Azmi Karamahmutoğlu, açıklamasında: 

"Bugün 3 Mart. Genel Başkanımız Ümit Özdağ'ın doğum günü. Sayın Özdağ bugün 64 yaşına yürüyor ve 64. yaşını Silivri’de tek kişilik odasında tek başına karşılayıp kutlayacak. Pasta yerine kitapları ve yanan mumlar yerine ışıl ışıl yanan, parıldayan siyasal düşünceleriyle Atatürk'e PKK'nın terörünün kurbanı olan şehit ve gazilerimize saygı duruşunu sürdürerek 65. yaşına girecek Genel Başkanımız.

Biz bugün ona bir doğum günü hediyesi veremesek de başta söylediğiniz gibi Genel Başkanımız için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından bir doğum günü hediyesi bekliyoruz. Çok şey değil beklediğimiz sadece bir iddianame. Yani hazırlanması gecikmiş iddianamenin daha fazla geciktirilmemesi hepsi bu.

Adalet Bakanına soruyoruz

Sayın Tunç, hali hazırda halkı kinle düşmanlığa tahrik suçundan kaç kişi tutuklu olarak yargılanmaktadır? Tutuklu olarak soruşturuluyor. Tutuklu olarak soruşturulan kaç kişi var? Bu suçlamayla halkı kim ve düşmanlığa tahrik suçundan? Sayın Bakan için fazla mesai gerektirmeyecek bu sorunun cevabı hem Zafer Partisi hem de Türk kamuoyu için açıklayıcı olacaktır. Bunun cevabını Adalet Bakanı'ndan bekliyoruz.

PKK terörü ve ayrıkçı talepleri

Şimdi ele alacağım konuya başlarken Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını ve Türk Devleti'ni PKK teröründen korumak için canını ortaya koyan şehit ve gazi, asker, polis, istihbarat ve korucu kadrolarımızın cesur kahramanlarını saygı, sevgi ve minnetle selamlıyorum. PKK terör örgütü Kürt kökenli Türk vatandaşlarını Türk milleti bütününden kopartıp etnik kökene dayalı ayrı farklı bir yapay millet oluşturmak amacıyla güya Kürtler adına hareket ettiğini söyleyerek ülkemizi 40 yılı aşkın süredir teröre boğmuştur.


PKK tarafından 40 yılı aşkın süredir Türk olduğumuz için öldürülmüşüz. Kürt kökenli Türk olduğumuz için de öldürülmüşüz. PKK, Türkiye Cumhuriyeti'ne boyun eğdirmek için bizi kundaktaki bebekken de öldürmüş, büyüyüp öğretmen, polis, işçi, asker ve sivil vatandaşken de öldürmüş.

PKK terör silahıyla bizi kalleşçe öldürürken bunu bir takım siyasal talepler için yapmıştır. Anayasadan Türk adının çıkartılması veya Türk’ten başka bir adın anayasaya girmesi için 40 yıl boyunca PKK terörü tarafından öldürülmüşüz. PKK 40 yıldan fazladır Türk vatandaşlarını öldürüyor çünkü Türkiye'de Türkçeden başka bir dil ile, Kürtçe dil ile de eğitim verilsin istiyor. Bunun için Türk vatandaşlarını öldürüyor.

Kürtçe eğitim verilsin diye biz Türkler 40 yıldır öldürülüyoruz. PKK, Türkiye Cumhuriyeti üniter milli devletini dağıtıp, devletin içinde yerel bir devlet kurmak için, ulusal egemenliğimizi bölmek için, terörün kurduğu pusularda biz Türk vatandaşlarını 40 yıldır kalleşçe öldürmüş. Türk milletinin içinden halkın bir kesimini alıp Kürt adıyla ayrı farklı bir yapay millet oluşturabilmek için Türk vatandaşları 40 yıl boyunca öldürülmüş. Şimdi ise bugünlerde aynı PKK ve onun kurucu elebaşı Abdullah Öcalan açıklamasıyla öğreniyoruz ki artık terörü kullanmayacaklarmış.

Kalleş pusularda bizi öldürmekten vazgeçmişler. Öcalan böyle beyan etmiş. Değerli Türk kamuoyu herhangi bir terör örgütünün silah bırakacak olması, insan öldürmekten cinayet işlemekten vazgeçmesi hem onlar adına hem de maruz kalan ülkeler adına olumlu bir tablodur. Ancak Burada Türkiye özelinde PKK elebaşı Öcalan döktüğü kan ve aldığı canlar için herhangi bir pişmanlık göstermemiş, bir özeleştiri yapmamış aksine Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kabahatli ve sorumlu göstermiştir", dedi.