YSK mazbatalı CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gündeme ilişkin Medyascope'a değerlendirmelerde bulundu. Özel, 'butlan' yönetiminin uzlaşmak istemediği iddialarına yanıt verdi.
Özel "Biz ilk günden itibaren şunu söyledik: Anlaşabiliriz ama kurultayda anlaşabiliriz. Seçimsiz bir süreçte, zamana yaymakta anlaşamayız. Buna milyonların tepkisi var, sadece benim tepkim yok. Şöyle anlaşma olmaz, diyelim karşı taraf anlaşmada bizden yarım kilo et istiyor sadece. Ama yarım kilo et olarak kalbimizi istiyor. Cumhuriyet Halk Partisi’ne kurultay yaptırmamak, partinin kalbini sökmektir. Kanı beyne, organlara pompalayan o.
"KURULTAY YAPMAMAK İSTİYORLAR, NASIL VERELİM KALBİMİZİ?"
Şimdi uzlaşalım, biz uzlaşmada varız. Biz şunu söylüyoruz: ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ni ayakta tutun, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşünü engellemeyin.’ Onlar diyor ki ‘Ya biz çok bir şey istemiyoruz ki, koca CHP’den yarım kilo et istiyoruz.’ Ama o da kalbimiz, kurultay yapmamak istiyorlar. Nasıl verelim kalbimizi? Kurultay yapsınlar, gerisi onların olsun" ifadelerini kullandı.
"BİZİM TEMEL MOTİVASYONUMUZ..."
"Ayrı parti kurulursa dokunulmazlıkların kaldırılacağına yönelik iddialar da gündeme geliyor. Ayrı parti dokunulmazlıkların kaldırılmasını etkiler mi, siz bu ihtimali güçlü görüyor musunuz?" sorusuna Özel'in yanıtı şu şekilde oldu:
"Bizim temel motivasyonumuz ayrılmak değil, temel motivasyonumuz partimizi bir kurultaya götürerek seçilmişlerin yönettiği döneme dönmek. Çünkü bariz ki saray yargısının almış olduğu, Türkiye siyaset ve hukuk tarihinde görülmemiş bir kararla, altı yıl önce pandemide yapılmış bir kurultayın sonucuna götürüyorlar partiyi. Bu olacak iş değil. Şunu söyleyeyim, saray yargısının aldığı bir kararla yönetilen bir Cumhuriyet Halk Partisi’nden kimse ne muhalefet beklesin, ne direnç beklesin, ne de bu rejimin değiştirilebilmesini beklesin. O yüzden mutlaka, ben ya da seçilmiş bir genel başkan ve seçilmiş bir yönetimin görevin başında olması gerekiyor. Birincisi bu. Temel motivasyonumuz burada kalmak ve partimizi geri almak.
İkincisi, bir seçimde Kemal Bey’i yenmişim. İkinci, üçüncü, dördüncü seçimde de karşıma rakip çıkmamış. Geçerli oyların bütününü almışım. Eski delegeden almışım, yeni delegeden almışım. Parti tarihinde ilk kez delinmemiş bir anahtar liste yapmışız. Ecevit’in bile listeleri delinmiş, bizim delinmemiş bugüne kadar. Bu partinin birlik beraberliğe ne kadar önem verdiğini gösteren bir şey. İlkinde Kemal Bey’i yendim. İkinci, üçüncü kurultayı kazandım. Dördüncü kurultayda, CHP’li herhangi birisiyle yarışsaydık ve o kazansaydı; yeni kazanan başkanın ne günahı vardı da bu mahkeme kararıyla dört yıl önceki genel başkan geliyor? Bu akılla, mantıkla, zihinle savunulabilecek bir şey değil.
"AKIL ALIR BİR ŞEY DEĞİL, O YÜZDEN BİZ BURADA KALACAĞIZ"
Benim suçum son kurultayı kazanmak mı? Son kurultayda rakip çıkmamışlar, yarışmamışlar. Şimdi mahkeme kararıyla geliyorlar. E son kurultayda bir rakibim olsaydı o kazansaydı, bu mahkeme kararıyla Kemal Bey’le hiç teması olmayan rakibim niye genel başkanlığı kaybetsin de Kemal Bey gelsin? Akıl alır bir şey değil. O yüzden biz burada kalacağız.
Şöyle bir şey görüyorlar: CHP kendi içinde bir kavga halinde olursa, birbiriyle meşgul olursa iktidara tehdit olmaz. Ama CHP bu durumdan sıyrılır, ayrı bir parti kurarsa da büyük bir alternatif olabilir. Ona karşı da içeride dışarıda bu tip lafları duyuyorum: ‘Başka parti kurarlarsa dokunulmazlıklar kalkar, yargılanırlar.’
"BEN BUGÜNE KADAR HİÇBİR ŞANTAJA TESLİM OLMADIM"
Bu özgürlüğümüzle ülkemizi takas etmemizi öneren bir şantaj. Ben bugüne kadar hiçbir şantaja teslim olmadım. Bundan önceki şantajlara teslim olsaydık, belki butlan da gelmezdi. Bana ‘Akıllı ol, uslu dur, partinin başında otur’ diyorlardı. ‘Ekrem’i sat’ diyorlardı.
"ÖZGÜRLÜĞÜMÜZLE TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ TAKAS ETMEYE ÇALIŞIYORLAR"
Ben 10 yaşından beri bir arkadaşımı satmadım ama sonuçta Ekrem’i satmak bir arkadaşı satmak değil, Türkiye’nin geleceğini satmak. Bugün için Mansur Bey’i hedefe koyarlarsa, Mansur Bey’i satmak da Türkiye’nin geleceğini satmak. Yani AK Parti’ye karşı kazanabilecek kimi yalnız bırakırsak bu Türkiye’nin geleceğini satmak olur. Demek ki yeni parti kurmamızdan endişe edenler, özgürlüğümüzle Türkiye’nin geleceğini takas etmeye çalışıyorlar. Ben bunu kabul etmiyorum.
ÖZGÜR ÖZEL TUTUKLANIRSA NE OLUR?
"Diyelim yeni parti kuruldu ve Özgür Özel dokunulmazlığı kaldırılıp tutuklandı. Bu yeni partiyi kim sürdürecek?" sorusuna ise Özel, "19 Mart yaşandığında benden böyle bir performans kimse beklemiyordu. Ama bütün zor şartlar, bütün krizler kendi liderini ve kendi çözümünü yaratır. Ülkesini, partisini seven milyonlarca insanın bir adım önüne birisi çıkar. Orada benim bir endişem yok" dedi.
