Mum ışığıyla aydınlatılmış özel sahne kurgusuyla klasik konser deneyimine yeni bir soluk getiren Candela Concert, bu kez Wolfgang Amadeus Mozart’ın dehasını çağdaş sahne teknolojileriyle buluşturdu. Dünyada ilk kez uygulanan bu konseptle Mozart’ın 35 yıllık kısa ömrüne sığdırdığı ölümsüz operalar, senfoniler ve konçertolar; Beyoğlu Sahne’nin tarihi taş duvarları arasında hologram, mixed reality, canlı müzik, dans ve üç boyutlu görseller eşliğinde hayat buldu.
1756 yılında Salzburg’da başlayan müzikal yolculuğun görsel ve performatif bir anlatıya dönüştüğü gecede izleyiciler, mekânın 19. yüzyıldan günümüze uzanan tarihi dokusu ve güçlü akustiği eşliğinde Mozart’ın zamansız notalarını dinlerken, bestecinin erken yaşta noktalanan yaşam öyküsünden kesitlere de tanıklık etti. Çocuk yaşta Avrupa’nın önemli merkezlerinde tanınmaya başlayan Mozart’ın müzikle kurduğu ilişki, sanat hayatı, aşkları, iç dünyası ve yaşamının son dönemine uzanan hikâyesi, klasik konser formatının dışına taşınarak sahne üzerinde yeniden yorumlandı.
Dahi Bestecinin Hikâyesi; Hologram, Monolog ve Canlı Müzikle Anlatıldı
Gösterinin yazarlığını ve yönetmenliğini Pouya Fayazi üstlenirken, etkinlikte Mozart karakterini T. Ümit Ertokuş canlandırdı. Dans performanslarında Liubou Matviyenka ve Hamza Taşcı sahne aldı. Gecenin canlı müzik performansında piyanoda Sezgin Güngörmez yer alırken, piano quintet performansında birinci kemanlarda Derya Çelik ve Doğa Gençalioğlu, viyolada Birsu Çelik, viyolonselde ise Devrim Büyükbayraktar izleyiciyle buluştu.
Etkinkte, ghost perde hologram sistemi, üç boyutlu görsel tasarımlar, dans koreografileri ve canlı piano quintet performansını aynı sahnede bir araya geldi. Mozart’ın yaşamından kesitlerin monologlarla aktarıldığı gösteride, canlı müzik anlatının merkezinde yer alırken dijital görüntüler ve hologram teknolojisi bestecinin hikâyesine görsel bir katman ekledi.
