YENİ Parti Lideri Özgür ÖZEL, YALOVA'da!

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Yalova’da Kivi Üreticilerinin Sorunlarını Dinledi

SİYASET - 19-09-2026 15:02

Özgür Özel: “Paramız Mazot Karşısında 40 Kat Değer Kaybetti”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Yalova’da Kivi Üreticilerinin sorunlarını dinledi...

“DÜŞÜK KUR-YÜKSEK FAİZLE HEPİMİZİN CEBİMİZDEN DÜNYANIN ZENGİNLERİNE ZENGİNLİK KATIYORLAR, İKTİDAR DEĞİŞMEDEN EKONOMİ DÜZELMEZ”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Yalova’nın Altınova ilçesinde kivi üreticileri ile bir araya geldi. Çiftçilerin sorunlarını dinleyen YENİ Parti lideri Özel, “Burada kivide, Manisa’da üzümde, Karadeniz’de fındıkta sıkıntılar aynı, Bursa’da şeftali ve incirde durum aynı. Fiyatlar geçen senenin yarısının altında. Enflasyon var, bütün maliyetler artmış ama üründe fiyat yarıya düşmüş. Sorun şu, dün Bursa’da da aynısını konuştuk. Burdur’da mesela tarlada koparıyorlar, taze fasulye 8 lira. Aynı fasulye Burdur pazarında 60-80 lira, İstanbul’da 150 lira, Bodrum’da 200 lira. Bu geçen seneydi, belki fiyat şimdi değişti ama bu olacak iş değil” dedi. Özel, şunları söyledi:

“PARAMIZ MAZOT KARŞISINDA 40 KAT DEĞER KAYBETTİ”

“Ben buradan aslında bütün vatandaşlara şunu söyleyeyim. Mazot fiyatları, gübre fiyatları ki bu gübre de mazotla ilgili. O da bir petrol ürünü sonuçta biliyorsunuz, doğal gübre hariç. Gübre ve mazot fiyatları, otobanların, otoyolların, köprülerin geçiş fiyatları, örneğin kivi üreticisinin, incir üreticisinin, Manisa’daki üzüm üreticisinin sorunu olmaktan çok Türkiye’deki tüketicinin sorunu. Çünkü Burdur’da fasulye tarlada 8 lira iken İstanbul’da 150 liraysa, kivi burada 40 lira iken markette 350 liraysa ya da dün incirden konuşuyorduk aynı şekilde. Normalde yurt dışında 1 Euro’ya, 50 liranın üstüne satılan bir tane incirin kilosu burada 40 liraya gerilediyse burada bir şey var. Birincisi, enflasyon yüksek, kur baskı altında ve bu hem ihracatçıyı çok zorluyor. Dönüyor, üreticiyi vuruyor. Ayrıca ürünlerin taşınması için 100 liralık banknot ilk çıktığında 40 litre mazot alıyormuş, şimdi 1 litre mazot alıyor. Yani 40 kat mazot karşısında paramız değer kaybetmiş. Şimdi bir kez daha otoyolları özelleştiriyorlar, beş kat pahalılaşacak. Sonucun ne olduğunu önce söyleyelim.”

“GIDA ENFLASYONU BİZDE YÜZDE 34, AB’DE YÜZDE 1”

“Buradakilerin derdinin dışında televizyonun başından dinleyenlerin de derdi şu; Türkiye, gıda enflasyonunda dünyada beşinci sırada. Türkiye’den kötü İran var, savaşta; Güney Sudan var, iç savaşta; Venezuela var, Trump geldi ve başkanını aldı, götürdü. Orada savaş var. Bir de Arjantin, Brezilya; bir biri bizi geçiyor, bir gerimizde kalıyor. Dünyada diyelim ki gıda enflasyonunu ölçen 180 ülke var, 175’i bizden iyi. Avrupa’da bir yıllık gıda enflasyonu yüzde 1, Türkiye’de yüzde 34. Bütün sebebi işte bu kardeşimin söylediği; ‘100 liralık mazotla ne olacak?’ Bu köprü paralarıyla, bu oyyol paralarıyla ne olacak? Bu gübre fiyatıyla ne olacak? Dün bir şey gördüm, iktidara yakın birisi şöyle bir şey söylüyor. ‘Almanya’da mazot 125 liraya denk geliyor.’ Ama Almanya’da asgari ücret Türkiye’dekinin beş katı.”

“‘ALTINOVA BELEDİYESİ NEDEN GİTTİ’ DİYE MERAK EDENLER…”

YENİ Parti lideri Özel, üreticilerin imar sorunundan bahsetmesi üzerine şunları söyledi:

“‘Altınova Belediyesi CHP’den neden gitti?’ diye merak edenler… Biz çünkü böyle şaştık, kaldık. Hiçbir sorun yokken gittin. Çok büyük bir işi CHP çatısı altında ki o zaman biz izin vermeyiz. Şimdi gelse, YENİ Parti’de bir belediyenin böyle bir şey yapmasına izin vermeyiz. Bir anda gittiler. Sonra uzun süredir bekleyen bu başvuruyu Toprak Koruma Kurulu’na yapmışlar; imar plan değişikliği. Bu arada burası Yalova büyükşehir olmadığı için büyükşehre gelmiyor. Kimse ‘Yalova Belediyesi’nin bir sorumluluğu var’ diye de düşünmesin yani. İş, Toprak Koruma Kurulu’na Altınova Belediyesi’nin aldığı oyları çalıp kaçan Yasemin’in işidir ve bu kumpasın içine almışlar onu. ‘Kanal kenarı yapıyoruz’ diye Çinlilerin isteği üzerine, bilmem neyin isteği üzerine ‘Tersanelerden bağlantı yolu yapıyoruz’ diyorlar. Ona da bizim kendi sanayicilerimiz de taraf değil yani. Kim kime söz verdi, nasıl yapılıyor, bu kumpas nasıl kuruldu? Belli değil. Bilinen bir şey var. Bu güzelim, verimli tarlaların içinden dünya kadar yol geçecek. Kimi bölünecek, kimi hisseli hale gelecek, kimi başka yere gitmek zorunda kalacak. Böyle bir sıkıntı var. TEMA Vakfı’nın itirazı var deniliyor. Yalova Belediye Başkanımız, YENİ Partili Yalova Belediye Başkanı’nın Temsilcisi şerh koymuş. Bir de Ziraat Mühendisleri Odası. Şimdiki Grup Başkan Vekilimiz Gökhan Günaydın o zaman Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı’ydı. Gökhan Bey’in elinden kurtulamazlar. ‘Ama butlancı istemiyoruz’ diyorlar burada. Butlancı gelmez, Gökhan Günaydın tuttuğunu koparır.”

“MESLEK ÖRGÜTLERİNİN REAKSİYON GÖSTERMESİ LAZIM”

“Gökhan Bey Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanlığından geliyor, Ben de Türk Eczacıları birliği Genel Sekreterliğinden geliyorum. Meslek odalarında iyi yetişmiş kişilerin siyasete çok faydaları olduğuna inanıyorum. Böyle de çok sayıda arkadaşımız var. Ziraat Odaları aslında çok önemli kuruluşlar. Manisa Ziraat Odası’nın 15 yıl önce rahmetli başkanı bir çiftçi mitingi yapmıştı, bütün Türkiye’de gündem olmuştu. Ama bu iktidar maalesef, baskı altına girenleri haklı görmüyorum ama öyle bir baskı kuruyor ki odalar üzerinde, kimse sesini çıkaramıyor. Çıkaranın da hemen tepesine biniyorlar. Yönetimini değiştiriyorlar, onu yapıyorlar, bunu yapıyorlar. Türkiye’de iktidar değişip YENİ Parti iktidar olduğunda odaların üzerindeki baskılar, zulümler filan kalktığında onlar savunuculuk ve hak arama mücadelesini daha iyi yaparlar. Siz de hep birlikte odaların genel kurullarına ilgi gösterin. Orada mücadele edecek kişilerin seçilmesi sağlanırsa iyi olur. Şimdi Türkiye’de çok Ziraat odası var. Hepsine ‘kötü’ diyemeyiz, hepsine ‘iyi’ diyemeyiz. Türkiye’de şöyle bir sorun var. Bir kere Türkiye’de meslek örgütü ile sivil toplum kuruluşu birbirine karıştırılıyor. Neden karıştırılıyor? Aslında kaydın zorunlu olduğu kurum sivil olmaz. Sivillik gönüllü kayıtla olur. Ama meslek örgütleri, sivil toplum örgütlerinin gücünün zayıf olduğu ülkelerde meslek örgütlerinin sivil toplum örgütü reaksiyonu göstermesi lazım. Kim gibi? Biraz önce verildi iyi örnek; Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı iken Gökhan Günaydın gelmiş, burada bir STK gibi mücadele vermiş. Tabip Odaları öyle yapıyor, Eczacı Odalarının yapması lazım ve bu şekilde bir mücadele vermesi lazım. Aynı şekilde Ziraat Odaları da öyle. Ama hükümet bu mücadeleye karşı bunların önerilerini, uyarılarını demokratik olarak almak, bundan istifade etmek, sonuç çıkartmak ve sorun çözmek yerine bu odalara saldırıyor. Bu odalara saldırıldığı için aynı sizdeki dert bizde de var. Biz Türk Eczacıları Birliği’nde ne mücadelelerden geçerek geldik. Zincir eczaneler gelecekti, marketler. Mesleği kaç kere kurtardık. Ama şimdi geçtiğimiz günlerde bir refleks göstermesi lazım Türk Eczacıları Birliği’nin. ‘Ya efendim iktidardan korkuyoruz, içimizde iktidara yakın arkadaşlar da var…’ Oysa ki bir meslek örgütünde her görüşten insan olacak ama hep birlikte meslekleri için mücadele edecekler. Onun açamadığı kapıyı o açacak, onun çalamadığı kapıyı o çalacak. Hep birlikte de gerekirse eylem de yapacaklar, mesleğin geleceğini kurtaracaklar. Burada tam tersine dönüyor. İçeride başka partiden var. O onun ayağına bağlıyor, o onun ayağına bağlıyor. Hiçbir şey yapmamaya kalkıyorlar. İnşallah Türkiye’de iktidar değişecek, YENİ Parti’nin döneminde demokrasi bir noktaya geldikten sonra bu işler tamamen çözülür.”

“ERDOĞAN, GÜVERCİNİ DÜRTTÜĞÜ GİBİ KİMSEYE HUZUR VERMİYOR”

Ekonomideki düşük kur-yüksek faiz sorununun ne zaman biteceğinin sorulması üzerine Özel, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Dün Bursa’da iş insanlarıyla toplantı yaptık. Orada da partinin çok gelişmiş kadroları var. İşte Kerim Rota 35 yıllık finans borsalarında, Ümit Özlale KOBİ konusunda uzman ve Güldem Atabay hocamız da ekonomist. Bunun hem dersini anlatıyorlar, hem de dünyada çeşitli yerlerde Baş Ekonomist olarak görev yapıyorlar. Onlar bunun iktidarın bilinçli olarak, yurt dışından Türkiye’ye yatırım yapmaya değil ama paradan para kazanmaya gelenleri çekerken onlara çıkış kurunu vaat ettiklerini söylüyor. Yani ‘Türkiye’ye geleceksin, yüzde 50 faiz alacaksın, çıkarken de şu kurdan dışarı çıkacaksın’ diye bir taahhütte bulunduklarını, bunun da gerçek anlamda bir vatana ihanet olduğunu anlatıyorlar. Ben hatta Güldem hocaya geçen sordum, ‘Hocam çıkarken kuru garanti ediyor. Peki yükselecekken düşük kaldığında farkı kim karşılıyor?’ diye. Bana dedi ki ‘Yanlış anlamayın ama siz karşılıyorsunuz, vergi veren herkes karşılıyor.’ Hepimizin cebinden dünyanın zenginlerine zenginlik katıyorlar. Bu iktidar değişmeden Türkiye’de ekonomi de düzene girmez, kur da düzene girmez. İki büyük çelişki var. Bir, kur vatandaş için yüksek, ihracatçı için düşük. İki, asgari ücret alana çok düşük, verene yüksek geliyor. Çünkü işte Mısır’la karşılaştırıyorlar, Afrika ülkeleriyle karşılaştırıyorlar. Aslında bu işin bir çözümü de… Tam orada oturuyoruz. Hep konuşulur; ‘Normal ürünler yerine katma değeri yüksek ürünler olsun.’ Kivi dediğin öyle bir şey. Düşünmüşler, taşınmışlar Allah razı olsun 1988 -1989’da getirmişler. İsmail Amcam burada ilk denemesini yapmış. Millet demiş ki ‘Bak, bu yüksek katma değerli bir ürün, yenilikçi bir yaklaşım. Bununla yeni bir pazar bulabiliriz.’ Bugüne kadar ekmek yenmiş bu işten. Ama maalesef memlekette kimin birazcık huzuru varsa hani Erdoğan güvercinleri gördü de şemsiyeyle dürtüyor ya. Onlara da huzur vermiyor. Kimin huzuru varsa ona bir dürtüyorlar. Şimdi diyorsunuz ki ‘Geçen seneye kadar iyiydi durumumuz. Hani 10 sene önce çok iyiydi, geçen seneye kadar iyiydi.’ Geçen sene ne yapmış? İran’dan gelene kapıları açmışlar, yarı yarıya düşmüş. Düzelteceğiz inşallah, hep birlikte düzelteceğiz. İyi olacak. Siz iktidarı değiştirirseniz, biz bu işleri değiştireceğiz.”

Günün Diğer Haberleri