Azmi Karamahmutoğlu konuşmasında; “Bunu bu şekilde ele aldı Sayın Genel Başkan ve ona karşılık verdi, cevap verdi. Fakat konuşmayı yapan AKP Genel Başkanı, Sayın Özdağ'ın cevap verdiği şahıs AKP Genel Başkanı, fakat Sayın Özdağ'a davayı açan, hakaret davasını açan Cumhurbaşkanı. Şimdi, Sayın vatandaş Recep Tayyip Erdoğan birden fazla şapkaya sahip diye istediğini bize karşı istediği an aleyhimizde mi kullanabilecek? Yani bize konuşurken konuşan şahıs AKP Genel Başkanı iken biz ona cevap verdiğimizde niçin karşımıza Cumhurbaşkanı sıfatıyla çıkıyor?
Yahut bir başka konu: siyasi konuyu tartışırken neden birdenbire karşımıza Başkomutan olarak çıkıyor? Yani bir konuşmayı hangi sıfatla yaptığını bilelim. Yarın örneğin Rizelilere ilişkin bir konuşma yapıldığında, Sayın Cumhurbaşkanı da Rizeli olduğu için alınganlık gösterip bunu Rizeliler üzerinden Cumhurbaşkanına hakaret olarak önümüze koyabilir belki de bu zihniyetle, bu anlayışla. Antalya'da yapılan konuşmaya ilişkin açılan hakaret davası, yarın 29 Nisan tarihinde İstanbul Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde görülecek.
Biz yarın orada olacağız. Zafer Partili olmayan birçok insan, başka partilerden üst düzey yöneticiler, genel başkanlar, milletvekilleri orada olacak. Hiçbir partili olmayan fakat hakkın ve hukukun yanında durmak isteyen yurttaşlar orada olacak.
Çünkü hukukun üstünlüğü için verilen mücadele veyahut hak ve özgürlükler isteği ya da demokrasinin korunması, geliştirilmesi talebi ülkenin vatandaşlarının tamamı için istenir. Ne bir kısmı için biraz daha az ne de diğer bir kısmı için biraz daha fazla ve imtiyazlı. Hepsi için, tamamı için eşit istenir. Bu ilkesel anlayışla yarın Çağlayan'da yalnızca Ümit Özdağ için değil, beraberinde protesto hakkını kullandığı için eğitiminden ve özgürlüğünden yoksun bırakılan, hapishanelerde tutulan onlarca öğrenci genç arkadaşlar için de İstanbul Adliyesi'nde olacağız yarın.
Ayrıca, 19 Mart müdahalesinden bugüne dek siyasal rakip olarak gördükleri için şafak baskınlarıyla evlerinden alınan başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere diğer belediye personelleri ve onların aileleri için yarın İstanbul Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde olacağız sevgili vatandaş.
Ve sen suskun vatandaş, susman yetmez; kendini korunaklı, güvenli alanda hissedebilmen için hükümetin otoriterleşen hükümetin şiddetinden, garezinden korunmak için susman yetmeyecek sevgili suskun vatandaş. Senden istenen tam biattır. AKP hükümetine tam olarak biat etmediyseniz düşman ceza hukuku sizin de kapınızı çalabilir.
Vatandaşlıktan gelen haklarına ve hukukuna sahip çıkmak için, sen sevgili suskun vatandaş, sıra sana gelmeden Çağlayan'a gel. Yarın sabah saat 8'de hep birlikte kahvaltıyı Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nin meydanında yapalım. Toplanalım, buluşalım, kahvaltıyı birlikte orada yapalım. Belki kahvaltı tabağımızda dumanı üstünde tüten hukuk ve adalet servis edildiğini görebiliriz.
Bu umutla kahvaltıda yarın orada buluşalım. Yarın Çağlayan'da bu çağrımıza uyacak, ses verecek olan yurttaşlarımızla birlikte buluşmak dileğiyle” dedi.
