Gül/Düşün: -15-
- Teyze, epey oldu seninle görüşmeyeli!
- Evet, niye ara verdin?
- Ne sorayım ki bugünden yarına değişen bir şey yok!
- Olur mu öyle şey; her gün yeni bir gündür!
- Tamam da her gün bir belediye başkanı cezaevini boyluyor!
- Doğru, onun için değişen bir şey yok diyorsun, öyle mi?
- Evet…
- Peki suçları neymiş bunların?
- 'Hırsızlık', duymadın mı devleti soymuşlar!
- Kesin mi, mahkemeler bunlar ‘hırsızlık yaptı’ kararı vermiş mi?
- Yoo… 2 yıla yakın zaman oldu, mahkeme kör kuruşu bulmaya çalışıyormuş!
- Peki…, Ben bir söylenti daha duydum!
- O söylenti değil, ‘vurgunmuş’, kesinmiş!
- Ne biliyorsun ‘kesin’ olduğunu?
- ‘Suçüstü’ yakalanmışlar, milletin küçük tasarruflarını burada güzel kazanç var diye bir ‘fon’ uydurup yatırtmışlar, nasıl işse anlamadım, kendileri nereden kazandılarsa 150 milyon lirayı o fona koymuşlar, 2 milyardan fazla para kazanmışlar, 500 bin tasarrufçu vatandaş da mağdur edilmiş, zarara sokulmuş!
- Kimmiş bu vurguncular?
- Devleti yönetiyorlarmış.
- Ne biliyorsun?
- Teyze, sen takip etmiyor musun olanları?
- Biliyorum da sen takip ediyor musun diye öğrenmek istedim!
- Devlet görevlileri; ‘vurguncu, vurduğu parayı verdi’ diyesiymiş, bir de komisyon kurup, küçük tasarrufçuların parası verilecek umudu vermişler!
- Eee… gördün mü hani her gün aynı şeydi?
- Doğru… devleti soyduğu iddia edilen hırsızları; devlet yargılayıp, ‘hırsız bulmaya’ çalışıyor, milleti yolanlar, zaten devlet kayıtlarında olduğu için ‘suçüstü yakalanmışlar!’
- Devlet mi yakalamış?
- Hayır, muhalefet vurgunu ortaya çıkarınca, saklayamamışlar!
- ‘Vurguncular’ mahkemeye verilmiş mi?
- Vallahi bilmiyorum, ben de devletten sızan bilgiler kadar biliyorum.
- Olsun, o kadarı da yeter. Sen yine de unutma: her gün yeni bir gündür ve yarını da vardır!
Y.Y.S.
