Özgür Özel: “Bunlar Foncudur, Vurguncudur, Faizcidir, Tefecidir; AK Parti’nin ‘AK’ Dediği Ne Varsa Kara Çıkmıştır”

Özgür Özel: “Bunlar Foncudur, Vurguncudur, Faizcidir, Tefecidir; AK Parti’nin ‘AK’ Dediği Ne Varsa Kara Çıkmıştır”

“İKTİDAR SORUNLARI ÇÖZMEK BİR YANA GELİP DERDİ BİLE DİNLEMEKTEN ACİZ”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin Toplu Açılış ve Temel Atma Törenine katıldı. Burada konuşan YENİ Parti lideri Özel, “Denizli’nin güzel insanları, emeğin ve alın terinin, üretimin şehri Denizli. Horozuyla sabahı müjdeleyen, zeybeği ile meydanları titreten, bu güzel pazar gününde bu koca bulvarı baştan aşağıya 10 binlerle dolduran Denizli, hepinize merhaba. Hepinize selam olsun. Bugün buraya yeni eserleri açmak, yeni hizmetlerin temelini atmak, Denizli’nin yarınlarına yakışır yeni hizmetlerin müjdesini vermek üzere geldik. Bugün sabah memleketin Manisa’daydım. Oradan Denizli ile komşunuz olan Buldan’la Sarıgöl’ümüzde üzüm üreticilerinin sorunları ile ilgili bir miting yaptık. Ardından da memleketim saydığım, kapı komşumuz ve can dostlarımın olduğu, can dostlarımın ilçelerimizde, ilçe başkanı olarak, il başkanı olarak, tüm ilçelerde neredeyse belediye başkanı olarak ve Büyükşehir Belediye Başkanı olarak sizlere hizmet ettiği Denizli’de bulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi. Özel, şunları söyledi:

“FERDİ VE NURİ BAŞKAN İLK DÖRT BAŞKAN ARASINA GİRDİ”

“Bugün bizim için duygusal bir gün. Buraya bugün sabah saatlerinde can kardeşim rahmetli Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Hanım geldi, törende birlikteyiz. Birazdan Ferdi Zeyrek adına ölümünden sonra planlanmış, inşaatına başlanmış çok önemli bir eserin birlikte açılışını yapmak üzere burada olacağız. Ferdi, Nuri Başkanımız gibi… Partimizin il başkanlığından büyükşehir belediye başkan adayı yaptığımız, hem partili kimliğiyle önde, hem kentle barışık kimliğiyle kentin konuştuğu dili konuşan, kendi kullandığı cümleleri kullanan, kentin beklentilerinin böyle duyarak ya da birtakım beklenti anketlerinden değil kendi komşusundan, kendi akrabasından, sokaktaki esnaftan kendi dinleyen, kentin kaynaklarını oraya en uygun şekilde aktaran iki genç belediye başkanımızdan biri Ferdi’ydi, biri Nuri’ydi. Bundan önceki il seçiminde bir önceki partimizde Ferdi Başkan’ı önce il başkanı seçmiş, dört ay sonra da Cumhuriyet tarihinde ilk kez Manisa’yı kazanmış, yüzde 6 oy da aldığımız Manisa’da, hep birlikte yüzde 60 oy almıştık. O gece ‘Türkiye’de rekoru kim kıracak?’ diye bir merakımız vardı. ‘Ekrem Başkan mı? Mansur Başkan mı? Yoksa Vahap Başkan mı?’ Ekrem Başkan, Mansur Başkan ve Vahap Başkan kendi oylarını aşan oylar alırken, Ferdi Başkan ile Nuri Başkan ilk kez aday oldukları yerde o ilk dördün arasına girmiş ve yüzde 50’nin üzerinde oylarla şehirlerini kazanmış, daha sekiz-dokuz aylık beklentinin çok çok üzerinde memnuniyet anketlerinde Türkiye’de ilk iki sıraya almayı başarmışlardı. Maalesef Allah onu bizden çok seviyormuş, yanına aldı. Evlatları, Manisamız ve kardeşleri bizler ondan mahrum kaldık. O günlerde dostlukları ile hep birlikteydiler. Acılı günümüzde birlikte ağladık. O gün bugündür de ne zaman Ferdi’yi özlesek gelir, Denizli’de Nuri Başkan’a, değerli İl Başkanıma, Denizli’nin belediye başkanlarına kendi arkadaşımız, evladımız gibi sarılırız. O yüzden bugün burada olmak benim için herhangi bir şehirde olmaktan farklı, kendi memleketinde olmaktır.” 

“DİLE KOLAY, 31 PROJENİN AÇILIŞINI YAPACAĞIZ”

“Bugün burada 31 projenin açılışını yapacağız. Dile kolay, önümde var ama saymakla bitmez. Değerli sunucu arkadaşım hızlı hızlı saydı, nefesi kesildi, anca bitirdi. 17 tane projeye temel atacağız. Bu, fevkalade mühim. Ayrıca biraz önce Nuri Başkan’ın da müjdelediği 20 tane yeni projeyi başlatacağız. Bugüne kadar yapılanları dışarıdan gelip Denizli’ye ben anlatacak değilim. Ama insan gördüğünde dönüp bakacak rakamlar var önümde. Ya yanlışlık olmasın; 416 bin ton sıcak asfalt ya da 3 milyon metrekare alana beton parke döşemesi, 540 kilometre alanda sathi kaplama. Peşi sıra kent lokantaları, sekiz mahallede kreş, emekli evleri, çiftçilere 134 bin zeytin fidanı, 963 bin litre mazot desteği, 47 bin metre tarımsal sulama borusu desteği, ‘Besicilere? desen 50 bin çuval yem desteği, 750 üreticiye koyun-koç desteği, 10 bin üreticiye 2 milyon kilo gübre desteği, 13 bin öğrenciye düzenli beslenme çantası katkısı, 5 bin haneye Horoz Kart’la düzenli ayni ve nakdi destek ve emeklisinden yeni doğanına, öğrenci bursundan aşevlerine saymakla bitmeyen hizmetler… Gördüğümüz rakamlar, bu büyüklük, bu hizmet ve iki yılda katedilen bu mesafe için Büyükşehir’in memurundan işçisine, yöneticisinden müdürüne, genel sekreterine ve Büyükşehir Belediye Başkanımıza yürekten alkışlarınızı istiyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Bugün 7,5 milyar liraya malolmuş 31 projeyi açacağız. 2,7 milyar liralık projelerin temelini atacağız ve 6 milyar lira yatırım yapılacak olan 20 projenin müjdesi verildi. Toplam, 68 yatırım. Toplam maliyeti, 16,2 milyar lira. Muazzam bir büyüklük. Birazdan teker teker sayılacak 31 tane muazzam eser. Bundan dolayı temeli atılanların bir an önce bitmesini, müjdesi verilenlerin hızlı hayata geçmesini ve bugün açılışı yapılacak olanların da Denizli’miz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.”

“SİYASİ İKTİDAR İSE ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMIYOR”

“Belediyelerimiz, sağ olsunlar hem merkezdeki ilçe belediyelerimiz hem dışarıdaki ilçe belediyelerimiz, Büyükşehir Belediyemizle uyum halinde harikulade işler yapıyorlar. Biz hepsinden razıyız. Belediye çalışıyor, başkanlar çalışıyor, Denizli halkına hizmet ediyor. Ancak siyasi iktidar ne yazık ki üzerine düşeni yapmıyor. Denizli sanayisi artan maliyetler nedeniyle can çekişiyor. Değerli milletvekilimiz, Sanayi, Ticaret Odaları’nda emeği olan Şeref Başkanımız, Meclis zemininde Denizli’deki yatırımcının zorluklarını, ihracatçının zorluklarını, bunun nasıl istihdam sorunu, işsizlik sorunu yarattığını Denizli’nin hem sanayi üreticisinin hem tarım üreticisinin sorunlarını dile getiriyor, çözüm önerileri için partimizin çözüm reçetelerini gerek Denizli ziyaretimizde iş dünyasıyla, gerek köy ziyaretlerimizde, gerekse Meclis zemininde komisyon ve genel kurul safhalarında sürekli dile getiriyoruz. Denizli Sanayi Odası’nın verilerine göre dört yılda 20 bin kişinin işsiz kaldığı, aileleriyle birlikte 80 ile 100 bin Denizlili’nin bu krizden doğrudan etkilendiği bir sürecin içindeyiz. Düşük kur, yüksek faiz politikası iş insanlarını çıkmaza sokuyor, yatırım yapmayı imkansız kılıyor, ihracatçıyı ise zarara sürüklüyor ve çok ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakıyor. Karşılıksız çekler, peşi sıra konkordato ilan eden firmalar, şehrin en büyük sorunu. Finansmana erişimin önündeki engeller ve zorluklar bir türlü aşılamıyor.”

“ÜZÜMÜN KESİLDİĞİ DÖNEMİ YAŞIYORUZ”

“Çiftçilerimiz tarihin en zorlu dönemindeler. Biraz önce söyledim, Manisa’dan, Sarıgöl’den geliyorum, üzüm üreticisinin geçen sene 35 lira, 40 liraya sattığı üzüme 10 lira, 15 lira fiyat verildiği, kuru üzüm fiyatının çok geç açıklandığı ve geçen seneki 135 liralık fiyatın çok gerisinde, hem de numara oyunlarıyla, firelerle 60, 70, 80 liralara insanların en iyi kalitedeki üzümlerinin ellerinden alındığı, gelinen bu noktada sofralık yaş üzümün, maalesef geçen sene 40 liraya satılan üzümün 10 liraya, 15 liraya alıcı bulamadığı, insanların bebeği gibi büyüttüğü, çocuğu gibi baktığı bağlarına, bazen çocuğuna ilaç alamayıp bağına ilaç atanların, evine erzak alamayıp bağına gübre atanların şimdi emeklerinin karşılığını alacağı günde üzümlerini satamayıp fabrikanın önlerinde bekleyip, derelere döktüğünü, son günlerde asmadan üzümün dibine kesilerek büyük bir zararın artık çürümekte olan üzümlerin toprağa kavuşturulduğu, adeta evlat gibi bakılan üzüm bağlarının evladını toprağa veren bir babanın gözyaşlarıyla üzümün toprağa, dibe kesildiği günleri yaşıyoruz. Maliyetler yüksek. Ayrıca üzümde, elmada, kekikte Denizli’ye özel sorunlar da var ama bu iktidar bu sorunları çözmek bir yana gelip derdi bile dinlemekten aciz. Tüm bu yüzden artık Türkiye, Avrupa’nın en yüksek faizlerine, en yüksek enflasyonuna, en yüksek gıda enflasyonuna sahip ülke. Avrupa’nın en yoksul ülkesi haline gelmiş durumda. İşte AK Parti’nin bizi getirdiği nokta budur.”

“KİMSE BU İKTİDARA MAHKUM YA DA MUHTAÇ DEĞİLDİR”

“Denizli’nin AK Partilisi, MHP’lisi, YENİ Partili’nin düşmanı değildir. Aksine komşusudur, akrabasıdır, canı ciğeri hemşerisidir. Kimse bu iktidara kötü olsun diye oy vermemiştir. İyi olsun denmiş ama bu hallere düşüşmüştür. 23 bin 500 liralık emekli maaşı, emekliye reva değildir. Yıllarca elleri nasırlaşmış, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş, ‘Sen emekli ol, yeter çalıştığın, biz sana bakarız’ denmiş. Ve tarihin en büyük vefasızlığıyla iktidara gelindiği gün 8 çeyrek altın alabilen emekliye 2 çeyrek altını zor olacak emekli maaşına geriletmiş durumdadır. Bu şartlar altında kimse bu iktidara mahkum ya da mecbur değildir. Sonuçta bir seçim yapılacak. 31 Mart 2024 seçimlerini hatırlatırım. Nuri Başkan kazandığında, ‘Biz kazandık ama Denizli kaybetmedi. Denizli’de kimse kaybetmedi’ demiştik. O günden bugüne yapılan bu hizmetler, kazandırılan bu eserler, yapılan yeni projeler kimseyi Nuri Başkana verdiği oya pişman etmemiş, hatta belki de oy vermeyenleri pişman etmiştir. Hal böyleyken bundan sonrası için yapılacak seçimi biz kazanacağız ama kimse kaybetmeyecek. Emeklisi kazanacak, asgari ücretlisi kazanacak, çiftçisi-bağcısı kazanacak, hayvancılıkla uğraşanı kazanacak, esnafı kazanacak, memuru kazanacak. Gençler gelecek umutlarını yeniden kazanacaklar. O yüzden kimse korkmasın. Elbette biz kazanacağız ama kimse kaybetmeyecek. En çok da Denizli kazanacak.”

“HIRSIZ YAKALANMAZSA SEFA SÜRECEK, YAKALANIRSA TÖVBE HESABINA…”

“Bu iktidarın hiç şüphe yok ki artık ne kendisine, ne Denizli’ye, ne Ege’ye, ne memlekete bir faydası kalmamıştır. Sadece ve sadece fon vurguncularına çalışan, ortaya çıkan pisliğin üstünü örtmeye çalışan, suçluları cezalandırmak yerine tövbe hesapları açıp ‘Sen çaldığın parayı getir, koy. Biz seni cezalandırmayacağız’ diye kendilerine uygun bir düzen kuranlarla karşı karşıyayız. Buradan Denizli’nin AK Partililerine sesleniyorum. Bugün bankada birisi bankanın parasını çalsa, yakalanmasa, o günaha girse, yakalanınca ‘Gel, parayı geriye bırak. Sen işine devam et’ denir mi? Ekmek çalanın, baklava çalanın, çocuğu için, nefsine uyup baklava çalanın 15 yıl hapis yattığı yerde 2 milyar lira çalan eski Bakan, Tayyip Erdoğan’ın ‘Evladım, kızım’ dediği Genel Başkan Yardımcıları, baştan sona atadığı bütün yöneticiler, AK Parti’nin bürokrasisi, AK Parti’nin siyasetçileri… ‘Kimse görmeden günahını cami avlusuna bırak, tövbe hesabına koy, biz seninle uğraşmayacağız.’ Böyle bir hukuk düzeni yoktur. Buna AK Partililer de MHP’liler de burunlarından solumaktadır. Hırsız yakalanmazsa sefa sürecek, yakalanırsa tövbe hesabına koyacak, yine hayatına bakacak. Böyle bir düzen yoktur. Vatandaşa uygulanan kural, AK Parti’nin üst düzeyine gelince cezasızlığa dönemez. Geçmişte ayakkabı kutularıyla yakalanan bakanları affedenleri bu sefer bu millet affetmeyecek, affetmeyecek, affetmeyecek. 1,5 ay geçti üzerinden. Hesap soran yok. Aksine birilerini kurtarmaya çalışan var. Millet perişan herhalde. AK Parti’nin saadet zinciri işlemiş, millet parayı götürmüş, suçüstü yakalananlara da kurtuluş yolu, çıkış kapısı bulunmuştur. Recep Tayyip Erdoğan hala bu soygunu yapanların sıralı, tam listesini gizlemekte, açık etmemektedir ve her birini kendisinin atladığı, bir yerlere getirdiği kişilere ‘Ne yapalım nefsine uymuş’ demektedir. Mağdurlara son darbeyi Meclis’ten geçirdikleri yasayla vurdular. Paraları ödememek için yeni yeni usuller uydurdular. Suçluları korumak için yeni yeni yöntemler geliştirdiler. Biz ilk günden önerimizi sunduk. Bu vurgunu yapanlardan bunun hesabını sonuna kadar soracağız, sonuna kadar tahsil edeceğiz. Dünyanın öbür tarafına da götürseler uluslararası anlaşmalarla o paraları getirip mağdurların hakkını teslim edeceğiz. Bu işin bir başka çözümü yoktur. Ekrem Başkan’ın diplomasının iptali sonrası ‘Bu ülkede kimsenin tapusu, bankadaki parası, hisse senedi güvende değildir’ demiştik. Bu devletin verdiği evrak güvensiz olursa bu ekonominin düzelmesi imkan dahilinde değildir. AK Parti’nin kara düzeninde kimsenin canı da özgürlüğü de bankadaki parası da tarladaki ürünü de güvende değildir. Bunlar foncudur, vurguncudur, faizcidir, tefecidir. AK Parti’nin ‘ak’ dediği ne varsa kara çıkmıştır. AK Parti’nin kara düzenini değiştirmek Denizli’ye düşmektedir.” 

“MAHKEMEDEKİNDEN BETER ADALETSİZLİK GELİR VE VERGİDE”

“Biz son seçimlerde bu kara düzene karşı galip geldik. AK Parti’yi kurulduğu günden beri ilk kez biz hepimiz birlikte, hepinizle birlikte yendik. Türkiye tarihinin en büyük yerel seçim başarısını elde ettik. İşte o günden beri bir sivil darbe süreci ile karşı karşıyayız. Ne zaman ki belediyelerimizden memnuniyet yüzde 60 çıkmıştır, o gün bugündür bizimle uğraşan, tehdit eden, belediye başkanlarımızı ‘Ya hapse atıl ya bizim partimize katıl’ diye zorlayan bir zihniyet vardır. Cumhurbaşkanı adayımızı hapse attılar. Onlarca seçilmiş belediye başkanımızı, bürokratımızı tutukladılar. Seçimi kazanan ana muhalefet partisine yargı darbesi yaptılar. AK Parti’yi yenen kadroları herhangi bir Yüksek Seçim Kurulu kararıyla filan değil ha, kimse aldanmasın; aile mahkemesine bakması gereken bir medeni hukuk mahkemesinin yetkisiz kararıyla partinin dört kez üst üste seçilmiş Genel Başkanı’nı ve yöneticilerine… Bir olağan kongrede rakibini yenmiş, Genel Başkan’ı değiştirmiş. İki olağanüstü kongre yapmış. Mahallelerden başlayıp yeniden bir olağan kongre yapmış partinin yönetimini değiştirdiler. Sebep; bu iktidarın kendisinden sonraki iktidara darbesidir, bu Cumhurbaşkanı’nın kendisinden sonraki Cumhurbaşkanı’na darbesidir. Sebep; kurulduklarından beri ilk kez kaybedenlerin 47 yıl sonra birinci parti olan bizleri çekmemesidir. Sebep; Denizli‘ye nasıl çalışıyorsak sizlerin takdiriyle Türkiye’de yetki almamız ve Türkiye’deki bölüşüm ilkelerini değiştireceğimize olan inancımızdır. Bu ülkenin en büyük sorunu, mahkemeden beter adaletsizlik; gelir adaletsizliğidir, vergi adaletsizliğidir. Bunların hepsinin ortadan kaldırmak birinci vazifemizdir.”

“DARBEDEN SONRA SEL OLUP AKTINIZ BİZLERLE”

“Bunun için yola çıktık, darbeye uğradık. O günlerde İzmir’den sonra ilk olarak Denizli’ye bir cuma günü uğradık. Camiden çıktık, meydan doluydu sizlerle. Yürüdük, sel olup aktınız bizlerle. Bütün Türkiye ‘Denizli’deki o kalabalık’ dedi, başka bir şey demedi. Siz bize şunu dediniz. ‘Ya yeni bir yol bulacaksın, ya da yeni bir yol açacaksın. Ama iktidarı değiştirme umudunu benim elimden almayacaksın.’ Ben de o bankın üstünde size söz verdim. Dedim ki ‘Arkamız düşman gibi bir deniz, önümüz deniz kadar çok düşman. Ama gemileri yaktık. Bir yol bulacağız, yeni bir yol açacağız’ dedim. İşte o yeni yolun adı YENİ Parti olmuştur. Talimatını Denizli vermiştir, memleket vermiştir, Türkiye vermiştir. Kuruluş talimatını bu millet vermiştir. Partinin adını sokakta Denizli, Anadolu ve Trakya koymuştur, ‘YENi Parti’ demiştir. Parasını, bütçesini ‘Hayvanımın bir günlük sütünün parası helal olsun’ diyen, bize yollayan teyzem, küçük bir römork buğdayını YENİ Parti’ye bağışlayan amcam, 23 bin 500 liralık emekli maaşının 500 lirasını partiye postalayan emekliler oluşturmuştur. Hal böyle olunca bizim iş adamlarına, çıkar çevrelerine, uluslararası lobilere, Trump’lara, Barrack’lara borcumuz yoktur. Tek borcumuz milletimizedir. İktidar olarak ödeyeceğiz.”

“KİMSE UMUTSUZLUĞA KAPILMASIN; ÖLÜMDEN ÖTE YOL YOK”

“Onun için hiç kimse umutsuz olmasın, kimse yüzünü asmasın. Ölümden öte yol yok. Evladımızı, kardeşimizi gömdük geldik. Bugün adına tesisler açıyoruz. Birimizin düştüğü yerden öbürümüz kalkıyoruz. Kimseyi geride bırakmıyor, kimseyi yalnız bırakmıyoruz. Bu ülkenin umudunu bir avukat bürosunda en tepe katlarda kurulan AK Parti’nin kara düzeni değil, savaş meydanlarında kurulmuş bir partinin bugünkü temsilcileridir. YENİ Partililerdir. Sizlersiniz. Denizli’nin vatansever, bayrağını seven, ülkesini seven, Ata’sını seven tüm güzel insanlarına sesleniyorum. Ayrı gayrı olmayan, sizi yukarıdan bakmayan, kibirli olmayan, sadece ve sadece hizmet için, size hizmet için çırpınan kadrolar bu ülkeyi değiştirdiğinde en çok da bu iktidarın oy aldığı yoksullar, emekliler, emekçiler, çiftçiler rahat edecek. Denizli’deki doğru karar bugünleri getirdi. Türkiye’deki doğru karar hepimizi huzura erdirecek. YENİ Parti’nin kapıları ardına kadar açıktır. Denizli’nin tüm demokratlarını, Denizli’nin muhafazakârlarını, Denizli’nin milliyetçilerini, Kürt’ünü, Türk’ünü, Alevi’sini, Sünni’sini Denizli’deki tüm renkleri YENİ Parti kucaklamaktadır. YENİ Parti’ye üye olan benim kadar yeni, benim kadar eskidir. Bu partinin kıdemlisi, kıdemsizi yoktur. Milletin kurduğu parti, millete aittir. Üye olabileni üye olmaya, ama herkesi sandıkların başında yeni bir dönem için bir buluşmaya, bu iktidarı değiştirmeye, halkın iktidarını oluşturmaya, Ege’nin de Anadolu’nun da, Trakya’nın, batının da doğunun da yüzünü güldürmeye davet ediyorum. Denizli ki benim memleketimdir. İnsanları ki kardeşlerimdir, büyüklerimdir, dostlarımdır. Hepsine selam olsun. Ferdi’mizi unutmayanlara teşekkür ediyoruz. Hepinizi yürekten selamlıyorum. İyi ki varsın Denizli, hep var ol Denizli. Saygıyla selamlıyorum hepinizi.”