CHP İstanbul İl Örgütü, köprü ve otoyolların satış hazırlığına tepki için Ortaköy Beşiktaş'tan Arnavutköy'e doğru yürüme kararı almış ve Valilik, eyleme "yasak" kararı vermişti. Bu karara rağmen CHP'liler, "Köprüleri sattırmayacağız" diyerek, Ortaköy'de bir araya geldi. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, burada basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından Arnavutköy'e yürümek isteyen CHP'lileri polis ablukasına alındı. Tartışmanın ardından polis ekipleri, Özgür Çelik ile CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek'in ablukadan çıkması için bariyeri kaldırdı. Kaldırımdan yürüme müzakerelerinden de bir sonuç alınamadı. Yapılan görüşmelerin ardından yürüyüşe izin verilmediği bildirildi.

Partililer, ablukayı deniz yoluyla aşarak Arnavutköy'de yeniden bir araya geldi. İstanbul Valiliğinin yasaklama kararı ve polisin abluka ile yürüyüşü engelleme girişimlerine karşın CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile beraberindekiler, Arnavutköy'e geçti.

ÇELİK’İN ARNAVUTKÖY’DE YAPTIĞI AÇIKLAMA

Özgür Çelik, Arnavutköy'de yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Bugün saat 17.00'de, 15 Temmuz Köprüsü'nün ayağında Ortaköy'de partililerimizle ve İstanbul'dan gelen kıymetli komşularımızla bir araya geldik. Orada bir basın açıklaması gerçekleştirdik ve sonrasında ikinci köprünün ayağında da bir basın açıklaması gerçekleştirme talebimizle yürüyerek Arnavutköy'e gelmek istedik. Şu anda arkamızda ikinci köprü var, Arnavutköy'deyiz, ikinci köprüye yakın bir noktadayız.

Bir anayasal hakkımızı kullanmamız engellendi. Anayasanın 34. maddesi çok açık ve nettir: Önceden izin almaksızın siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, dernekler ve yurttaşlarımız basın açıklaması yapabilirler. Anayasanın 34. maddesi çok açıkken Ortaköy'den buraya gelmemiz engellenmeye çalışıldı. Ve bize sürekli şu gerekçe gösterildi: Valilik tarafından izin verilmedi. Bakın, biz siyasi partiler olarak bir basın açıklaması yapmak istediğimizde, bir etkinlik yapmak istediğimizde bu izne tabi değildir. Biz sadece bildirim yaparız. Biz şurada şu basın açıklamasını gerçekleştireceğiz, burada bu konulu basın açıklaması gerçekleştireceğiz diye bildirimde bulunuruz. Valiliğin ve emniyetin görevi burada bizim güvenliğimizi sağlamaktır. Kanunlar bunu söylerken sürekli iki yıldır yaşadığımız bir şey var; yapacağımız bütün basın açıklamaları, eylemler, etkinlikler engellenmeye çalışılıyor.

Ancak vazgeçmeden arkadaşlarımızın büyük bir kısmı karadan yürüyerek, bir kısmı deniz yoluyla buraya geldiler. Şu anda Arnavutköy'deyiz. Basın açıklamamızı Ortaköy'de gerçekleştirmiştik. Önemli olan birkaç hususun altını burada, Ortaköy'de, ikinci köprünün yakınında da ifade etmek isteriz. 24 yıldır vatanı parsel parsel satan bir AK Parti iktidarıyla karşı karşıyayız. Tekel'i sattılar. Adıyaman'ın, Samsun'un, Bitlis'in çiftçisini toprağa küstürdüler, 400 bin aileyi perişan ettiler. Türk Telekom'u hatırlayalım. Türk Telekom'u yabancı bir firmaya sattılar. Geldi Türk Telekom'u yağmaladı, sokaktaki bakır kabloları bile toplayıp gittiler. Şimdi Türk Telekom'un yükü milletin sırtında kaldı. SEKA'yı kapattılar, bugün çocuklar okula giderken ateş pahası fiyatlarla defter almak zorunda kalıyor. Şeker fabrikalarını sattılar, tank palet fabrikasının yarısını Katarlılara sattılar. Yetmedi, Ekrem İmamoğlu'nun, İstanbul'un muhafızı Ekrem İmamoğlu'nun tutsaklığını fırsat bilerek Sazlıdere Barajı, 700 bin insanın İstanbul'da su ihtiyacını karşılıyor, etrafını imara açtılar ve şu anda Sazlıdere Barajı kullanılamaz hale geldi.

Biz bu konuyu şimdi de sinsi bir planla İstanbul'da iki tane köprümüzü, 15 Temmuz Köprüsü'nü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nü sinsi bir planla özelleştirme adı altında 25 yıllığına şirketlere, yandaşlara peşkeş çekme çabası içerisindeler. Bu konuyu Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel önce İstanbul'daki mitingde, sonra meclis kürsüsünde dile getirdi. Genel Başkanımız bu konuyu dile getirdikten sonra işte burada İBB Grup Başkanvekilimiz Ülkü İnanlı İBB Meclisi'ne taşıdı konuyu ve İBB Meclisi'nde AK Parti'nin Grup Başkanvekili açık açık dedi ki: 'Evet, biz bu köprüleri özelleştireceğiz, parti politikamız budur. Biz size rağmen bu uygulamayı yapacağız.' dedi. Bakın ne diyor: 'Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak ülkemizin milli varlıklarını korumaya çalışıyoruz.' AK Parti'nin İstanbul'daki Grup Başkanvekili diyor ki: 'Biz size rağmen bu uygulamayı gerçekleştireceğiz çünkü parti politikamız bu.' Neymiş parti politikası? Ülkenin kamu kaynaklarını satmak, doğayı talan etmek, yeşili talan etmek. İşte parti politikaları bundan ibaret.

Yani buradan vatanı parsel parsel satmayı marifet sayan o anlayışa sesleniyoruz: Kimin malını kime satıyorsunuz? Kimin malını kime satıyorsunuz? Bu köprüler bizim atalarımızın, dedelerimizin vergileriyle yapıldı. Şu anda hiçbir borcu yok vergilerin, köprülerin. Ve bu köprüler, iki köprü, 15 Temmuz Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü aylık, yıllık 112 milyon dolar bir gelire sahip. 112 milyon dolar gelire sahip. Şimdi, ve bu köprülerin otoyollarla beraber 25 yılda elde ettiği gelir Türkiye ekonomisine 15 milyar dolar katkı sağlıyor. Yani özelleştirmesi, satılması planlanan iki köprü, yedi tane otoyol tekrar ediyorum; 25 yıllığına yandaşlara peşkeş çekilmeye çalışılıyor, 25 yıllık karı 15 milyar dolar Türk Lirası. Ve bu köprülerin gelirlerinin yüzde 96'sı kar. Yıllık topladığı paranın sadece yüzde 4'ünü giderlere ayırıyor, yüzde 96'sı kar. Altın yumurtlayan tavukları satmaya çalışıyorlar.

Ne yapmak istiyorlar? Ayrıca şunu yapmak istiyorlar: Öyle bir sinsi plan yapmışlar ki, 25 yıllığına köprülerin kullanım hakkını verecekler. Bu köprüleri kullanma hakkına sahip olan şirket de yüzde 20'sini öz kaynaklarından ödeyecek, yüzde 80'ini de yurt dışındaki finans kurumlarından, yabancı ülkelerden kredi olarak çekebilecek. Yani Türkiye'yi yine yabancı ülkelere borçlandıracaklar. Anlaşmazlık olursa da İngiliz mahkemeleri devreye girecek. Yani Türkiye'de iktidar değişti diyelim ki sattıkları yerleri kamulaştırma yoluna gidecek, İngiliz mahkemeleriyle muhatap olmak zorunda kalacak. Yani bu köprülerin parasını ödeyen insanların dedelerimizin, babalarımızın torunları borçlanmış olacak bu uygulamayla.

Buradan AK Parti'ye, Milliyetçi Hareket Partisi'ne oy veren seçmenlere seslenmek istiyorum. Sizin bir işletmeniz olsa, yüzde 96 yıllık karı olsa, bu işletmeyi çocuklarınıza mı bırakırsınız yoksa yabancılara peşkeş çekilmesine izin mi verirsiniz? Herkes elini vicdanına koyarak bu soruyu kendine sormalı. Bu uygulamalara hep birlikte itiraz etmeliyiz. Siyasi partimiz ne olursa olsun, görüşümüz ne olursa olsun, hep birlikte itiraz etmeliyiz. Eğer bu köprüler özelleştirilirse, bu işe dur diyemezsek, bakın; Avrasya Tüneli'nde geçiş fiyatı sadece binek araba için 280 lira. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde sadece binek araba için geçiş ücreti 95 lira. Ama 15 Temmuz Köprüsü'nde, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde geçiş ücreti 59 lira. Buraya bir şirket geldiği zaman hemen buranın fiyatını yükseltecek. 'Ben daha çok para kazanmam lazım' diyecek. Kar hırsıyla buraların fiyatlarını yükseltecek. Hele Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden kamyonların, otobüslerin geçiş ücretleri almış başını gidiyor. Yapılacak bu uygulamalar milletin ekmeğini küçültecek. Pazardaki domates fiyatını etkileyecek. Mutfaktaki ekmek fiyatını etkileyecek. Dolayısıyla bugünü kurtarmak için yarınımızı satmak istiyorlar. Seçim yatırımı yapmak için bu ülkenin milli kaynaklarını satmaya çalışıyorlar. Buna izin vermeyeceğiz. 'Yağma yok' diyeceğiz. İstanbul Boğazı'ndaki köprülerimizi milli mücadelede dedelerimiz büyük bir kahramanlık destanı yaparak kazandılar. Bu köprüler dedelerimizin, babalarımızın alın teriyle yapıldı. Asla bu yağma düzenine izin vermeyeceğiz. Bu köprüleri sattırmayacağız. Bu talana Türkiye'yi teslim etmeyeceğiz. Bugün Ortaköy'den buraya yürüyerek kararlılıkla gelen Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerine ve komşularıma teşekkür ediyorum. İşte buradalar onlar. İşte burada bu ülkenin milli varlıklarını korumaya çalışıyorlar. Hepinize teşekkür ediyor, iyi akşamlar diliyoruz.

"YARIN ATAŞEHİR'DEYİZ"

Evet arkadaşlar şimdi eylemimizi gerçekleştirdik. Ortaköy'den Arnavutköy'e hep birlikte geldik. Burada da basın açıklamamızı yaptık. Şimdi evlerimize gideceğiz. Yarın Ataşehir'deyiz. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile birlikte yarın Ataşehir'de büyük bir buluşma gerçekleştireceğiz. Hepinizi Ataşehir'deki büyük buluşmaya davet ediyorum. Genel Başkanımız yine bu konuyu Ataşehir'deki mitingde dile getirecek. Teşekkürler."

Tartışmanın ardından polis ekipleri, Özgür Çelik ile CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek'in ablukadan çıkması için bariyeri kaldırdı.

ÇELİK, ORTAKÖY’DE İLK AÇIKLAMAYI YAPTI

Polis ablukasında açıklama yapan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, şunları söyledi.

"Ortaköy'deyiz. Buradan Arnavutköy'e bir yürüyüş gerçekleştirmek istiyoruz. İki yıldır karşılaştığımız bir manzara var. Kamu varlıklarını peşkeş peşkeş satmaya çalışanlar, milli iradeye darbe yaparak, seçilmiş belediye başkanlarımızı, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nu tutuklayanlar, milli iradeye darbe yapanlar, sürekli olarak bizi emniyet yetkilileriyle, güvenlik güçleriyle karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar.

Biz bir anayasal hakkımızı kullanmak istiyoruz. Anayasanın ilgili maddeleri çok açıktır: Siyasi partiler ya da yurttaşlar önceden izin almaksızın basın açıklaması yapabilirler, protesto yürüyüşleri gerçekleştirebilirler. Ancak iki yıldır İstanbul'un dört bir yanında sürekli güvenlik güçleriyle, maksatlı bir biçimde karşı karşıya getiriliyoruz.

Bizim buradaki güvenlik güçleriyle hiçbir sorunumuz yok. Onlar bizim vergilerimizle maaşlarını alan, evlerini geçindiren bu ülkenin insanları. Ama bizim milli iradeye darbe yapanlarla bir derdimiz var. Şurada gördüğünüz köprüleri sinsi bir planla, özelleştirme kılıfı altında satmaya çalışan anlayışla bir derdimiz var.

Biz basın açıklamamızı burada gerçekleştireceğiz. Emniyet yetkililerine buradan sesleniyorum: Bu barikatı buradan kaldırın, yürüyüşümüzü gerçekleştirmek istiyoruz.

Bu köprüler hepimize dedelerimizden miras kaldı. Dedelerimizin, babalarımızın vergileriyle bu köprüler yapıldı ve bu köprüler sizin çocuklarınıza, bizim çocuklarımıza miras kalacak. Bu engellemeleri bir an önce ortadan kaldırın.

Basın açıklaması, basın emekçileri ve kamuoyuyla paylaşıyoruz. Sevgili İstanbullular; hakkı yenmiş, malına göz dikilmiş, direnişe geçmiş ve susturulamayacak diyen Türkiye'nin gerçek vatanseverleri.

24 yıldır vatanı parsel parsel satan AK Parti iktidarının yeni bir yağma düzenini durdurmak için burada, Ortaköy'de bir aradayız. Hatırlayalım; TEKEL'i bitirdiler. Adıyaman'ın, Samsun'un, Bitlis'in çiftçisini toprağa küstürdüler. Tütün ekiminden geçinen 400 bin aileyi perişan ettiler. Yerli tütünümüzü yabancı kartellere kurban ettiler.

Türk Telekom'u hatırlayalım; Lübnanlı Hariri ailesine teslim ettiler. Telekom'u yağmaladılar, milyarlarca dolar borcu bizim sırtımıza yüktüler. Sokaktaki bakır kabloları bile söküp sattılar. Şirketin içini boşaltıp kaçtılar, Telekom'un borcu şu anda milletin sırtına yüklenmiş durumda.

SEKA'yı kapattılar. Kağıtta bizi yabancı ülkelere mahkum ettiler. Bugün bir okul defterinin ateş pahası olmasının sebebi SEKA'nın kapatılmasıdır. Şeker fabrikalarını sattılar, Anadolu'da üretimi durdurdular. Gıda güvenliğimizi riske attılar. Tank-Palet fabrikasının yarısını Katar sermayesine verdiler. Savunma sanayimizi, ordunun malını sattılar. Bugün hala Tank-Palet fabrikasının yarısı bizde değil.

Otoyolları sattılar, adına geçiş garantisi dediler. Bunun bize bir faydası oldu mu? Adı geçiş garantisi ama kendisi soygun garantisi olan bir düzen sistem kurdular ülkemizde. Geçtiğimiz köprünün parasını, geçmediğimiz köprülerin parasını bize ödetiyorlar. Gitmediğimiz yolların faturasını bize kesiyorlar. Dolarla, Euroyla ihale yapıp faturayı Türk Lirası kazanan işçinin, emekçinin sırtına bindiriyorlar.

İstanbul'un nefesi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nu durdurdular ve bunu fırsat bilerek İstanbul'da 700 bin insanın su ihtiyacını karşılayan Sazlıdere Barajı'nın etrafını imara açtılar. Sazlıdere Barajı'nı kullanılamaz hale getirdiler. Şimdi de sinsi projesini... İstanbul Boğazı'ndaki köprüleri ve ülkemizdeki otoyolları satmak istiyorlar.

Bu sinsi planı CHP olarak biz ortaya çıkardık. İstanbul'dan bize gelen bilgileri Genel Başkan Yardımcımız Deniz Yavuz Yılmaz ile paylaştık ve Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, köprülerin özelleştirilmesi meselesini, satışı konusunu Türkiye gündemine taşıdı. Arkadaşlarımız konuyu İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde gündeme getirince ne oldu biliyor musunuz? İBB Meclisi'nde AK Parti Grup Başkanvekili açık açık itiraf etti: 'Evet, köprüleri özelleştireceğiz. Bu bizim politikamızdır. Sizlere rağmen uygulamaya devam edeceğiz' dedi.

Çıkmışlar kürsülerden 'devleti satacağız' diyorlar. 'Hükümet politikamız budur, sizlere rağmen satacağız' diyorlar. Ben şimdi buradan soruyorum; bu nasıl bir anlayıştır? Bu vatanı parsel parsel satmayı marifet sanan bu anlayışa soruyorum: Köprülerin ve otoyolların maliyeti yıllar içerisinde halkımızın vergileriyle ödenmişti. Yahu siz ne sanıyorsunuz kendinizi? Kimin malını kime satmaya çalışıyorsunuz?

Hatırlar mısınız? Yurttaşlarımız hatırlayacaktır. Bir Sülün Osman vardı eskiden. Sülün Osman giderdi, saf vatandaşları arardı. O saf vatandaşları bulup onlara Galata Kulesi'ni, tarihi yapıları satmaya çalışırdı. Millet de gülüp geçerdi; 'Vay be memlekette ne dolandırıcılar varmış' derdi. Ama Sülün Osman bile bunlardan daha dürüsttü; en azından köprüleri gerçekten satmıyordu. Sülün Osman'ı mezarında bunlar ters döndürdü. Sizin bu iştahınız, bu yağma düzeniniz karşısında Sülün Osman bile çırak kalır. Hiç utanmadan milletin gözünün içine baka baka 'satılık köprümüz var' diye bağırıyorsunuz. Yazıklar olsun size! Yazıklar olsun size!"

CHP, İstanbul Valiliği tarafından getirilen yasağa karşın bugün saat 17.00’de Beşiktaş Ortaköy’den Arnavutköy’e doğru yürüyüş gerçekleştireceğini açıkladı. Köprülerin özelleştirilmesine karşı düzenlenecek etkinlik öncesi bölgede dikkatli bir bekleyiş sürüyor.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik valiliğin kararını kabul etmediklerini belirterek yürüyüşün planlandığı şekilde yapılacağını bildirdi. Parti yönetimi, yasak kararına karşın geri adım atmayacaklarını vurguladı.

ÖZEL'DEN VALİLİĞE TEŞEKKÜR

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yürüyüşü gerçekleştirmekte kararlı olduklarını belirtti ve şu ifadeleri kullandı: "Bu suskunluğa karşı İstanbul İl Başkanlığımız bugün Arnavutköy-Ortaköy arasında yürüyüş yapacak. Neyi protesto edecek? Köprünün satılmasını. İstanbul Valiliği izin vermiyor, Allah ondan razı olsun. Allah İstanbul Valisi'nden razı olsun. İzin verse 100 kişi, 1.000 kişi, 10.000 kişi duyardı; Allah’ın izniyle bu akşam 10 milyonlar duyacak. 17'de iki köprü arasından yürüyeceğiz. 17'de iki Boğaz Köprüsü ve yedi otoyolun 3,5 milyar dolara satılacağını anlatacağız. Bunların yıllık getirisi 600 milyon dolar" ifadelerini kullandı.

KAYNAK: HALK TV