Yazarın kim olduğu kitap hakkında görüşümüzü etkiler mi?

Dr. Burcu AKKAYA TELCİ

27-07-2026 01:52

          Edebi, psikolojik, felsefi; hangi türde olursa olsun bir kitabı okurken yazarına bakarız. Bu etkileyici ya da bize anlamsız gelen cümleleri kim yazmıştır? Üzerine düşündüren, beğendiğimiz bir kitaptaysa okuduklarımız ve yazarını tanımıyorsak biyografisini inceler, "kimdir, neler yaşamış, bu kitabı yazmadan önce neler yapmış?", anlamaya çalışırız. Sırf yazdıklarından dolayı; tanımadığımız bu kişiye ilgi duyar, saygı duyar, birkaç kitabını okuyup onları da beğendiysek hayranı oluruz belki de...

          Peki ya yazdığı sihirli kelimeleri beğendiğimiz yazarların geçmişini, biyografik özelliklerini, karakterini istediğimiz gibi düzgün bulamadığımızda ne olur? Bu konuda çok sayıda örnek var ve çok sayıda soru sorabiliriz. Diyelim ki yazarımız edebiyatta iyidir, kelimeleri kitapta ahenkle dans ediyordur ancak bir anda gazetelerde çeşitli olumsuz yönlerine ilişkin iddialar çıkmış olabilir. Başka bir örnekte çocuklar hakkında yazılan bir kitap düşünelim. İçinde 'doğru ebeveyn' olmak üzerine yazılar olsun. Öğrenilir ki yazar, geçmişte kendi çocuklarına kendisi bakamamıştır... Akrabalarına ya da bakım evine bırakmış olabilir belki de. Bu ve benzeri pek çok tezat durum iç içedir ve gün yüzüne çıkarak tepkilere neden olmuştur. Mesleğini yapma şekli hayranlık uyandıracak derecede iyi olan birinin yaşam alışkanlıklarını, yaşamındaki tercihlerini ya da başına gelenleri okur onaylamadığında, başka bir deyişle yazarın yaşam şekli okurun beklediği gibi çıkmadığında, toplumun etik ve ahlaki değerleriyle uyuşmadığında ne olur? Bu onun yazdıklarını  değersiz mi eder yoksa “kişinin fikirleri ve yazdıkları ayrı!”, “özel yaşamında yaptıkları ayrı!” mıdır? Hani halk arasında söylenir ya “doktorun dediğini yap yaptığını yapma diye! Ben de sorunun cevabını gerçekten merak ediyorum. Yazarın kendisi ve yaşam şekli yazdıklarından ne kadar önemlidir?

Bu konuda geçen yaz okuduğum bir kitap bu konudaki düşüncelerimi ve sorgulamalarımı

daha da artırmıştı.

 

          Sözünü ettiğim kitabı, kitapçılardaki çok satanlar rafında gördüğümde kapağı ilgimi çekmiş bununla birlikte sırf kapağı güzelmiş diye bir kitap almak istememiştim, Daha sonra bir dergide hakkında bir yazıya rastladım. Orada anlatılanlar merakımı artırmıştı. Tam da okumak isteyeceğim türden bir kitap olduğunu düşündüren bu yazı sayesinde kitabı hemen sipariş etmiş gelir gelmez ilk 107 sayfasını bir oturuşta okumuştum. İthaki yayınlarından çıkan bu kitabın adı ‘Sarı Yüz’! Yayın dünyası ile ilgilenenler için ilgi çekici bir konusu olduğunu söylemeliyim. “Yazar mı satar yoksa kitap mı?” konusunu derinlemesine işleyen bir roman.

          Günümüzde hemen herkesin her şeyi sormaya başladığı yapay zeka, "Edebiyatta ve sanatta yazı mı önemlidir yoksa yazar mı sorusunun tek bir doğru yanıtı yoktur; eser kalıcılık ve etki gücüyle öne çıkarken, yazar da o metne ruhunu, birikimini ve özgün sesini veren yaratıcı güçtür." diyor.

 

          Peki bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Yazarın adı sanı, nereli olduğu ve nasıl bir yaşamı olduğu sizin bir kitabı okuyup okumamanızı ya da kitapla ilgili değerlendirmelerinizi etkiler mi?

DİĞER YAZILARI Öykü akşamında köpüklü bir kahveye ne dersiniz? 01-01-1970 03:00 Lohusalık 01-01-1970 03:00 Annelerin hoşlanmadığı şeyler 01-01-1970 03:00 Bir zamanlar ‘gün’ varmış: Kek kokan evlerden çocuk kafelere 01-01-1970 03:00 'Anne olunca anlarsın!'dan ne anladık?  01-01-1970 03:00