Türkiye nasıl doğal depremler ülkesiyse aynı zamanda siyasal depremlerin de ülkesi. Bu gerçeği dikkate alarak siyaset yapmak, siyaset üretmek, bugüne ve geleceğe bakmak gerekiyor.

Bu bağlamda içinden geçtiğimiz dönemi şöyle özetleyebiliriz:

Kırılma ve karılma süreci!

YENİ Parti bu kırılma ve karılmanın ardından milletin şu kararıyla doğdu: Yeni bir toplanma yeri gerekiyor!

Millet toplanma yerinin liderinin Özgür Özel olmasına karar verdi. Özel bu sorumluluğu iki ayda 22 ile gidip milletin bağrından aldı taşımaya başladı.

Toplanma yeri adı üstünde insanların bir tehlikeden kaçıp can havliyle buluştukları, ne yapacaklarına burada karar verecekleri bir alan demek.

İşte bu alanın adı YENİ Parti!

***

Terörsüz Türkiye hedefli çerçeve yasaya ilişkin tartışma, bu ülkeye ne ölçüde barış getirecek ekseninden çıktı, YENİ Parti’nin sınav salonu oldu.

Bu doğaldır.

 

Neden?

Çünkü beklenti yüksek!

Mayıs ayı sonundaki büyük öfkenin büyük heyecana ve umuda dönüşmesi çok hızlı oldu. Toplumlara öfke kontrolü kadar, deyiş yerindeyse umut kontrolü de gerekli. Bütün umutlarını yitiren bir toplum, birden her şeyin çok kısa sürede iyiye gideceğine inanabiliyor.

Çerçeve yasa böyle bir iklimin ortasına düştü. YENİ Parti’ye dönük, çerçevesi oluşmamış sınırsız umutlar, birden cam çerçeve indirecek kadar olumsuz rüzgârlar estirdi.

Bu durum madalyonun bir yüzü.

Öteki yüzü ise şu:

Milletin kafasında şu aşamada başka bir toplanma yeri yok. Özgür Özel’e yönelik beklentiler devam ediyor. O nedenle 10 Ağustos oylamasına takılmamak, öncelikle ekime hazırlanmak gerek. 8 Ağustos günü “Barış bütündür” başlıklı yazımızı şöyle bitirmiştik:

YENİ Parti’den beklenti, sürecin parçası değil, seçeneği olmasıdır!

Bu önerme hâlâ günceldir.

Özel 10 Ağustos’ta durduğu yerin doğruluğunu anlatmaya çalışırken yani geriye bakarken iktidar bir sonraki hedefini açıkladı bile:

Yeni anayasa!

Mevcut anayasaya uymayan yeni anayasayı niçin ister?

Anayasanın kendisine uydurulması için!

Çerçeve yasa, bir çerçeveden daha fazlası! Şimdi asıl olan bu sürece hazır olmak.

***

Sık kullanılan şu söze hiçbir zaman inanmadık:

Köprüden önceki son çıkış!

Bu topraklarda çıkış bitmez!

Yeter ki o çıkışı arayan olsun, yeter ki o çıkış millete anlatılsın!

Şu söz de yaşamın her alanına uyarlanabilecek güzelliktedir:

Bir planınız yoksa başkalarının planının parçası olursunuz!

YENİ Parti örgütlenme alanındaki yeniliklerini sorunları çözme, sorunlara yaklaşma alanında da göstermeli.

Soralım:

Meclis’in gündemiyle milletin gündemi birbirinden kopmadı mı?

Soruyu yanıt olabilecek tamamlayıcı sorular soralım:

Bir ülkede Merkez Bankası beş yılda 17 kez enflasyon hedefi değiştiriyorsa ekonomi yaşamında barış olabilir mi?

Bir ülkede belediye başkanlığı faaliyetlerinden suç örgütü üretilirken terör örgütünü rehabilite etmek için iki yıl uğraşıp yasa çıkarılıyorsa toplumsal barıştan söz edilebilir mi?

Özgür Özel bir yandan bu sorulara karşılık bulmak bir yandan kendini ve partisini koruyup güçlendirmek durumunda. Sokakta, “Özel’i de tutuklarlar mı” diye sorulunca şu yanıtı veriyoruz:

- Çok zor çünkü o artık millette tutuklu!

Gelinen noktada Özel tutukluluğu da geçti.

O artık mahkûm!

Başarmaya mahkûm!

Ahmed Arif, “Anadolu” şiirini nasıl bitiriyor:

“Bir umudum sende

Anlıyor musun?”