Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında toplanan öğretmenler, taban maaş hakkının kaldırılmasına, özel sektöre bağımlı hale getirilmelerine, KPSS’den yüksek puan almalarına karşın mülakatlarda verilen düşük puanlarla elenmelerine, düşük ücretlere, tutulmayan sözlere ve verilmeyen özlük haklarına karşı mücadelelerini sürdürüyor. Öğretmenler, 3 gündür Ankara’da yaptığı eylemlerle seslerini yetkililere duyurmaya çalışıyor. Önceki iki gün boyunca sert polis müdahalesiyle ve gözaltı uygulamalarıyla karşı karşıya kalan öğretmenler, önceki gün girdikleri açlık grevini dün de sürdürdü. Sendika genel merkezinin önünde toplanan öğretmenler, Meclis’e gönderdikleri sendika üyelerinden, atanamayan öğretmenlerden ve öğretmen annelerinden oluşan heyeti bekledi. Öğretmenleri, gün boyunca çeşitli siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri ziyaret etti. Gazetemiz Cumhuriyet, sendika genel merkezinin önüne giderek alanın nabzını yokladı. Gazetemize konuşan bazı öğretmenler, tepkilerini ve beklentilerini şöyle aktardı:
Betül Koca:
“Öfkeliyiz ama öfkemiz bizi karanlığa değil, ileriye taşıyor. Bu bizim ilk eylemimiz değil. Yetkililerle de görüşüldü. Bu sene, biliyorsunuz parklarda işkencelere maruz kaldık, dün de ablukaya alındık. Sesimizi duyurabileceğimiz bir alan tanınmıyor bize. ‘Açlıktan ölün’ diyorlar neredeyse. Böyle yaşamamız mümkün değil. Kaybedecek bir şeyimiz de kalmadı. 11 yıldır biyoloji öğretmeniyim. Hep yarım yamalak sigortalarla çalıştım. Benim yaşam hakkım elimden alındı. Ben bu yıl da işsizim. Ama kararlıyız; verilen sözler tutulmadan buradan dönmeyeceğiz, hakkımız olan kararı da alacağız.”
''MÜCADELEMİZİ DAHA DA BÜYÜTTÜ''
Eylemlerde gözaltına alınan isimlerden biri olan Arda Burkay Soydan:
“Bizim isteklerimiz aslında daha önceden sözünü aldığımız şeyler. Bu yüzden özne kim olursa olsun, hiçbir insanın böyle bir müdahaleye maruz kalmaması gerektiğini savunuyorum. Böyle bir şeyi kimseye yapmamak lazım, çok üzücü. Ama yapılan bu müdahale kesinlikle mücadelemizi daha çok büyüten, bizi heveslendiren ve birbirimize daha çok tutunmamızı sağlayan bir etki yarattı; hâlâ yan yanayız. Bundan sonraki süreçte, bize söz verilen haklarımızı almak istiyoruz; bu sözler tutulana kadar da açlık grevimiz devam edecek. ‘Yanınızdayız’ diyorlar. Tabii ki yanımızda olmaları umut verici, zaten olmaları da gerekiyor. Ama sadece yanımızda olmak yetmez. O komisyonun kurulmasına yardımcı olmak, sorumluluk almak ve o masanın kurulması için ellerinden gelen her şeyi yapmaları gerekiyor. Biz buraya bir günde gelmedik; üç yıldır verilen sözlerin somut bir şekilde yasaya geçirilmesini umut ediyoruz.”
''ARSIZ, HIRSIZ DEĞİLİZ''
Bir gün önce ters kelepçe ile gözetim altına alınıp serbest bırakılan Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak da öğretmenlerin direnişindeydi. Irmak, "Öğretmenlerin talepleri son derece meşru ve haklı taleplerdir. Polisin bu müdahalesi ise elbette kabul edilemez. Aynı şekilde dün bizi de ters kelepçe takarak gözaltına almaya çalıştılar. Biz arsız değiliz, hırsız değiliz. Haklarımız gasp edildi. Mülakatlarda farklı illerden birçok arkadaşımız mağdur edildi. Bu iktidarın uygulamaları nedeniyle haklarımız ortadan kaldırıldı. Buradaki arkadaşlarımız da mağdur edildi. Öğretmen maaşları son derece düşüktür. Kadın arkadaşlarımıza işe alım süreçlerinde hamile kalma ihtimalleri soruluyor. İnsanlar gayriinsani şartlar ve koşullar altında çalıştırılıyor. Sorunlar ise çözüme kavuşturulmuyor. Oysa çözüm çok basit: Verdiğiniz sözü tutun ve mağdur ettiğiniz insanların mağduriyetlerini giderin. Ne polisin şiddetini kabul ediyoruz ne de hak arayan insanların susturulmasını” dedi.
