Yoga yapmaya ne zaman ve nasıl basladın?
Yoga yapmaya 20'li yaşlarımda başladım. Pilates, fitness gibi sporlar hep olmuştu hayatımda. İlk eğitimimi Cihangir Yoga'da aldım. Yoga eğitmenliği kısmı doğum alanında çalışmamla basladı.

Yaşamdaki dönüm noktaları genellikle eğitim durumu, evlilik ya da meslek seçimi gibi kararlar olurken, bazen kadınlar için bu doğum ve anne olmak olabiliyor. Seni bu yeni yolunla buluşturan dönüm noktası da bu muydu ve nasıl bir süreçti?

Evet, çok doğru tespit. 28 yaşında anne oldum. İki yaşına kadar çalısmayıp evde çocuğuma baktım. O ara yeniden çalışma isteğiyle oyunculuğa döndüm ama bu süreç gerçekten çok zordu. Sette, evde bakıcıya bıraktığım bir çocuğum vardı. 30'lu yaşlarımın başında, yani anneliğimin ilk yıllarında hem kariyer değistirmeye karar verdim hem de mesleki olarak annelerin desteklenebilecegi bir alana yönelmek istedim. Çünkü benim de oraları onarma ihtiyacım vardı. Aklımda doğum tecrübemin yarattığı dönüşümle farklı kararlar almaya yöneldim. Çünkü doğum sürecinde yaşadıklarımda bir eksiklik olduğunu, daha iyi desteklenmesi gereken bir alan olduğunu düşünüyordum. Hatta bebeğin ilk yıllarına kadar da daha iyi desteklenmem gerektiğini düşündüm. Annelerle çalışarak kendimi de şifalandırmaya karar verdim. Aslında bunu sonradan fark ettim.

Son dizi projesinden sonra iş bitiyor diye bir tek ben sevinmiştim çünkü oğluma vakit ayıracak ve kendimi farklı bir alana kanalize edecektim. Çekim aralarında internetten yoga ve pilates eğitimlerini araştırırdım. Bütün bu istediğim eğitimlere hiç vakit kaybetmeden kaydoldum. Ozamanlar oğlum, 4-5 yaş civarındaydı hala bakıma muhtaç bir çocuktu yani ama yine de bulabildiğim kursların hepsine kaydoldum. Çünkü kendimi de ihmal etmemeye karar vermiştim. Önce kendim için yaptım yogayı. Mental olarak ve egzersiz olarak iyi geliyordu. Sonrasında eğitmen olmak üzere eğitmenlik eğitimleri aldım. Kendime yöneldikçe doğum alanına da daha çok yaklaşmaya başladım. Bunda kendi lohusalık sürecinde yaşadıklarımın da etkisi olduğunu kesinlikle biliyorum.

Aileniz ne dedi? Yakınlar bu tür konularda "hobi olarak yap" derlerya genelde. Destek oldular mı?
Desteklediler. Kızım ne istiyorsan onu yap dediler. Sağ olsunlar o süreçte oğlumun babası da babaanne anneanne gibi yakınlarımız da hep destek verdi. Oraya o kadar emek verdiğin zaman karşılığı da gelmeye başlıyor. On günlük kamplar , inzivalar oluyordu. Oğlum küçük olmasına rağmen gittim.

Yoga yolculuğun sana bireysel olarak neler kattı?
Yoga bana farkındalık, esneklik kattı. Kendime bakmayı öğretmeye başladı. Geçenlerde bir öğrencim, "Sen sinirli anların içinden nasıl geçiyorsun? Sen de yoktur böyle şeyler" dedi ben de dedim ki sen onu bir de oğluma sor. Sinirli anlardan geçerken tabii ki öfkeleniyorum. Sesimi yükseltiyorum, ağlıyorum. Yoga bana beklentisiz olabilmeyi ve olanı kabullenebilmeyi öğretti. Tabii ki ben de sinirleniyorum. Oğluma sorsak ne biçim annesin! der hatta. Yoga yapıyoruz diye sinirlenmiyorum, ağlamıyorum diye bir şey yok ama yoga bize ne yapıyor? "Ben neden öfkeliyim!"i anlamamızı sağlıyor.

Hamile yogası çok bilinmiyor. Anne adayları bir spor ya da yoga geçmişi gerektirdiğini düşünebilir oysa gerekmiyor değil mi? Bu konuda bilgi verebilir misin?
Evet gerekmiyor. Ben hatha yoga yaptırıyorum. Doğuda çıkan yoganın daha batılılaşmış hali yani aslında. Hamile yogası biraz daha yenilik temalı ilerliyor. Her anne adayı yapabilir sadece erken doğum riski ya da spor yasağı olmaması gerekiyor. Ben 12. Haftadan sonra kabul ediyorum derslere, riski en aza indirebilmek için.

Doulalık da yaptın. Doula desteği hamilelik geçirmeyenlerce çok bilinmiyor. Doktorlar ve ebeler de çesitli riskler açısından doulalık işlerine karşı çıkıyordur diye düşünüyorum. Senin doulalık hikayen nasıl oldu?
Bir gün televizyon izlerken tamamen tesadüfen karşıma Esra Demiröz'ün anneliğe, lohusalığa dair sohbeti çıktı. İsminin altında doula sözcüğü yazıyordu. Ben daha kelimesini ve yazılışını bile bilmiyorum ama bu arada bir anneyim ve doğuralı kaç sene olmuş. Araştırmalarım sonucunda doulanın ne olduğunu ögrendim. O zamana göre bu kelime şu an daha yaygın aslında. Acaba bu doula nedir diye detaylı araştırmaya başladım.

Doulanın anlamı nedir tam olarak?
Doula kelimesi Yunan'cadan geliyor 'yardımcı kadın' anlamında. Ebelerin tıbbi kimliği var ama doulaların yok. Muayene edemez. Anneye duygusal destek veriyor. Araştırırken bunun bir okulu olduğunu gördüm Nur Sakallı'nın okulunda doum eğitimi aldım. Eğitim 9 ay sürüyor.

Hamilelik gibi o da 9 ay sürüyor demek ki....
Evet çok güzel yakaladın. Ben de bu eğitimi alarak yeniden doğdum diyebilirim. Türkiye'de doulalık tam olarak resmi bir meslek olarak yer bulamadı. Ben doulalık eğitimimi tamamladıktan sonra, 2017 -2018 yıllarında stajlarım için doğumlara girmeye başladım. Doğuma hazırlık eğitimi veriyorsun. Hamilelik, doğum, bebek bakımı ve emzirme kısmında da destek oluyorsunuz. Hamileler doğum başladığında bana da haber veriyorlardı gidiyordum. Oğlumu babasına ya da anneme bırakıp gidiyordum. Pandemiyle birlikte artık hastaneler doğumlara babaları bile almadıkları için doulaları da almamaya başladılar ben de hamile yogasına ağırlık verdim. 2019 yılında bir yoga stüdyosu açtım. Stüdyoyu açalı 2 ay olmuştu ki pandemi başladı hemen kapattım. Bir çok insan gibi benim de iş hayatım alt üst olmuştu diyebilirim. Belki de altı üstünden daha iyi oldu. Yollarımız Dr. Furkan Kayabaşoğlu ile kesişti hala birlikte çalışıyoruz. O günden beri Kayabaşoğlu ile doğuma hazırlık eğitimleri, kampları düzenliyoruz. Çalıştığım öğrencilerin desteğiyle online derslere de başladım. Hem online olarak hem yeri geldiğinde yüz yüze dersler veriyorum.

 

Hoca, kafanda yeni bir ışık yakıyor

Yogayı sadece kendin yapmakla eğitim vermek arasındaki fark nasıl oluyor? Öğreten olmak, gün içinde çok kez yoga yapmak bazen yormuyor mu?
Ben yoga yapmış olmuyorum aslında. Onlara nasıl yapılacağının tekniğini gösteriyorum ve anlatıyorum. Yoga pratiği kendine baktığın bir alan ve ben ders verirken kendime bakmış olmuyorum sizlere bakıyorum. Yoga yaparken ben çok kendi kendime yapmayı sevmiyorum açıkcası. Ben de bir hoca eşliğinde yapıyorum. Belli başlı takip ettiğim yoga hocası arkadaşlarım var. Onun söylediği bir söz açıyor insanda bir şeyleri. Evde oğluma anlatırken bile o benim kendi pratiğim olmuyor.

Uyku ve beslenme düzenin, günlük rutinin nasıl? Yoga bunları değiştirdi mi?
Oldum olası düzenli yaşamayı severim. 12 öncesi yatağa girmiş olurum mesela ama çok da böyle aşırı sağlıklı besleniyorum diyemem. Öyle biri değilim. O bir tercih. Bazısı et yemiyor bazısı alkol kullanmıyor. Bunlar çok farkındalıklı tercihler. Çocuklu olduğum için zaten aşırı uçlarda olmuyoruz hiçbir zaman.

Emzirme döneminde çok kilo almıştım çünkü geceleri yiyordum. Uykusuzluk ve geceleri yemek çok kilo aldırıyor.

"Nasıl doğduk nasıl doğurduk" podcasti nasıl gidiyor?
Arkadaşım Refika Onat ile birlikte gerçekleştiriyoruz. Annelerden çok güzel geri dönüşler alıyoruz, "bana iyi geliyor sizi dinlemek" diyorlar. Biraz ara verdik devam edecek.

Hamilelik, doğum ve doğum sonrası süreç bir kadının en çok desteğe ve yardıma ihtiyacı olduğu zaman oluyor. Tam da bu dönemde onlara arkadaş olmak nasıl bir duygu?
Kendi doğum tecrübemde bir eksik vardı ben bunu zamanla buldum ve o alana kendim kaynak olmak istedim. Bebek doğunca tebrik mesajları alırsın, sorarlar "kilosu nasıl boyu nasıl?" filan. İlk defa bir arkadaşım telefonda "sen nasılsın?" dediğinde telefonu kapatıp hüngür hüngür ağlamıştım. Yani en yakınlarımız bile sadece bebeğe odaklanıyor.

Eve bir bebek gelince sen de bebekleşiyor ve şevkat bekliyorsun aslında ve yetişkin olmakla bebek olmak arasında kalıyorsun. Konuştukça sende de bende de şunu gördüm çok talepkar olamıyoruz. Bir şeyleri istemeyi bilmeliyiz duygusal ve fiziksel destek istemeliyiz.

Hamileler neden yoga yapsın?
Hamilelik anne bedeninde gerçekleşen fizyolojik bir süreç, ama bir o kadar da duygusal yoğunluğu olan bir durum. Hamileler yoga ile hem fiziksel olarak daha konforlu bir dönem geçirmiş oluyorlar, ağrıları azalıyor, şikayetleri hafifliyor, hem de mental olarak rahatlıyor ve daha az stresli olabiliyorlar.

Ben ayrıca derslerimde aktif doğum pozisyonları ve doğum nefeslerini de çalıştırdığım için hamilelik sürecine ek olarak doğum anının da daha rahat geçmesini desteklemiş oluyorum. Tabi aylarca yapılan hamile yogası sayesinde doğum sonrasında toparlanma süreci de hızlanmış oluyor.

Lohusalık bence kesinlikle 40 gün değil. Kişiye ve çevreye göre değişmekle birlikte çok daha uzun. Senin lohusalığın nasıl geçti ve ne kadar sürmüştü?
Ben hala lohusayım bence. Çünkü annelik kavramını lohusalıkla bağdaştırmış da olabilirim. Şaka bir yana hala lohusa kafasına sahibim.

Lohusa kafası olarak tanımladığın şey nedir?
Çok fazla bebek odaklı, çocuk odaklı olmak. Baksana, 12 yaşında hala okul kapısında bekliyorum. Günüm 4'te bitiyor gibi çünkü okuldan geliyor.

Kendinle ilgili gelecek planların beklentilerin neler? Keşkelerin var mı?
Keşke üniversite zamanları daha çok yurt dışına odaklansaydım. Erasmus gibi programlara katılamadım. Biraz daha gezmek için de olsa yurt dışı maceram olsaymış derim bunu isterdim açıkçası. Sorumluluk bu kadar çok değilken yapmak isterdim.

Doğumumda da keşke biraz daha bilgi sahibi olup talepkar olsaymışım. Destek anlamında talep etseymişim keşke.

Artık oğlum 12 yaşına geldiği için biraz daha kendime alan açmaya başladım. Yeniden oyunculuğa dönme motivasyonum var. Hatta bir iki reklam çektim bu dönemde.
Yakışır, destekliyorum. Ekranlarda görmek isteriz seni yine.