÜZÜ GÜLECEK”
“Değerli arkadaşlar, Sarıgöl’ün güzel insanları. Biz bu Sarıgöl’e çocuk yaştan beri gidip geliyoruz. Sarıgöl’e ilk 23 yaşında geldim, üstünden 28 sene geçti, gelip gidiyorum. Buraya gelip de güler yüz görmedim, buraya gelip de sadece o günkü CHP, bugünkü YENİ Partililerden güler yüz görmenin yanında MHP’lisinden, AKP’lisinden güler yüz görmediğim bir gün olmadı. Buraya gelip de söz verip de tutmadığımız olmadı. Muhalefette geldik, sabrettik. ‘Kazanacağız’ dedik, kazandık. Büyükşehiri aldık ve hizmet sözü verdik, geldik çalıştık. Ferdi Başkan’ı sevdiniz, evladınız bildiniz, yasımızı hep birlikte paylaştınız. Ondan sonra Besim Başkanımız geldi, onu da bağrınıza bastınız, o da sizin için çalışıyor. Bu Sarıgöl’e bundan önce ben Eczacı Odası’ndan geldim, milletvekili geldim, grup başkanvekili geldim, grup başkanı geldim. Önceki partide Genel Başkan geldim, bugün YENİ Parti’nin Genel Başkanı olarak geldim ve size söz veriyorum ki buraya iktidar partisinin Genel Başkanı olarak geleceğim. MHP’liler, AK Partililer de şunu bilsin. Gelip de sadece YENİ Partili’nin yüzünü güldürmeyeceğiz. Üzümcünün yüzü güldü mü hepinizin bağı var, herkesin yüzü gülecek.
“BEN BAĞIN ARASINDAN, TRAKTÖRÜN ÜSTÜNDEN GELİYORUM”
“Faizler bir bizim partiye silinmeyecek, herkesin partisine silinecek. Para ileriye doğru ötelenirken parti ayrımı yapılmayacak. Onun için düğününde - cenazesinde bir olan Sarıgöllü komşulara söylüyorum. Üzümcünün çıkarı için, yarınları için düğünde-cenazede bir olduğunuz gibi sandık başında da bir olun ve hakkınızı yiyenleri artık yollayın. Manisa’nın bir evladını iktidara getirin. Bizim iktidarımız üzümcünün iktidarıdır, Akhisar’daki zeytincinin iktidarıdır. Kulalı leblebiciyi de biz düşünürüz, pamuk üreticisini de biz düşünürüz. Domatesten geçimini sağlayanı, meyvecilik yapanı, kirazcıyı da biz düşünürüz. Emekliyi de biz düşünürüz. Biz bağın arasından geliyoruz, traktörün üstünden geliyoruz. Ara çapadan geliyoruz, potasaya üzüm banmaktan geliyoruz. Aranızdan geliyoruz, Allah’ın izniyle iktidara geliyoruz. Bütün dertlerinizi bitiriyoruz. Hepinizi çok seviyorum. Selamlarımı iletin köylerden gelenlere. Sarıgöl’de gitmediğim köy yok. Köylere selamlarımı yollayın. Buraya varamayanlara selamlarımı yollayın. Ellerinden öpemediğim analarıma ve dedelerime selamlarımı yollayın. Köydeki güzelim çocukları gözlerinden öpüyorum, selamlarımı yollayın. Dualarınızı eksik etmeyin. Zor günleri geride bırakacağız, hep beraber düze çıkacağız Allah’ın izniyle. Sağ olun, var olun hepiniz.”