Başkanımız Aziz Yıldırım, Kulübümüzün Yüksek Divan Kurulu Ağustos Ayı Olağan Toplantısı’nda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu:

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Kulübün Yüksek Divan Kurulu Ağustos Ayı Olağan Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu:
 
BEN, FENERBAHÇE’Yİ ARKADAŞLARIMLA BERABER ŞAMPİYON YAPMAYA GELDİM VE YAPACAĞIM
 
“Bir önceki divandan 2 ay sonra, yeniden başkanınız olarak yönetici arkadaşlarla beraber karşınızdayız. Ben hırsız yakalamaya gelmedim. Ben polis değilim. Ben, Fenerbahçe’yi arkadaşlarımla beraber şampiyon yapmaya geldim. Ve yapacağım. Bunu bilin.
 
Aslında bugün başka şeyler söyleyecektim ama dünden beri gelen gelişmelerden dolayı konuşmayı değiştirdim.
 
YAYIN GELİRLERİ HAKKINDA
 
Paşa Bey burada yayın gelirleriyle ilgili konuyu anlattı. Haklı ve doğru söylüyor. Herhalde 15 milyona yakın bir bedel alıyoruz. Onun dışında Anadolu kulüplerini tamamen ortak yaptılar. Eskiden şampiyonluk payları vardı, onları da kaldırmışlar. Seneye haziranda yayın ihalesi var. Orada ne gerekiyorsa yapılır. Ben devam edersem gerekeni de yaparım. Herkes bilsin.
 
KULÜBÜN ŞU ANDAKİ HİÇBİR PARASINA AZİZ YILDIRIM VE ARKADAŞLARININ İHTİYACI YOK
 
Sayın Orhan Bey ile Burçin Bey geldiler, burada açıklamalar yaptılar. Aslında bugün dokunmayacaktım. İçeride bizim durumumuz ne? Geçmişi bileceğiz ki geleceği bilelim. Ne para var ortada. Şunu da hepiniz bilin. Kulübün şu andaki hiçbir parasına Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının ihtiyacı yok. Bunu bilin. Biz bu kaynaklardan faydalanacağız diye yola çıkmadık.
 
Geldiler, suçlular gibi burada anlatmaya çalışıyorlar. Bir dahaki divanda ben suçunuz var mı, yok mu geleceğim, burada anlatacağım. Bunu bilin. Burada konuşmayacağım. Çünkü bizim birlik beraberlik sözümüzün arkasında durmaya ihtiyacımız var. Fenerbahçe’nin ihtiyacı var, şahısların değil.
 
20 sene başarılı bir süreç yaşadığına inanan bir insan olarak yeniden bu arkadaşlarla beraber elimizi taşın altına soktuk. Taş elimizi kanatıyor. Ellerimiz kan içinde ama itiraz etmiyoruz. Çünkü Fenerbahçe’nin başka şansı yok. Ben görüyorum. Siz görüyor musunuz bilemem. Onu da siz tartışın.
 
Boşu boşuna bana, şahsıma, arkadaşlarıma muhalefetlik yapmayın. Sizin muhalefetliğiniz bizi üzer, başka bir şey yapmaz. Biz buraya 3-5 sene kalacağız diye gelmedik. Herkes bizimle olan tavırlarını, hareketlerini, düşüncelerini paylaşırken daha yumuşak ve daha samimi olursa biz de bundan mutluluk duyarız. Bunu bilin.
 
Şimdi arkadaşların dönemiyle ilgili kısa bilgi vereceğim ama detaya girmeyeceğim çünkü detaya arkadaşlar bakıyorlar, sonuç ne çıkarsa söyleyeceğiz.
 
KAYIŞDAĞI VE ATAŞEHİR ARAZİLERİNDEN ELDE EDİLEN GELİR HAKKINDA
 
142 milyon Euro gelecekle ilgili harcama yapmışlar. Övünerek demin arkadaş burada diyor ki, Ataşehir’den 44 milyon 600 bin Euro para gelmiş kulübe. Kayışdağı arazisinden 5 milyon 632 bin Euro yine gelmiş. Toplam 50 milyon Euro’nun üzerinde kaynak gelmiş. Bu kaynak nereden gelmiş? Aziz Yıldırım’ın devletten 35 milyon dolara aldığı Kayışdağı arazisi, Ataşehir’de Murat Ülker’le yaptıkları salon ve onun yanında geriye kalan arsadan 8 yıl önce Murat Ülker’in bana, ‘Ben daha çok para kazandım, Fenerbahçe de kazansın’ dediği durumdan benim gidip Emlak Konut’la –şimdiki Bakan Murat Kurum’la- konuşup yukarılara kadar götürdüğüm hadisenin başlangıcıdır. Övünmeyin, ‘Para geldi bilemem ne…’ Bu para bizden geldi. Övünmeyin. Kapatın bu konular. Ama bu parayı da yediniz.
 
SPONSORLUK GELİRLERİ HAKKINDA
 
Toplam yediğiniz para geleceğe ait. Chobani’nin iki senelik parasını almışsınız. Forma reklamını almışsınız. Adidas sözleşmesinin karşılığını almışsınız. Bunlar 1 yıllık değil. 1 yıllık olsa sesimi çıkarmayacağım. 3-4 yıllık paralarını almışsınız. O yüzden konuşmayın sakın, hata yaparsınız. Bizi de konuşmaya mecbur etmeyin. Gelip burada yanlış şeyler anlatıyorsunuz. Evraklar var. Araştırıyorum, soruşturuyorum. Temmuzda ben Başkan ve bu arkadaşlar Yöneticiyken, siz evraklara imza atmışsınız eski yönetici olarak. Yapmayın. Beni tahrik etmeyin lütfen. Bakın konuşmuyorum. Ama ne olduğunu öğrenmeye çalışıyorum.
 
Siz geldiğiniz zaman, Sayın Ali Koç’tan devraldığınızda neden Ali Koç’tan nasıl devraldığınızı gelip bu insanlara anlatmadınız? Üyelere niye söylemediniz? Ben söyleyeceğim. Neden?
 
ERTAN TORUNOĞULLARI’NIN KANTE HAKKINDAKİ AÇIKLAMALARINA DAİR
 
(Önceki Yönetim Kurulu Üyemiz) Ertan Torunoğulları oradan konuşuyor. Bizden konuşan tek arkadaşım yok. ‘Kante’yi satalım.’ diyen yok. Medya konuşuyor, yazıyor. Onlara da geleceğim şimdi. Sen atlıyorsun, ‘Kante’yi aldığımız paraya satarız.’ Sana yetkiyi verdim. Haydi bakalım. Yetkiyi de şöyle veriyorum; bugüne kadar Fenerbahçe Kulübü ne kadar harcamışsa o parayı getirin, diğer borcu alacak takıma havale edin. Adamla bir anlaşma yapmışsınız, hiç kimse onu almaz. 5 milyon imaj hakkı vermişsiniz. İmaj hakkını verirken de eğer bir yerden kimseyi bulup veremezsek Fenerbahçe Kulübü 5 milyon Euro imajı karşılayacak. Yapmayın Allah aşkına, konuşmayın. Biz, ‘Bunu sat, yardım eder misin?’ dersek o zaman bunları kamuoyuna açıklayın. Yoksa konuşmayın. Böyle bir hakkınız yok. Ben sana yetkileri verdim. İstediğin yazıyı yaz, getir, imzalayacağım Yönetim Kurulu olarak. Ayıp. Böyle konuşmalarla oyuncuları kamuoyuna atıyorsunuz.
 
BUGÜNE KADAR 65 MİLYON EURO HARCAMA YAPTIK
 
Youssef En-Nesyri. Bu adamı almışız. Hayırlı olsun. 19 milyona almışız. Ve bu arkadaş için tutmuşuz, parasının bir kısmını ödemişiz. Ben geldikten sonra arkadaşlarımla beraber 2 milyon 950 bin Euro, haziran sonunda ‘limitleri açamıyoruz, lisans çıkaramayacağız’ dediği için bizim Çağdaş Bey, ben de onun üzerine 2 milyon 950 bin Euro Sevilla’ya para gönderdim. Bugüne kadar kulübün ve bizim, arkadaşların kaynaklarıyla 65 milyon Euro harcama yaptık. Bilin. 65 milyon Euro.
 
Giden yönetimden bize kalan ne var? Kombineler var. (Yönetim Kurulu Üyemiz) Barış Karagöz arkadaşa da teşekkür ediyorum, hepsini organize etti. Bize ne kaldı? Loca kaldı. 12-18, öyle bir miktarda loca kaldı. Geri kalanı hem Ali Bey hem de Sadettin Bey zamanında satıldılar, paralarını aldılar, yediler. Bir de ne kaldı? Yayından gelecek para, saha kenarı reklam, başka bir şey yok. Sonra bize diyorlardı, ‘200 milyon borç var ama para da var, halledersiniz…’ Nasıl halledeceğiz? Gelip konuşuyorsunuz. Nasıl halledeceğiz gelip anlatın bana. Yapmayın.
 
LOCALAR HAKKINDA
 
Ben ayrıldıktan sonra bir daha stada gelmedim rahatsız olur insanlar diye. Gelseydim başka şeyler olurdu. Siz de bunlara dikkat edin. İki tane locam vardı. Bu stadın yapımında benim ve o zamanki arkadaşlarımın emekleri oldu. Biz ona rağmen seçimi kaybettik, iki locayı bıraktım ve ayrıldım. Bir daha konuşmadım, söylemedim.
 
(Eski Asbaşkanımız) Acun Ilıcalı beni mahkemeye vermiş iki gün önce. Ah canım benim. İyi dinleyin. İki sene önce locanın parasını vermişler, almışlar. 9 küsur milyon. Locanın parası ne oldu? Aldınız, harcadınız, yediniz. Ne anladım ben ondan. Madem ki kulübün ihtiyacı vardı, açıktan verseydiniz ve yazsaydınız ‘Ben bu kulübe bu kadar para verdim.’ Reklam yaptı. Mourinho’yu getirdiniz, resimler şunlar bunlar… Ondan sonra Mourinho’yu gönderdiniz. 850 ya da 875 bin Euro ayda para ödediler. Son iki ayını da bu arkadaşınız ve bu arkadaşlar ödediler. Biz ödedik 900’e yakın. Tek kelime konuştuk mu? Hayır. Burada konuşuyorum ama. Sen ona karşı çıktın, ettin. 10 milyona yakın tazminat ödediniz. Fenerbahçe zarar etmedi mi? Veya Fenerbahçe’de sen loca sattın parayı aldınız, adama ödediniz. Benim aklıma o da geliyor.
 
Beni mahkemeye vermiş. Önemli değil. O loca ve gerekirse başka ihtiyaç varsa başka localar da dahil olmak üzere benden sonra gelen başkanların locası olacaktır. Benim değil. Benimle ilgisi yok. Kim gelirse, başkan olursa locası olacak, ayrıldığı zaman yeni arkadaş orada maçlarını seyreder.
 
Paşa Bey’in söylediği yayının dışında devletten de isteklerimizin olması lazım. Devlet saha kenarında maç hasılatlarından %7, saha kenarındaki reklamlardan bütün kulüplerden %10 alıyorlar. Bunun yanında sporcuların %40 vergisi var. Bu sporculara verilen vergiyle ilgili 8 veya 9 sene önce Sayın Cumhurbaşkanımızla beraber bir kanun çıkarmıştık, bu ödediğimiz verginin bir yerde tutulması ve amatör şubelere harcanmasıydı %100’ünün. Şimdi değişmiş, %50’ye kadar inmiş. Bunun yeniden değerlendirilmesi, yapılması lazım.
 
FENERBAHÇE ÜNİVERSİTESİ HAKKINDA
 
Koskoca üniversiteyi yapmak için 10 sene uğraştım. 10 sene. Hapse girdim, çıktım, çağırdılar, dediler ki, ‘Üniversiteyi yapabilirsiniz.’ ve başladık çalışmaya. Hiçbir şeyimiz yoktu. 50 milyon TL teminat lazımdı, 8 tane evi teminat yapmıştık, villa almıştık oyuncular için, sağdan soldan hisse senedi, şu, bu… Şimdi Hüseyin Bey’le de konuşacağız. Mütevelli heyetinden istifa ettik, gittik diye bıraktık yeni gelen arkadaşlar devam etsin diye. Bunlar da mütevelli heyetinin hepsini Hüseyin Bey’in ailesine vermiş. Mahkeme kararıyla almışlar.
 
Bizim hukukçuları çağırdım, bu hukukçular çalışıyorlar. 1 hafta sonra herhalde bir toplantı yapacağız. Orada alınacak kararla Hüseyin Bey’i çağıracağım, konuşacağım. Ben çağırdım, burada konuştum. Benim şirketime geldi bundan 2 divan önce. ‘Fenerbahçe 200 milyon dolar versin, ben vereyim’. dedi. Bunu Orhan Bey’e de söylemiş, bu sözü Orhan Bey bana söyledi. Düşünün. Parayı öyle verdi, buradan çizdi, bilmem ne yaptı diye bakmayın.
 
FENERBAHÇE’YE SAHİP ÇIKIN
 
Nerede kolej? Nerede kolejiniz? Niye konuşmuyorsunuz? Bir Allah’ın kulu ‘Gelip burada bu kolej ne oldu kardeşim?’ diye niye sormuyorsunuz? Ben size soruyorum. Bundan sonra da hep böyle soracağım. Fenerbahçe’ye sahip çıkın. Fenerbahçe’ye sahip çıkmıyorsunuz. Kusura bakmayın.
 
HER ŞEYİMİ ORTAYA KOYACAĞIM. ŞAMPİYON YAPACAĞIM

 
Benim Fenerbahçe’den beklentim yok. Ben kızıma üzülüyorum, torunlara, genç çocuklara üzülüyorum. Onlar için geldim buraya. Her şeyimi ortaya koyacağım, onu bilin. Şampiyon yapacağım. Ama bu yol biraz zorlu bir yol. İnşallah sizler de destek verirseniz yapacağız.
 
SENİN İRFAN CAN’LA VEYA İSMAİL KARTAL’LA BİR DERDİN VARSA KENDİ DÜŞÜNCENİ YAZ. BENİ KULLANMA
 
YouTube’çularla ilgili de bir şey söyleyeyim. Devlet de duysun beni. Önce Mehmet Arslan. Benim Instagram’la işim yok. Kullanmayı da bilmiyorum. Sırf kızımdan dolayı bir tane görüntülü telefon aldım, ona bakayım diye. Yazıyor Mehmet Arslan, ‘Aziz Yıldırım, İsmail Kartal’la maçtan sonra konuştu, İrfan Can’ı kov. Veya kovalım.’ Yılların deneyimli gazetecisi yani. Uyarıyorum buradan hepsini. Niye kovuyoruz ya? Senin İrfan Can’la veya İsmail Kartal’la bir derdin varsa kendi düşünceni yaz. Beni kullanma. Yalan yazıyor, yalan. Ben İsmail Kartal’ı dün gece 12’de aradım. ‘Nasılsın, iyi misin?’ hocam dedim. O da bir şeyler söyledi, ben de bir şeyler söyledim ama futbolcularla ilgili değil. Ayıp. Mehmet Arslan ayıp. Yakışmıyor sana.
 
BİZİM DEĞERLERİMİZ VAR. DEĞERLERİMİZİN ÜZERİNE GELMESİNLER
 
YouTube’çular var. Doktor No. Bilmem kim, üç tane. Beni tehdit etmek kolay. Ben ortada olan bir adamım. Gizlim saklım yok. Aile yapım, iş hayatım, Fenerbahçe ile ilişkim belli. Beni tehdit edebilirsiniz. Bana hakaret etmeden ne söylemek istiyorsanız söyleyebilirsiniz ama kızımdan ne istiyorsunuz. Dün akşamdan beri sinirlerim gergin. Onlara söylüyorum, pazartesi günü benim şirketin avukatları onları savcılığa şikâyet edecekler. Özür diliyorum, eğer devlet bir şey yapmazsa ben gerekeni yapacağım haberiniz olsun. Artık sosyal medyada bu terbiyesizliklere son verecekler. Hepimizin anası babası var, çoluk çocuğu var. Bak evlerine giderim şerefsizim. Bak ‘şerefsizim’ diyorum. Çünkü bizim değerlerimiz var. Değerlerimizin üzerine gelmesinler. Ne yapmış 12-13 yaşında çocuk? Fenerbahçe’yi bu kadar çok sevmesi suç mu? Onlar paralı köpek, paralı köpekler. Birisi bayan galiba, ikisi erkek. Onlara söylüyorum, giderim evlerine. Korkmam bir şeyden. Bir şey oldu, hapse gittim. Giderim, rahat yatarım. Ayıp.
 
BİZİM AĞZIMIZDAN DUYMADIĞINIZ HİÇBİR ŞEYE İNANMAYIN
 
Şimdi bir de bizim tanıdığımız, benim şahsen görüşmediğim, -ben hiç kimseyle görüşmüyorum da- arkadaşların muhatabı olan veya geçmişteki insanların muhatabı olanlar YouTube kanalları açmışlar. Şimdi diyor ki adam ‘Aziz Yıldırım, Real Madrid’de Mourinho’yu aradı, Garcia diye bir oyuncu varmış, 23 yaş altı…’ Bakın tanımıyorum da yani düşünün. Onu illa Mourinho’ya söylemiş, sert çıkmış alacak diye. Yanımda da dört tane arkadaş varmış ve onu bunlardan biri söylemiş. Ben kimseyle konuşmam. Futbolu Cihan Kamer ile konuşurum. Diğer arkadaşlar da bana sormaz, ben de söylemem. Bu kadar mı yalancısınız? Yazıyor, diyor ki, ‘Aziz Yıldırım, 35 milyon Euro verdi, Barış Bey 20 verdi, diğeri bilmem ne verdi.’ Siz, kafayı mı yediniz? Benim 35 milyon vermem için yani nasıl nakit verebilirim? Ben ancak sponsorluk operasyonu yaparak verebilirim. Ciddi bir sponsorlukla olur. Yani geldim, nakdi verdim. Peki, kulüp nasıl kullanacak? Kulüp kullanamaz ki, para orada durur. Bunlar kafayı yemişler. Açtım, söylettim arkadaşlara. Çok kötü yaparım. Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunurum. Onun üzerine yayından kaldırdılar. Ama her gün yalan yazıyor. Leão için Milan kulübünü aramışım, kızmışım, ‘Şöyle yapın, böyle yapın.’ Ya, olur mu böyle şeyler, böyle ilişki olur mu? Kebapçıdan basın oldu! Bak söylüyorum, hepsini savcılığa şikâyet ederim. Halkı kin ve nefrete sevk ettikleri için şikâyet ederim. Ayıp, vallahi ayıp. Allah aşkına inanmayın, Allah aşkına bunları dinlemeyin, seyretmeyin. Sizin seyretmenizle onlar milyonlar kazanıyorlar. Yazık, vallahi yazık. Yapmayın, seyretmeyin. Varsa da bir şey yalanlayın. Bizim ağzımızdan duymadığınız hiçbir şeye inanmayın.
 
TRANSFERLER HEP NOKTA ATIŞI OLACAK
 
Söylüyorum; bir tane santrfor alacağız. Bu hafta içi de bitiririz. Bakın, yine söylüyorum; eğer ihtiyacımız olursa bu 10+4’ün dışında 4’ten bir operasyon yapmamız gerekirse 1-2 onu da yaparız. Biz, çünkü şampiyon olacağız. Ama transferler hep nokta atışı olacak. Geçen sene 15 oyuncu almışlar, bir önceki sene de 15 oyuncu almışlar. 30 tane. Bu 10+4’ü federasyon ile konuştuğumuzda onlara şunu söyledik; ‘Siz, neden izin verdiniz? Madem bu kuralı koyacaksınız da bu oyuncular alındığında size geldiğinde neden lisans verdiniz? Vermesenize!’ Seneye de 8 diyorlar, +2 diyorlar vs. bir şey söylüyorlar. Şimdi biz 10 oyuncu alsak, seneye ne yapacağız? Gelen arkadaş bizim gibi eyvah! Göndeririz, problem değil ama oyunculara da yazık. Oyuncu Türkiye’ye geliyor, buraya yerleşiyor, sen de 2-3 sene imzalıyorsun. 1 sene sonra da adama diyorsun ki ‘İşte böyle bir kanun çıktı. Biz, seni oynatamayacağız, güle güle.’ Adam da giderken diyor ki, ‘Paramı istiyorum.’ Gerçekleri herkes bilsin. ‘Paramı istiyorum’ diyor ve gitmiyor. Ve bir şey daha var, UEFA bir kural koymuş, ‘Eğer oyuncunun lisansını çıkaramazsanız oyuncu isterse kendi bonservisini vs. alıp bedava gider ve parayı da alır senden.’
 
Greenwood, Aké ve Vedat transferlerinden dolayı 138 milyon Euro para harcadık, sonuna kadar! Nereden karşılayacağız? Birazdan anlatacağım. Onun için rahatız, bir problemimiz yok. Gelecek oyuncunun da bedelini yaklaşık olarak tayin ederek limitlerin içinde kalıp kalmadığımızı arkadaşlar incelediler ve limitlerin içindeyiz. Herhangi bir şey yapmamıza gerek yok.
 
TÜRK FUTBOLU İÇİN ŞÛRA YAPMAK İSTİYORUM
 
Şimdi iki tane önemli konu var. Çok uzatıp sizleri de yormayayım. Aslında tespit ettiğimiz çok konu var ama bir dahaki divanda her şeyi anlatacağım.
 
Öncelikle şunu söylemek istiyorum; bir şûra yapmak istiyorum. Bu şûra eylül-ekim ayında, Sayın Divan Başkanına da bunu rica ettim, onun başkanlığında bütün kulüpleri çağırarak, bütün masrafları şahsım cebimden karşılamak kaydıyla Türk futbolu için şûra yapmak istiyorum. Bir kitapçık haline getirip devlete de sunmak istiyorum; kulüplerin sorunu nedir? Ama yalnızca futbol değil, basketbol, voleybol… hepsi içinde olacak. Bütün arkadaşlar gelsinler, sonunda da bir belge ortaya koyalım ve devlete sunalım. Çünkü aksi halde devlete tek tek anlatmakla çözüm olmuyor. Bunu bilin.
 
METİN AŞIK TESİSLERİ, AYNI ŞEKİLDE KALMAK KAYDIYLA HEMEN BAŞLIYORUZ
 
İkinci bir konu: Dereağzı’ndaki tesisler ve Maltepe tesisleri. Bunları da oturduk ve inceledik. Daha devam ediyor. Çünkü projelerin tam bitmiş hali yok. Tamamen mimarı projeler var. Arkadaşlar onların statiklerini de yapmak üzere çalışma yapıyorlar. Dereağzı ile ilgili bizden önceki yönetim, daha doğrusu Ali Koç yönetimi bir proje hazırlamış. Oradaki en önemli, kritik nokta rahmetli Metin Aşık Başkanın yapmış olduğu tesisler. Bu tesislerde yıkılmalar başladı. Onun için oradaki her şey çıkartıldı ve yemek yenecek yerde tedaviler vs. yapılıyormuş. Bunları ortadan kaldırmak için belediye ve şehircilik ile bizzat giderek görüştüm. Bu binayı acil bir şekilde yıkmamız lazım. Nitekim yıkım kararı da var. Şimdi bir şartname çıkarıldı, ona göre dağıtmışlar. Hem yapım hem de şey için fiyat alıyorlar. Yıkıma da 1 hafta 10 gün içinde başlarız. Yıkacağız! Ardından oradan numune alınacak, ona göre de statik hazır ama kontrol, ardından da inşaata başlayacağız. Peki, inşaatı nasıl yapacağız? Onun için dün Murat Aşık’ı aradım, Metin Bey’in oğlunu aradım. Anlattım, ‘Bunu yıkacağız, yapacağız’ dedim. Arzu ediyorsanız, siz gelin ‘Yapıyoruz’ deyin, biz de katkı yapalım. Hep beraber toplanıp imece usulü yapalım’ dedim. ‘Biz varız, haberin olsun’ dedim. ‘Biraz çalışayım müsaadenizle’ dedi. Ben de ‘Olur,  1 ay içinde bize dön dedim ki 1 aya kadar biz yıkmış oluruz.’ Eğer o şekilde yapamazsak başkalarıyla bu konuşmaları yapacağız ve orayı kulübe yük olmadan yaptıracağım. 1,5 – 2 milyon Dolar civarında bir şey. Büyük bir proje ama biz önce bu kısmını halledeceğiz. Projede görüldüğü üzere arka tarafa Hulusi Beyler salon yapıyorlar, ben oraya salon yapmayı düşünmüyorum, haberiniz olsun. Ben, oraya kolej yapacağım! Orada kolej izni var. Ben almıştım, izin var. İzin duruyor.
 
Ekranda da göründüğü üzere burası Metin Aşık Tesisleri, aynı şekilde kalmak kaydıyla hemen başlıyoruz. İnşallah mayısta da bu bitmiş olacak ve buraya sporcular girecekler.
 
(Barkovizyon ile salonla paylaşılan ve yenilenmesi planlanan Metin Aşık Tesisleri hakkında bilgiler verildi.)
 
Bu binayı zannediyorum ki 1 ay içinde yapmaya başlarız. Mayısa kadar da bitirmiş oluruz. Kulübün inşaat grubu, fiyatları alıyorlar, topluyorlar. Biz orada şunu belirttik; hem malzemeli hem yalnız işçilik. İkiye ayıracağız. Gerekirse malzemeyi biz alacağız, o zaman fiyatlar aşağıya gelecek. Yapacağız, hemen yapacağım. Gitmeden buradan arkadaşlarla bitirmiş olacağız.
 
Bu Metin Aşık Tesisleri’nin olduğu binanın içine kadın takımı sorumluları, altyapı sorumluları vs. bunların hepsini çıkarıp bir binaya toplayacağız. Ben, yeniden dizayn edeceğim. Ama şu anda ruhsat alımı için süreç devam ediyor. Konuştuk, bu bina için özel destek olacaklar.
 
AMATÖR BRANŞLARIN GELİR/GİDER DENGESİ HAKKINDA
 
Kadın voleybolun 14 milyon Euro bütçesi var. 10 milyon geliri var, 4 milyon açığı var. Bunları bilin diye anlatıyorum. Çünkü bu sene geçtikten sonra buraya gelip sizlere bunları anlatıp düşüncenizi almak istiyoruz.
 
Erkek voleybolun 11 milyon Euro gideri var, 6 milyon Euro geliri var, bütçeye göre. 5 milyon açık söz konusu. Voleybolda kadın ve erkek 9 milyon Euro açık var.
 
Gelelim kadın basketbola: 10 milyon Euro gideri var, 6 milyon diyelim, 4 milyon da açık var. Erkek basketbol tarafında Ömer Onan’ın bize verdiği bilgiye göre başa baş bir durum var. Ama bütçe 44 milyon Euro, onu da bilin.
 
Diğer branşlarda yani atletizm, boks, yüzme, masa tenisi vs. 5 milyon Euro açık var. Toplam 20 milyon amatörlerde açığımız var. Her sene 20! Beş sene ile çarp 100, on sene ile çarp 200 milyon. Peki, Fenerbahçe ne yapmalı? Hep beraber konuşalım, susmakla olmaz. Öyle ‘Ödesinler’ olmaz. Sonra yönetimleri gelip burada ‘Ya sen borç yaptın vs.’ olmaz. Bak, haberiniz olsun. Hepimiz dürüst olacağız. Diyeceğiz ki, ‘Kardeşim sen 20 milyon borcu yap, ben seni ibra edeceğim.’ ‘Yapma şöyle yap.’ Buradan da kongreye götüreceğiz. Yapacağımız Mali veya Olağanüstü kongrelerle bu kararı almamız lazım. Yoksa başıboş bırakırsan yönetime, yönetimden de sürekli şampiyonluk istiyorsunuz. ‘Dünya kulübüyüz, şampiyon olalım.’ Hepimiz gelip gerçek düşüncemizi ifade etmeliyiz.
 
YÖNETİM OLARAK PARASAL BİR OPERASYON YAPIYORUZ
 
Biz, yönetim olarak parasal bir operasyon yapıyoruz. Bu parasal operasyonu da yakın zamanda Fenerbahçe İnşaat A.Ş. veya Fenerbahçe GYO’yu kuracağız. Ama şu anda bunları çalışamadığımız için futbolla uğraştığımız için önümüzdeki dönemde yani 1-2 ay sonra bununla ilgili Sayın Divan Başkanı ve arkadaşları da alarak bir çalışma başlatacağız.
 
Ayrıca bu önümüzdeki ay içerisinde 5 yıllık ve 10 yıllık Fenerbahçe planlaması hazırlayacağız. Bunun için de içinizde görevli olmak isteyen, ‘Ben gelip burada çalışmak istiyorum’ diyen varsa müracaat etsin, Mahmut Uslu ile konuşsun.  Buyurun gelin, sonra ‘Gelmedik’ demeyin. Meydan açık!
 
GELİRİ SPONSORLUKLARLA GETİRECEĞİZ
 
Gelir getireceğiz! Nasıl getireceğiz? Geliri sponsorluklarla getireceğiz. Ben para verdim, sen verdin evet ama bu federasyon ve UEFA nezdinde geçerli değil. Muhakkak bir işlem olması lazım. Bu işlemin de en kolay yolu şu anda isimsiz hiçbir şeyi yapmayacağız, her şeyin ismi belli olacak ve diyeceğiz ki ‘Arkadaş bu, şirketi bu, bunu yapacak, bu şekilde olacak ve buradan kulübümüze de sponsorluk adı altında bu gelirler sağlanacak.’ Gizli yok, bakın söylüyorum. Hiçbir bahis şirketi veya bunun gibi şirketlerle iş birliği yapmayacağız, olmayacak, bilin!
 
ÜLKER GRUBU’YLA GÖRÜŞÜYORUZ
 
Birinci projemiz. Burada çok değerli arkadaşlar var. Hepsine tek tek teşekkür ediyorum. Dün akşam da Sayın Murat Ülker kulübe geldi. Beko forma önünden çıktı. Kendisi ayrıldı, bizimle ilgili değil ve şubat ayında karar vermişler, hatta Sadettin Bey ile görüştüklerini ifade etmişler. Murat Ülker’in Ülker Grubu’nun girebileceğini söylemişler. Onun için dün Murat Ülker geldi, arkadaşlarımızdan da birkaç kişi ile görüştük. Konuşmalarını yapıyoruz. Kadın basketboldaki Opet de ayrıldı. Kendileri çıktılar ama şundan dolayı; onlar 2 milyon teklif yapıyorlardı, bizim arkadaşlar 3 milyona yakın bir bedel bulmuşlar. Onu teklif etmişler. Opet de ‘Biz çıkalım ama 2 milyonu başka yere kullanalım’ diye tutuyorlar ama ne olacak bilmiyorum. Bilginiz olsun. Bizden değil, kendileri çıkmak istedi. Ülker’le de basketbol ile görüşmeleri yapıyoruz.
 
Yönetim Kurulu Üyemiz Yusuf Buğra Tanık, Muğla-Milas’a yapılacak proje hakkında bilgi verdi.
 
BU PROJEDEN KULÜBE 120 MİLYON DOLAR GELİR GELECEK
 
Nata Holding, Sayın Namık Bey Ailesi’ne ve kendisine teşekkür ediyorum. İyi bir Fenerbahçeli. Dün akşam beraberdik. İnşallah ileride birkaç proje daha var. Orada da Fenerbahçe ile beraber olacak. Fenerbahçe hiçbir maddi katkı yapmayacak. Bunu bilin. İnşaat vs. hiç uğraşmayacağız. Onların satış ofisi vs. olacak. Biz de Fenerbahçe olarak oraya destek olacağız. Bu destek televizyon ve iletişim kanallarımız aracılığıyla projeyi teşvik etmek. Şahsım alacak. Sözleşmenin bedeli 120 milyon dolar. Kulübe gelecek para 120 milyon dolar. İlk 50 milyon dolarını kulüp alacak. Sonra onlar alacak. Sonra beraber ortak. Sözleşme böyledir. Belki bizden sonra da devam edecek. Bizden sonra gelecek yönetimler de bedel alacaktır. Toplamda hedef 300 milyon doları geçen bir bütçe. Onu da çok rahat yapacağız. Değerli arkadaşlar çalışıyorlar. İnşallah sıraları geldikçe buraya davet eder, sizlerle tanıştırırız. Geçmişte, Nihatlar, Mithatlar, Mahmut Uslu, Ali, İlhan’ı herkes tanıyorsa bu yönetimleri de bir sene sonra herkes tanıyacak. Değerli insanlar.  Bir ay içinde satışlar belli olur.
 
MALTEPE ARAZİSİ HAKKINDA: 7 ÇİM SAHANIN YAPIMINA BAŞLIYORUZ
 
Bir diğer konu da Maltepe inşaatlarının olduğu yer. Onunla ilgili çok detaya girmeyeyim. İnsanları üzmek de istemiyorum. Sonra bu konuyu daha detaylı anlatırız. Orada boydan boya büyük bir bina var. İçerisinde her türlü tesis var. 7-8 tane çim saha var. 1 tanesine tribün yapmışlar. Samandıra tesislerinin karşısı. Zaten arsanın tahsisini ben sağlamıştım.
 
Yine geldim, ben yapacağım. 8 senede ne yaptılar? ‘Maltepe’yi yapacağım’ diyorum. Ocak ayında bir adam gelecek. Belçikalı Chris. 3-5 sene sonra oyuncu vereceğini vadediyor. 2018’de de onu getirmiştim. Şekip Bey hatırlar. İki gün kulüpte bize ne yapılması gerektiğini anlattı. Belçika millî takımını yaratan adam, bu. Lukaku, Hazard vs. yetiştiren kişi. Hem altyapıda hem A takımda onların hocalığını yapan kişi. Sonra da hem federasyona hem Göksel Gümüşdağ’a söyledim. Hiçbiri almadı. Çin’e gitti. Çin millî takımını oluşturdu. Sonra Fas’a geldi. Bu Fas takımının oluşmasını sağlayan kişi. Davet ettim ama ocak ayından önce gelemiyor. İnşallah ocakta gelecek. Biz de o zamana kadar çim sahaları yapmaya başlıyoruz. 7 tane çim sahayı yapıyorum. Alkışa gerek yok. Bizim için normal işler.
Siz başkalarını alkışlayın.7 tane çim sahanın yapımına başlıyoruz. Yüksek fiyat çıkarmışlar. Daha aşağı fiyatlara olacağını tahmin ediyorum. Yapacağız. Buradan Sn. Ali Koç’a sesleniyorum. Tanju Bey gitti ve kendisiyle konuştu. Kendi yaptıkları sözleşmede bedel belirtmiyorlar. ‘Maliyet +%5 kârla yapılacaktır’, diyor. Müteahhit firmayı çağırdım. 60 milyon Euro civarında yapılacağını ifade ettiler. Müşavir tutmuşlar. Ona da 1 milyon Euro’ya yakın para ödemişler. O da 100 milyon Euro’ya çıkacağını söylüyor. Bizimkiler hesap yaptılar. ‘40 milyon Euro’ya yaparız’, diyorlar. Ali Bey ile bu konuyu konuşacağım. Rahmetli Mustafa Koç, hepimizin sevdiği saydığı insandı. Onun ismini koyarlarsa, çim sahayı biz yapalım. Problem değil ama binayı da onlar üstlenirlerse belki bitiririz de. Fenerbahçe’ye lazım.
 
ALTYAPI HAKKINDA
 
Türkiye’de altyapıdan oyuncu yetişme şansı yok. Neden?
 
1-Eğitimci yok. Futbolu bırakıyor, ‘Gel, sen futbolun başına geç.’ U12-U14, U10… Adam hayatında kendisi oralarda çalışmamış ki. Ve onları emanet ediyoruz. Yanlış.
 
2- Bu çocukların yeme-içme, besin, psikoloji bilmem neyi yok. Okul yok.
 
3-En önemlisi de saha yok. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün iki tane çim sahası var. Bir de yarım bir çim sahası var Samandıra’da. 1999-2000 yılında Aziz Yıldırım ve arkadaşları yaptı. Güleceğim. Yazık vallahi.
 
Yine 1998’de söz vermiştim. Dereağzı’na bir çim saha yaptık. Hollanda’dan çimi getirdim. Fenerbahçe’nin oldu 3,5 sahası. Bir de rahmetli Ali Dinçköklerin, rahmetli Mete Hasların ve Ömer Çavuşoğullarının yapmış olduğu Metin Aşık Tesisinin önündeki saha. Çimdi orası. Türkiye’deki ilk çim sahalardan biridir. Onu da sonradan halı saha haline getirdik kadınlar, genç çocuklar oynasınlar diye. Bir de Fikirtepe var. Orası da topraktı, orayı ben halı saha yapmıştım 1999-2000’de. 5 tane saha var. Nerede yetişecek bu çocuklar. Yok. Onun için bu altyapıyı yapmak lazım. Şart. Eğitim şart, bu da şart.
 
YOUSSEF EN-NESYRI TRANSFERİ HAKKINDA
 
Youssef En-Nesyri’yi dedim, orada konuyu kestik. 19 milyon 500 bin Euro’ya almışlar. Bazı şeyleri burada noktalayacağım. Alabiliriz, güzel. Sonra buna 8 milyon 775 bin bonservis ödemişiz. Sonra da 2,950 biz ödedik. 10 milyon 725 ödemişiz. Önemli değil. Bunu satmışlar. Orası enteresan. Buradan diyelim ki 10 milyon bonservis borcumuz var. Bu oyuncuyu satmışlar 14 milyon 250’ye. Sattınız, borç var. Onu ödeyin. Yok. Parayı yemişler. Allah Allah. Bu olmaz ki. Borcunuz olan şeyleri kapatın. Sattığınız adamdan dolayı alacak geliyorsa onları kapatalım. Hepsiyle ilgili bir çalışma yapacağım. Gerekirse tüzüğe koyacağım, gerekirse deftere, kitaba bir yere yazacağım. Böyle saçma şey olmaz. Şimdi bunun borcunu biz ödeyeceğiz. Bir 2,950 daha ödeyeceğiz, ondan sonra bizden sonra gelen insanlar ödeyecek. Olmaz yani. Ayıp.
 
Aynı şekilde Yusuf Akçiçek. 25 milyon 705 bin 530 dolara satmışlar. 13 milyon dolarını almışlar, geri kalanını 11 milyona kırdırmışlar, toplam ellerine 24 milyon para geçmiş. 1.700 kırdırma parası vermişler.
 
BURADA HERKES BU KULÜBÜN SAHİBİDİR
 
Sizi seviyoruz. Siz de bizi sevin. Ben gidersem kimse bir şey yapmaz bu kulüpte haberiniz olsun. Hulusi orada oturuyor. Niye bir tane çivi çakmadınız? Hiçbir şey yapmadınız. Geldiniz, gittiniz. Birbirinize laf atmayı bırakın. İçeride şaibeyi kaldırmak için ibra ettim. Bu kulüpte gelenekler koyun. Kulüpçülük ayrı şeydir, vakıf şirketi olmak ayrı şeydir. Burası kulüp. Burada herkes bu kulübün sahibidir. Herkes kulübe gelip gidebilir. Yasak diye bir yer olamaz. Öyle şey olur mu?”
 
Fenerbahçe Futbol A.Ş. Yönetim Kurulu Üyemiz Ömer Onan NBA’in Avrupa projesiyle ilgili konuştu
 
Başkanımız Aziz Yıldırım ile önceki Yönetim Kurulu Üyelerimizden Hulusi Belgü arasında voleybol şubemizin yapılanmasına ilişkin geçen diyaloğun ardından Fenerbahçe Futbol A.Ş. Yönetim Kurulu Üyemiz Ömer Onan, NBA’in Avrupa projesine dair açıklamalarda bulundu. Ömer Onan, “NBA’le alakalı çok yazılıyor çiziliyor. Kısaca bilgi vereyim. 20-25 sene önce de bu işi Avrupa’da nasıl büyüteceğine dair EuroLeague aynı projelerle gelmişti. Şimdi NBA son 1,5 senedir takımlarla görüşüyor. Geçen sene de EuroLeague takımlarıyla görüşüldü. Şu anda bu sene EuroLeague’de oynayan bütün takımlar EuroLeague’de kalacağını deklare etti. En son Fenerbahçe ve Real Madrid de imzaladı. Ama NBA’de şu anda son bilgi, NBA –Avrupa FIBA- diyorlar, EuroLeague’i satın almayı konuşuyorlar. Projelerinde bu işi çok büyüteceklerinden bahsediyorlar. Tabii ki bunları göreceğiz. Avrupa’da ligleri tek çatı altında birleştirmekten bahsediyorlar ve gelirleri çok yükselteceklerini söylüyorlar. Halâ şu anda Avrupa basketbolunda bir şampiyon 1-2 milyon Euro ödül alıyor. Bunlar çok düşük. Nasıl yapacaklarını biz de takip ediyoruz. Başka takımlarla anlaşıldığı söyleniyor ama EuroLeague takımları olarak şu anda EuroLeague ile devam ediyoruz. Böyle bir şey olursa bilgilendirmesini yaparız. Önce onları dinlememiz lazım.” dedi.
 
Tekrar söz alan Başkanımız Aziz Yıldırım, sözlerini şu şekilde tamamladı:
 
BU EKİP GELMESEYDİ LİSANS ÇIKARTILAMAZDI
 
Fenerbahçe Spor Kulübü’nde bizim harcama limitlerimiz çok az. Localardan gelen para var. O da 19 loca biz satmışız ve 8,5 milyon Euro oradan arkadaşlar gelir sağlamış. Sadettin Beyler 49 tane locayı satmışlar ve 9,5 milyon Euro. Biz, fiyatları yükselttiğimiz için ondan fazla katkı var. Sayın Ali Koç yönetimi 15 tane locayı satmış, 3 milyon 876 bin almışlar. Bu paraları da onlar satarak yemişler, bize kalmamış! Onu da bilsin herkes.
 
‘Oyuncu al oyuncu al’ nasıl alacağız? Demek ki kendimiz para getireceğiz, yoksa alamayız. Şu anda 3 oyuncuya 140 milyona yakın bonservis + kendi oynamaları sürecindeki zaman da dahil 140 milyon Euro ödeme yapacağız. Zaten 120’yi oradan karşıladık, diğerlerini de karşıladık. Onları da zamanla açıklayacağım. Çünkü -32 milyon Euro limit eksiğimiz vardı. 144 milyon Euro’luk sponsorluk anlaşması yaptık ve paraları getirip kulübe soktular. Eğer ki bu ekip gelmeseydi siz lisans çıkartamazdınız. Haberiniz olsun. Her şeye hâkimim, biliyorum, görüyorum. Allah yukarıda, Fenerbahçe’ye zeval vermesin diye bizi getirdi.
 
Hepinize teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. İyi hafta sonları diliyorum. İnşallah hep beraber mutlu bir seneyi yaşarız. Saygılarımla.