Karaelmas Diyarı Zonguldak'ta özgürlük ve emek için haykırış.. CHP'nin 72'nci mitingi...

CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 72’ncisi, Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim talebiyle bu hafta Zonguldak’ta.
Zonguldak'taki miting Maden Anıtı önünde yapılıyor. Alan Türk bayrakları, Atatürk, Özgür Özel ve İmamoğlu posterleriyle donatıldı.“İmamoğlu’na Özgürlük” ve “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” yazılı pankartlar asıldı. Ferdi Zeyrek anısına “Unutmayacağız” yazılı pankart ile Bülent Ecevit’in “Ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen” sloganının yer aldığı afiş de miting alanında.
EKREM İMAMOĞLU'NUN MESAJI OKUNDU
CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural, İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun mesajını okudu:
“Zonguldak, ekmeğini alnının teriyle taştan çıkaranların, iyi yürekli, güzel karakterli insanların şehridir. Madene ömrünü veren, depremde canlar kurtaran yiğitlerin şehridir. Bu şehir; demokrat, dürüst, yurtsever liderimiz Bülent Ecevit’in, Karaoğlan’ın memleketidir. Zonguldak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı belediyeciliğinin farkını, kıymetini iyi bilir. Bu vesileyle, çok değerli belediye başkanımız Tahsin Erdem’e bu özel şehre adadığı tüm gayretleri ve hizmetleri için teşekkür ediyorum. Yolu açık olsun. Zonguldak İl Kongresinde örgütümüzün güçlü iradesiyle yeniden il başkanı olarak seçilen, yol arkadaşım Devrim Dural’ı tebrik ediyorum. Yürüttüğü kararlı ve onurlu mücadele için, kendisinin şahsında tüm örgütümüze yürekten teşekkür ediyorum.
Sevgili kardeşlerim; hukuk ve demokrasiyi ayaklar altına alan, kendisini devletin sahibi gibi gören bir avuç insan, Atatürk’ün emaneti, canımızdan aziz Cumhuriyetimize yeni bir şekil vermeye çalışıyor. Hukuk devletinin değil, ‘iktidarın hukukunun, iktidarın kurumlarının’ geçerli olduğu, mili iradenin baskı altında tutulduğu, çağdışı bir sistem kurma hevesindeler. Bu amaçlarına engel olarak gördükleri herkese, her kesime, zorbalıkla boyun eğdirmeye çalışıyorlar. Siyasetle, sandıkla başaramadıklarını, şantajla, tehditle, kumpasla başarmaya, milletten alamadıkları yetkiyi, güdümlü yargı eliyle almaya uğraşıyorlar. Hedefleri apaçık ortadadır. Ve bu kirli hedef, hakkımızda hazırladıkları iddianamenin her satırına, her cümlesine sinmiştir: Rakiplerini siyaset dışına itmek, mili iradeyi baskı altına almak ve nesilden nesile o koltukta oturmak istiyorlar.
İddianame, işte bu bozuk niyetin, bu kirli planın ibret vesikasıdır. Bugün iktidarın gündemindeki her şey bu bozuk niyetle, bu kirli planla ilgilidir. Ne ekonomi umurlarında ne eğitim ne sağlık, ne adalet… Tek bir dertleri var; nesilden nesile o koltukta oturmak. İşte bu anlayış yüzünden sürekli kriz içerisinde yaşıyoruz. Bu anlayış yüzünden, milletçe her sabah daha yoksul, daha güvencesiz, daha belirsiz bir hayata uyanıyoruz. Hukuktan, demokrasiden uzaklaştıkça refahtan, bolluktan, bereketten uzaklaşıyoruz. Adaletten, hürriyetten uzaklaştıkça huzurdan, birlikten, kardeşlikten uzaklaşıyoruz. Ama bu devran böyle gitmeyecek. Çünkü bu ülkede hiç kimse vatandaştan daha yetkili, daha değerli değildir. Hiçbir güç milletin iradesinin üstünde değildir. Korkuyla kaçtıkları o sandık önümüze gelecek ve milletçe rahat bir nefes alacağız. Karaoğlan Ecevit’in dediği gibi; insanca, hakça bir düzen kuracağız.
Türkiye, geçim derdi çekmeden, gelecekten korkmadan yaşayan, çalışkan, özgür ve mutlu insanların ülkesi olacak. Çalışanın, üretenin kıymeti bilinecek, herkes emeğinin, girişiminin, yatırımının karşılığını hakkıyla alacak. Herkes için her yerde adalet ve hürriyet hakim olacak. Kimse eşitsizliğe, ayrımcılığa, haksızlığa uğramayacak. Kendisi gibi düşünmeyen herkesi hedef alan bir büyük zulüm ve istibdat son bulacak. Yokluk ve yoksulluk, haksızlık ve adaletsizlik bir daha gelmemek üzere bu aziz toprakları terk edecek. Zonguldak’tan Hatay’a, Edirne’den Hakkari’ye tüm Türkiye’de iyilik ve kardeşlik kazanacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”
MADEN EMEKÇİLERİ İÇİN KONUŞTU | 15.00
Zonguldak'taki maden emekçileri için bir madenci konuştu. Madenci şunları ifade etti:
Emek'in, Emekçinin Başkenti şanlı Zonguldak! Alanımıza, meydanımıza hoş geldiniz. Güneşli bir günde masmavi göreceğiz Karadeniz'i. Balkaya'dan Kapuz'a kadar karış karış biliriz bu şehri.
Yüz karası değil kömür karası. Böyle kazanılır ekmek parası. Değerli Zonguldaklılar; yeraltının kara elması olan taşkömürü malumunuz havzamızda. Taşkömürünün Zonguldak ve bölgesinde tespit edilmesinden sonra sanayileşme adına civarda demir çelik fabrikaları, enerji santralleri, devamında SEKA kâğıt fabrikaları, devamında çimento fabrikaları kurularak Zonguldak sanayi kent haline getirilmeye çalışmış yıllarca da bu şekilde devam etmişti.
Aradan geçen yıllar sonrasında toprak bütünlüğü başta olmak üzere nüfusu da azaltılarak bir avuç bırakılmış durumdayız. İlk önce sırasıyla Bartın koparıldı, ayrıldı. Devamında Karabük koparıldı, ayrıldı. Bugün Zonguldak'ta tek tutunacak dal olan Türkiye Taşkömürü Kurumu var. Onu da her geçen gün azalta azalta bitirecekler. Buna müsaade edecek miyiz? Müsaade edecek miyiz? Değerli Zonguldaklılar; emekler, emekçi ile anılan güzelim kara elmas diyarı artık emekçi diyarından çok emekli kenti olarak anılmakta. Neden? Çünkü genç nüfusumuz iş, aş bulamadığı için gurbet ellere gitmekte. Bizim yıllarca haykırdığımız TTK'ya işçi alınsın, üretim artsın haykırışlarımız zaman zaman karşılığını bulsa da maalesef işçi alımımız arasında da emekli olanlarla birlikte kurum her geçen gün kan kaybetmekte. Yine söylüyoruz, yine diyoruz; yeraltında kilometrelerce açlıkta üretim yapmak yer altındaki en değerli cevher olan insanla birlikte kara elması gün yüzüne çıkartmak için bizim yeni madenci kardeşlerimize ihtiyacımız var. Bize bir baret bir kazma verin yerin altını yerin üstüne getirelim.
Zonguldak nadir yapısıyla dört ulaşım yoluna sahip iken maalesef yatırım ve teşviklerden mahrum bırakılmış yıllarca istihdam ve iş alanları yaratılmamıştır. Bundan sebep gençlik Zonguldak'ı terk edip diyar diyar iş ve aş peşinde dolaşmaktadır. Gençlerimiz dışarıda sefillik çekmektense gelip burada yanı başınızda olsun mu? Olsun mu? Değerli Zonguldaklılar, konuşmamın başında da söylediğim gibi Türkiye Taşkömürü Kurumunun dışında yıllardır efsane olan nesilden nesile anlatılan bir Filyos Vadi Projesi var. O da yakın sürede hayata geçirilerekten iş ve aş imkanı sağladı. Yeterli mi? Yeterli mi? Malumunuz Zonguldak emekle alın teri ile yoğrulmuş bir kent. Zonguldak denince maden, maden denince madenciler akla geliyorsa Zonguldak için, gelecek için, kalkınma için madenler yaşatılmalıdır diyorum. Değerli Zonguldaklılar bizler maden işçileri olarak sadece yerin altından kara elmas kömürü gün yüzüne çıkartmıyoruz. Vakti geldiğinde dilerim Allah'tan bir daha yaşamak nasip olmasın, yaşatmasın. En yakının 6 Kasım örneğini hep birlikte yaşadık. Yerin altından kara elması canı pahasına çıkartan maden işçilerimiz sorgu, sual sormaksızın davet, icabet beklemeksizin olayın duyulduğu andan itibaren akın akın deprem bölgesine gittiler.
Devamında genel maden işleri ve Türkiye Taşkömürü Kurumunun yardımları destekleriyle organize bir şekilde deprem bölgesine giden madenci kardeşlerimiz herkes şahit oldu ki yerin altından kömürü çıkartırken verdikleri ömrü oradaki vatandaşlarımıza can ve yaşam olarak verdiler.
Yine diyoruz şehrimizin geleceği için, gençlerimizin işi aşı olsun diye yüzüyle kurumun yaşatılması için işçi alınsın, üretim artsın diyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum sağ olun var olun.
