Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davası için "mutlak butlan" kararı verdi.
Karara göre, CHP'nin 47 yıl sonra birinci parti olmasını sağlayan Özgür Özel ile yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılırken, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetimini yeniden göreve gelecek.
CHP, "Kararı tanımıyoruz" dedi. CHP Ankara İl Başkanlığı, parti üyelerine "Genel Merkez'de toplanma" çağrısında bulundu.
Kemal Kılıçdaroğlu ise kararın ardından yandaş yayın organına konuşarak, "Hayırlı olsun" ifadesini kullandı.
İŞTE "MUTLAK BUTLAN" KARARININ TAM METNİ
CHP'ye yönelik mutlak butlan kararının tam metni de paylaşıldı.
İşte o kararın tamamı...
Taraflar arasındaki genel kurul kararlarının iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen asıl davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/71 Esas sayılı dosyası yönünden; davacı Lütfi Savaş yönünden açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine, birleşen 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/72 Esas sayılı dosyası yönünden: davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas sayılı dosyası yönünden; davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas sayılı dosyası yönünden; davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyası yönünden; davacı Yılmaz Özkanat tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davacı Hatip Karaaslan tarafından açılan davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı asıl dosyada davacı ve birleşen dosyalarda davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı Hatip Karaaslan asıl davada, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10/02/2025 tarihli açıklaması ile 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen CHP Demokrasi ve Birlik Kurultayı özelinde irade fesadı ve suç kapsamlı eylemlere bağlı olarak soruşturma yürütüldüğü bilgisini edindiğini, kendisinin, en son yapılan İzmir İl Kongresinde kurultay delegesi olarak seçildiğini, halen de CHP üyesi ve kurultay delegesi olarak görev yaptığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının açıklaması sonrası birçok kurultay delegesi ile yapmış olduğu konuşmada; şu anki parti yönetimi ile yerel yönetim kademelerinde bulunan kişilerin seçim sonucunun değiştirilmesi için delegelere baskı yaptıkları, bavullarla getirilen dolarların pazarlıklar sonucunda otellerde delegelere dağıtıldığı, iPhone telefonlar ile iPad tabletlerin verildiğinin öğrenildiğini, daha ötesi oy karşılığı olarak evler, arabalar verildiği ve yine bazı delegelere iş imkanı sağlamak sözü verilerek seçim sonucunun değiştirildiğinin ikrar edildiğini, oy sayımı sırasında hukuka aykırı şekilde hileli işlemler yapıldığını, nitekim iptali istenen kurultayda oy kullanan bir kısım delegelerin ve yakınlarının İstanbul Büyükşehir Belediyesinde işe alındıkları ve yine birçok delegeye Belediye Başkanlıkları olmak üzere siyasi görev olarak sözler verildiğinin basına yansıyan haberlerle de sabit hale geldiğini, üstelik CHP'nin İstanbul'daki belediyelerince ihale verilen firmalar tarafından kurultay döneminde (ihale karşılığı) delegelere para akışı sağlandığı bilgisinin de yine basına yansıyan haberlerden net bir şekilde görüldüğünü, iptali istenen CHP Demokrasi ve Birlik Kurultayı ile ilgili bilgi ve belgeler getirtilip incelendiğinde, yüzlerce kurultay delegesinin iradesinin rüşvet olguları çerçevesinde değiştirilmiş olduğu halde 2 adaylı seçimin 18 oy farkla mevcut genel başkan lehine sonuçlandığının görüleceğini, bu irade fesadını gerçekleştirmiş olan ve bundan yarar sağlayan mevcut genel başkana verilen oyların 10 tanesinin (irade fesadına bağlı olunmaması halinde) diğer adaya verilmesi halinde seçimin ilk turda diğer aday lehine sonuçlanacağının da anlaşılmış olacağını, söz konusu kurultayın mutlak bir şekilde tüm sonuçlarıyla iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen CHP Demokrasi ve Birlik Kurultayının tüm sonuçları ile birlikte iptal edilmesini talep etmiştir.
Birleşen Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/71 Esas sayılı dosyasında davacı Lütfü Savaş, Cumhuriyet Halk Partisinin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen olağan kurultayında çeşitli şaibeler ve irade fesadı hallerinin gerçekleştiği ve bundan kaynaklı olarak suç kapsamlı bulunan eylemler üzerine soruşturma başlatılıp yürütüldüğünü Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10/02/2025 tarihli açıklaması ile öğrendiğini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan açıklamaya göre Ankara'da gerçekleşen Cumhuriyet Halk Partisi Kurultayında kurultay günü para karşılığı oy kullandırıldığı şeklinde yapılan ihbar üzerine soruşturma başlatıldığını, yapılan açıklama sonrası ara tırmalar neticesinde delegelere oy karşılığı ev ve arabalar verildiğini, konakladıkları otellere bavul bavul dolarlar getirilip delegelere dağıtıldığını, bazı delegelere iş imkanı sağlama sözü verilerek seçim sonucunun değiştirildiğini gördüklerini, yine sunulan basın çıktılarından görüleceği üzere davalının İstanbul'daki belediyelerince ihale verilen firmalar tarafından kurultay döneminde ihale karşılığı delegelere para akışı sağlandığının sabit olduğunu, yaptığı araştırmalar sonucu yürütülen soruşturmada, kurultaya irade fesadı hali karıştırılıp çeşitli rüşvetlerle kurultay sonucunun değiştirildiği özelinde birçok kişinin ifadesinin alındığı ve soruşturma dosyasında önemli delillerin bulunduğunun öğrenildiğini, 2 adayın bulunduğu seçimin yalnızca 18 oy farkla mevcut genel başkan lehine sonuçlandığının görüleceğini, irade fesadı halleri kapsamında suç işlenmeseydi 10 tane oyun mevcut genel başkana değil de diğer adaya verilmiş olması halinde seçimin diğer aday lehine sonuçlanacağı hususunun net bir şekilde görüleceğini ileri sürerek 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen Cumhuriyet Halk Partisi Demokrasi ve Birlik Kurultayının tüm sonuçları ile birlikte iptal edilmesini talep etmiştir.
Birleşen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/72 Esas sayılı dosyasında davacı Levent Çelik, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10/02/2025 tarihli açıklaması ile 04-05 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen CHP Demokrasi ve Birlik Kurultayı özelinde irade fesadı ve suç kapsamlı eylemlere bağlı olarak soruşturma yürütüldüğü bilgisinin edinildiğini, kendisinin en son yapılan İstanbul İl Kongresinde Kurultay Delegesi olarak seçildiğini, 04-05 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen kurultayda da delege olarak oy kullandığını, dolayısıyla dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu ileri sürerek 04-05 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen CHP Demokrasi ve Birlik Kurultayının tüm sonuçları ile birlikte iptal edilmesini talep etmiştir.
Birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas sayılı dosyasında davacı Kamile Bahar Önal, 4-5 Kasım 2023'de gerçekleştirilen CHP olağan kurultayında oy kullandığını, halihazırda da CHP üyesi ve delegesi olduğunu, kamuoyunun bilgisine de yansıdığı üzere 04-05 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan CHP olağan kurultayında, kurultay delegelerinin bir kısmının kaynağı belli olmayan paralar, verilen iPhone telefonlar, iPadler ve CHP'li belediyelerde işe alım taahhütleri sonucunda iradelerinin sakatlanarak suç işlenmiş olduğunun açığa çıktığını, bu durumun cumhuriyet savcılıklarına yansıması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmalar başlatılıp yürütüldüğü ve bu kapsamda 4-5 Kasım 2023'de gerçekleştirilen CHP olağan kurultayının iptaline yönelik ayrıca davalar açıldığının öğrenildiğini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/5366 sayılı soruşturması ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasına delil olarak dayandığını, delegelerin iradelerinin fesada uğratıldığını, sonucunda da Özgür Özel ve yönetiminin kurultayı kazanmasının sağlandığını, dolayısıyla suç kapsamlı irade fesadı halleri ile 4-5 Kasım 2023 tarihli Kurultay sakatlanmış olduğundan mutlak butlan halinin söz konusu olduğunu ileri sürerek 08/10/2023 tarihinde gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresinin ve kongrede alınan tüm kararların mutlak butlanla sakatlanmış ve yok hükmünde olmasından kaynaklı olarak öncelikle yok hükmünde olduklarının tespiti ve iptali ile mutlak butlanla sakatlanmış, yok hükmündeki 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultayın ve kurultayda alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptalini talep etmiştir.
Birleşen Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas sayılı dosyasında davacı Yılmaz Özkanat, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10/02/2025 tarihli açıklaması ile 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen CHP Demokrasi ve Birlik Kurultayı özelinde irade fesadı ve suç kapsamlı eylemlere bağlı olarak soruşturma yürütüldüğünü, şu anki parti yönetimi ile yerel yönetim kademelerinde bulunan kişilerin seçim sonucunun değiştirilmesi için delegelere baskı yaptıkları, bavullarla getirilen dolarların pazarlıklar sonucu otellerde delegelere dağıtıldığı, iPhone telefonlar ile iPad tabletlerin verildiğinin öğrenildiğini, evler, arabalar verildiği ve yine bazı delegelere iş imkanı sağlama sözü verilerek seçim sonucunun değiştirildiğinin ikrar edildiğini ileri sürerek 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen CHP Demokrasi ve Birlik Kurultayının tüm sonuçları ile birlikte iptal edilmesini talep etmiştir.
Birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyasında davacılar Hatip Karaaslan ve Yılmaz Özkanat, 4-5 Kasım 2023 tarihinde düzenlenmiş olan Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayı mutlak butlanla sakatlanmış ve yok hükmünde bulunduğundan, taraflarınca kurultayın yok hükmünde olduğunun tespiti og iptali ile tedbir kararları verilmesini talep ettiklerini, 4-5 Kasım 2023 tarihli CHP 38. Olağan Kurultayı mutlak butlanla sakat ve yok hükmünde bulunduğundan mevzuat ve hukukun bir gereği olarak 38. Olağan Kurultay öncesi görevde bulunan Parti Genel Başkanı ile Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin görev yetkileri geri döneceğinden 06/04/2025 tarihinde gerçekleştirilen CHP Olağanüstü Kurultayının yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptalini talep etmişlerdir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı, dava dilekçesinde hiçbir hukuki gerekçenin ileri sürülemediğini ve hiçbir delilin ortaya konulamadığını, davanın süresi içerisinde açılmadığını, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 121. maddesinde "Türk Kanunu Medenisi ile Dernekler Kanununun ve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri, siyasi partiler hakkında da uygulanır." şeklindeki düzenleme ile 5253 sayılı Dernekler Kanununa atıfta bulunulduğunu, Dernekler Kanununun 36. maddesinde de kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun hükümleri uygulanacağının belirtildiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda derneklerin genel kurullarında alınan kararların iptalini düzenleyen "Kararın İptali" başlıklı 83. maddesine göre kararın iptalinin kongrede alınan karar tarihinden itibaren bir ay en fazla üç ay içerisinde istenebileceğini, dolayısıyla davanın süresi içerisinde açılmadığını, kurultayın iptali istemi için öngörülen süre geçmiş bulunduğundan gerek zamanaşımı gerekse hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, mutlak butlan halinin bulunmadığını, dava dilekçesinde ileri sürülenlerin soyut iddia kapsamında olup hiçbir şekilde delil ortaya konulamadığını, kabul anlamına gelmekle birlikte kurultayda yapılan seçimlerin iptalinin adliye mahkemelerinden talep edilemeyeceğini, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 21. maddesine göre siyasi parti kongrelerinin seçim kurulları gözetiminde ve denetiminde gerçekleştirildiğini, Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayının 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştiğini, kurultayın, genel başkanın çağrısı üzerine belirlenen yer ve tarihte, ilan edilen gündemin görüşülmek üzere toplandığını, gündemde yer alan konuların, kurultay başkanlık kurulu seçimi, genel başkanın açılış konuşması, kurultay komisyonlarının oluşturulması, çalışma ve hesap raporlarının okunması, görüşülmesi ve oylanması, Kurultay Sonuç Bildirgesinin görüşülmesi ve oylanması, Genel Başkan Seçimi, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu asıl ve yedek üyelerinin seçiminden ibaret olduğunu, kurultayın ilan edilen gündeme göre başladığını, gündemde yer alan konuların tek tek görüşüldüğünü, Genel Başkan, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu seçimlerinin yapıldığını, seçim sonuçlarının kesinleştiğini, Siyasi Partiler Kanununda yapılan atıfla Türk Medeni Kanununun 83. maddesi uyarınca kurultayda alınan kararların iptali talep edilebilecek olmakla birlikte kurultayda yapılan seçimlerin iptalinin istenemeyeceğini, davanın süresinde açılmamış olması bir yana kurultayda gerçekleştirilen seçimlere ilişkin adliye mahkemelerinde iptal davası açma yolunun öngörülmediğini, kesinleşmiş seçim sonuçlarına karşı itirazda bulunulamayacağını, mahkemenin bu davalara bakmaya görevli olmadığını, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanununa göre bir siyasi partinin faaliyeti ya da iç düzenlemesi nedeniyle yargısal işlemin Anayasa Mahkemesince yapıldığını, Siyasi Partiler Kanununun, siyasi partilerin hangi karar ya da işlemleri nedeniyle adliye mahkemelerinde yargılama yapılacağını açıkça düzenlediğini, örneğin siyasi parti disiplin kurulunca alınan kararların bazıları ya da kongrelerin yapılışına ilişkin hangi mahkemede dava açılacağının açıkça düzenlendiğini, bu sınırlı olarak sayılan alanlar dışında kalan konularda açılan davalarda adliye mahkemelerinin davaya bakmasının, siyasi partilerin kuruluş felsefesine ve anayasal statüsüne aykırı olduğunu, Yargıtay'ın emsal kararlarında, kanunla mahkemelere bu görevin yüklenmediğinin izah edildiğini, emsal karara göre de davanın reddi gerektiğini, kurultayın tüm sonuçları ile iptal edilemeyeceğini, zira kurultayda sadece seçim yapılmadığını, çalışma ve hesap raporlarının okunup oylanarak karara bağlandığını, davacı tarafın kurultayda seçimlerden önce alınan hangi kararın iptal edilmesi gerektiğini ortaya koyamadığını, davacının kurultay delegelerinin oy değiştirdiği iddiasının, mahkemenin inceleme alanının dışında bir husus olduğunu, kurultayın (büyük kongre) siyasi partilerin en üst yetkili organı olup parti politikasına ilişkin siyasi kararların kurultayda alındığını, bu nedenle adliye mahkemelerinin siyasi kararları denetleyemeyeceğini, Siyasi Partiler Kanunu, her ne kadar Dernekler Kanununa atıf yapmışsa da partinin aldığı veya alacağı bir kararın adliye mahkemelerinde görüleceğine dair bir hükmün Siyasi Partiler Kanununda bulunmaması, Dernekler Kanununa yapılan atfın, sadece bu kanunda bulunmayan ve bu kanun hükümlerine aykırı olmayan maddelere ilişkin olması nedeniyle eldeki davada Dernekler Kanununun uygulanması imkanı bulunmadığını, eldeki dava ile CHP 38. Olağan Kurultayda alınan tüm kararların adliye mahkemelerince yargısal denetime açılmasının istendiğini, mahkemece alınacak kararın bir parti içi kararın denetlenmesi anlamı taşıyacağını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından siyasi partinin son olağan kurultayı ile ilgili soruşturma yürütüldüğü bilgisinin basına servis edildiğini, ancak soruşturma dosyası içeriğinde herhangi bir somut şikayet ya da delil bulunmadığını, davacı tarafın delegelere ev-araba vaat edildiği, delegelerin konakladığı otellere para götürüldüğü, telefon karşılığı oy istendiği şeklindeki iddiaları duyuma dayandırdığını ileri sürdüğünü, duyuma dayandırdığı beyanların iftira niteliğinde olduğunu, dava dilekçesinde kurultay ile ilgili ortaya çıkan şaibe iddiaları ile ilgili yürütülen soruşturma dosyasında, irade fesadı karıştırıldığına dair deliller bulunduğundan ve çeşitli rüşvetlerle kurultay sonucunun değiştirildiğine dair birçok kişinin ifadesinin alındığı ileri sürülmüş ise de, bahse konu soruşturma dosyasında dava dilekçesinin yazıldığı 14/02/2025 tarihi itibariyle bir kişinin ifadesinin alındığını, iki kişinin yazılı olarak beyanlarını sunduğunu, soruşturma dosyasında yer alan ifadelerin içeriğinde ne irade fesadı, rüşvet olgusu özelinde bir delil sunulduğunu ne de bu yönde bir beyanda bulunulduğunu savunarak davanın usulden, olmadığı takdirde esastan da reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; Türk Medeni Kanununun 83. maddesinde Genel Kurul kararlarının iptali istemi ile toplantıya katılan üyelerin karar tarihinden, toplantıya katılmayan üyelerin kararı öğrenme tarihinden itibaren bir ay içinde ve her halde karar tarihinden itibaren üç ay içinde mahkemeye başvurarak kararın iptalini isteyebileceğini belirterek kararın iptalini Genel Kurula katılma yeterliliğe olan üyelerin isteyebileceğinin düzenlendiği, genel kurul üyesi olmayan veya genel kurula katılma yeterliliği olmayan kişilerin genel kurulda alınan kararlara karşı mahkemeye başvuramayacağının anlaşıldığı, birleşen davacı Lütfü Savaş 04-05 Kasım 2023 tarihinde yapılan CHP Kurultayı delegesi olmasına karşın, CHP Merkez Yönetim Kurulunun 03/10/2024 tarihli kararı ile tedbirli kesin ihraç istemi ile Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edildiği, Yüksek Disiplin Kurulunun 11/12/2024 tarihli 2024/112 sayılı kararı ile kesin ihraç cezası aldığı anlaşılmakla partiden ihraç edilmiş olan davacının davalı siyasi partinin Genel Kurulun iptali talebiyle dava açma ehliyetlegen bulunmadığının anlaşıldığı, birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas, 2025/209 Karar sayılı dosyasının davacılarından Yılmaz Özkanat'ın, CHP Merkez Yönetim Kurulunun 10/03/2025 tarihli kararıyla tedbirli kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edildiği, Yüksek Disiplin Kurulunun 14/05/2025 tarihli 2025/172 sayılı kararı ile kesin ihraç cezası aldığı ve partiden ihraç edildiği görülmekle davacı Yılmaz Özkanat'ın 24/04/2025 tarihli dava dilekçesi ile açılan, birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas, 2025/209 Karar sayılı dosyası bakımından dava açma ehliyetinin bulunmadığından davacı Lütfü Savaş tarafından açılan birleşen davanın (Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/71 Esas 2025/174 Karar sayılı dava) ve davacılarından Yılmaz Özkanat'ın davacı olduğu birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas, 2025/209 Karar sayılı dosyası bakımından aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar vermek gerektiği, asıl dava ve birleşen davalar ile; Cumhuriyet Halk Partisinin 04-05/Kasım/2023 tarihli Olağan Kurultayının, 08/10/2023 tarihinde yapılan CHP İstanbul İl Kongresinin ve 06/04/2025 tarihinde gerçekleştirilen CHP 21. Olağanüstü Kurultayının yok hükmünde bulunduğunun tespiti ile iptali talep edilmiş ise de, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Siyasi Partiler Kanunu uyarınca Yüksek Seçim Kurulu tarafından görevlendirilen Sarıyer İlçe Seçim Kurulunun denetiminde, Sarıyer İlçe Seçim Kurulu tarafından kabul edilen, onaylanan og ilan edilen delegelerin katılımı ile 24/09/2025 tarihinde CHP İstanbul Olağanüstü İl Kongresinin yapıldığı, yapılan seçimde Olağan İl Kongresinde seçimi yapılan İl Başkanının, İl Yönetim Kurulunun ve İl Disiplin Kurulunun ayrı ayrı seçimlerinin yapıldığı ve yapılan seçim sonuçlarının ilgili İlçe Seçim Kurulu tarafından tasdik edildiği, Yüksek Seçim Kurulu tarafından görevlendirilen Çankaya 4. İlçe Seçim Kurulunun denetiminde, Çankaya 4. İlçe Seçim Kurulu tarafından kabul edilen, onaylanan ve ilan edilen delegelerin katılımı ile CHP 22. Olağanüstü Seçimli Kurultayının yapıldığı, 21/09/2025 tarihinde yapılan CHP 22. Olağanüstü Seçimli Kurultayında Parti Genel Başkanının, Parti Meclisi Üyelerinin ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin seçimlerinin ayrı ayrı yapıldığı, yapılan seçimlerin İlçe Seçim Kurulu tarafından tasdik edildiği, olağan İl Kongresinde ve Olağan Kurultayda seçimleri yapılmakta olan parti organlarının, davalı Siyasi Parti Olağanüstü İl Kongresinde ve Olağanüstü Kurultayında seçimlerinin yapıldığı anlaşılmakla davalı Cumhuriyet Halk Partisinin 04-05/Kasım/2023 tarihli 38. Olağan Kurultayının, 08/10/2023 tarihinde yapılan CHP İstanbul İl Kongresinin ve 06/04/2025 tarihinde gerçekleştirilen CHP 21. Olağanüstü Kurultayının iptal edilmesinden beklenen hukuki yarar bulunmadığı, davaların konusuz kaldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlıklı 331/1. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." denildiği, kanunun anılan hükmü gereği yargılama giderlerinin hangi tarafa ait olacağına karar verilebilmesi amacıyla kısaca tarafların haklılık durumunda değerlendirme yapılacağı, davanın; Cumhuriyet Halk Partisinin 04-05/Kasım/2023 tarihinde yapılan 38. Olağan Kurultayında kurultay öncesinde bir kısım delegelere menfaat temin edilmesi ve menfaat temin edilen delegeleri iradelerinin fesada uğratılması sebebiyle mutlak butlan yaptırımı uygulanarak yapılan kurultay ve kongrelerin iptal edilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davacı tarafça dava ve birleşen dava dilekçelerinde CHP 38. Olağan Kurultayına katılan bir kısım delegelere bir takım menfaatler temin edilmesi sureti ile iradelerinin fesada uğratıldığı iddia edildiğine göre incelenmesi gereken irade fesadı halinin TBK'nın 36. maddesinde düzenlenen aldatma fiili olduğu, görülmekte olan davada; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2024/5366 Soruşturma sayılı dosyası ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/53885 Soruşturma sayılı dosyasındaki tanık beyanlarına göre bir kısım delegelerin iradelerin fesada uğradığı iddia edilmiş ise de belirtilen soruşturma dosyalarında ve soruşturma sonrasında açılan ceza davası dosyalarında bulunan tanık beyanlarının incelenmesinde, bir kısım delegelerin 04-05/Kasım/2023 tarihinde yapılan 38. Olağan Kurultayı öncesinde çeşitli menfaatler edindiği beyan edilmiş ancak, söz konusu ifadeler incelendiğinde menfaat temin ettiği belirtilen delegelerin kongrede oy kullanma karşılığında pazarlık yaptığı, "size oy verirsek bana ne vereceksiniz" şeklinde talepte bulundukları, oy kullanma karşılığında çeşitli taleplerde bulunan delegenin iradesinin fesada uğratıldığından söz edilemeyeceği, menfaat temin eden kişilerin ahlaki davranmadıklarının değerlendirilebileceği, ayrıca seçime hile karıştırma iddiasıyla Siyasi Partiler Kanununun 112. maddesi uyarınca yargılanabilecekleri, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/5366 Soruşturma sayılı dosyasında düzenlenen iddianame ile sanıkların bir kısım delegelere menfaat temin etmeleri sebebiyle seçime hile karıştırdıkları iddiasıyla Siyasi Partiler Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile ceza davası açılmış olup, açılan davada delegelerin iradelerinin fesada uğradığına ilişkin kanaat edinilemediği anlaşılmakla açılan davaların kabulüne karar verilemeyeceği anlaşılmakla yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği takdir edilen vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı tarafa verilmesine karar verildiği gerekçesi ile asıl davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/71 Esas 2025/174 Karar sayılı dosyası yönünden; davacı Lütfü Savaş yönünden açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine, birleşen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/72 Esas 2025/136 Karar sayılı dosyası yönünden: davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas 2025/111 Karar sayılı dosyası yönünden: davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas 2025/158 Karar sayılı dosyası yönünden: davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas 2025/209 Karar sayılı dosyası yönünden: davacı Yılmaz Özkanat tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davacı Hatip Karaaslan tarafından açılan davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen dosya davacıları tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen dosya davacıları, öncelikle kamu düzeninin korunması için mutlak butlanla sakatlanmış 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay ile göreve gelen genel başkan Özgür Özel'in, Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin, Parti Meclisi Üyelerinin ve Yüksek Disiplin Kurulu Üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmaları ve 4-5 Kasım tarihli kurultay öncesi görevde bulunan genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki Parti Meclisi ve önceki Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin, nihai olarak verilecek karar kesinleşinceye kadar, tedbiren görevi üstlenmesine/göreve iadelerine karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemece asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve birleşen davaların reddine dair verilen kararın hem usul hem de esas yönlerinden kaldırılması gerektiğini, Cumhuriyet Halk Partisinin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultayı ve iş bu davadan kurtulmak kastıyla hukuka karşı hile yoluna başvurularak düzenlenen 6 Nisan 2025 tarihli 21. Olağanüstü Seçimli Kurultayı ile 21 Eylül 2025 tarihli 22. Olağanüstü Seçimli Kurultayının birlikte mutlak butlan-kesin hükümsüzlükle ve yoklukla tüm sonuçlarıyla batıl olduğuna karar verilmesini, hukuka aykırı olarak CHP yönetimini ele geçiren kurulların yaptığı tüm bireysel ve normatif işlemlerin yok hükmünde olduklarının tespiti ve gayri hukuki olarak yönetime gelenler tarafından bu davadan kurtulmak kastıyla ve hukuka ve usule aykırı olarak düzenlenen tüm mahalle, ilçe ve il kongrelerinin yok hükmünde olduklarının tespiti/iptalini, mevcut CHP yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve 38. Olağan Seçimli Kurultaydan önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulunun Cumhuriyet Halk Partisi yönetimini üstlenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemece, davalı parti yönetimince 6 Nisan 2025 ve 21 Eylül 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen olağanüstü kurultayların gerekçe gösterilerek davanın konusuz kaldığı sonucuna ulaşıldığını, ne var ki, bu değerlendirmenin hem usul hukuku ilkelerine hem de maddi hukukun temel kavramlarına açıkça aykırı olduğunu, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayının mutlak butlanla sakatlanmış olduğunu, bu kurultay sonucunda seçildiği iddia edilen genel başkan ve yönetim organlarının hukuken varlık kazanmasının mümkün olmadığını, Cumhuriyet Halk Partisi Tüzüğünün 48. maddesi hükümleri uyarınca, partiyi olağanüstü kurultaya götürme yetkisinin yalnızca hukuken geçerli biçimde seçilmiş genel başkan ve parti meclisi üyelerine ait olduğunu, ancak Özgür Özel og ekibinin, geçersiz bir kurultay sonucu "seçilmiş" olduklarından, partiyi olağanüstü kurultaya götürme hak ve yetkilerinden yoksun olduklarını, dosyaya sunulan, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararında da açıkça belirtildiği üzere 4-5 Kasım 2023 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayında gerçekleştirilen seçimlerin, democracy ve eşitlik ilkelerine aykırı şekilde yapıldığı, delege iradelerinin çeşitli menfaat ilişkileri karşılığında yönlendirildiğinin sabit hale geldiğini, kaldı ki, 38. Olağan Kurultayda yaşanan akçeli ilişkiler, irade fesadı halleri ve bu kapsamda ortaya çıkan suç teşkil eden fiiller sonucunda seçilen Özgür Özel ve yönetiminin, yalnızca yetkisiz değil, aynı zamanda hukuken yok hükmünde bir oluşum olduğunu, dolayısıyla, bu yönetim tarafından alınan olağanüstü kurultay kararları ile bu kurultayda alınan kararların tamamının da hukuka açıkça aykırı ve hükümsüz olduğunu, ayrıca, Özgür Özel'in olağanüstü kurultay kararını, hakkında açılmış olan "Kurultay İptali" davalarını bertaraf etmek amacıyla aldığının, kendi beyanları ve fiili süreçlerle sabit olduğunu, olağan kurultayın mutlak butlanla sakatlanmış olduğu olgusunu bilen mevcut CHP yönetiminin, bu durumu perdelemek amacıyla hukuka aykırı biçimde yeniden olağanüstü kurultay sürecini başlattığını, somut olayda, olağanüstü kurultay için imza toplama sürecinin 3 Eylül 2025'te başladığını ve 18 Eylül 2025'te sona ermesi gerekirken, süre dolmadan 21 Eylül 2025 tarihinin olağanüstü kurultay günü olarak ilan edildiğini, bu durumun, tüzüğün emredici 15 günlük süresinin ihlali anlamına geldiğini ve ağır bir usul hatası olduğunu, ayrıca, CHP Merkez Yönetim Kurulunun, Temmuz 2025'te 39. Olağan Kurultay takvimini resmen başlattığını, tüzüğün 43/6. maddesi uyarınca, olağan kurultay süreci başladıktan sonra olağanüstü kurultay çağrısı yapma yetkisinin yalnızca MYK'ya ait olduğunu, buna rağmen Özgür Özel'in, delegelerden topladığı imzalara dayanarak kurultay kararı almasının açıkça yetkisizlik teşkil ettiğini, üstelik kurultay kararı alındıktan sonra dahi delegelere baskı yapılarak imza toplanmaya devam edildiğini, bunun da sürecin ne ölçüde keyfi yürütüldüğünü gösterdiğini, HMK'nın 307. maddesi uyarınca, bir davanın konusuz kaldığının kabul edilebilmesi için, davaya konu edilen hukuki yararın fiilen veya hukuken ortadan kalkması gerektiğini, somut olayda, davanın açılmasına neden olan hukuka aykırılıklar ve sonuçlarının halen devam ettiğini, özellikle 4-5 Kasım 2023 tarihinde gerçekleştirilen 38. Kurultaydaki butlanın, sonradan gerçekleştirilen hiçbir işlemle ortadan kaldırılamayacağını, yerleşik içtihatlarda da belirtildiği üzere bir işlemin mutlak butlanla sakat olmasının, onun hukuk aleminde hiçbir sonuç doğurmamasını gerektirdiğini, sonradan yapılan işlemlerin bu sakatlığı ortadan kaldırmayacağını, mahkemenin "konusuzluk" kararının, kamu düzenine ilişkin bir davayı sonuçsuz bırakmak suretiyle, yargı erkinin temel işlevini ortadan kaldırdığını, dolayısıyla, 6 Nisan 2025 ve 21 Eylül 2025 tarihlerinde düzenlenen olağanüstü kurultayların, davanın konusuz kalmasına neden olabilecek nitelikte hukuken geçerli işlemler olabilme imkanının bulunmadığını, fiili ve hukuki yararın devam ettiği, kamu düzenine ilişkin butlanın varlığının ortadan kalkmadığı dikkate alınarak kararın kaldırılması ve davanın esasının incelenmesi gerektiğini, aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle "usulden" ret kararı verilmiş bir dosyada, işin esasına girilerek "hile bulunmadığına" dair değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, bu durumun, hem çelişkili gerekçe yasağına hem de kararların usule uygunluk zorunluluğuna açıkça aykırılık teşkil ettiğini, öte yandan, davacıların aktif dava ehliyetine sahip olmadıkları yönündeki değerlendirmenin de hukuken temelsiz olduğunu, zira dernekler hukuku ve parti içi yargılamanın temel ilkeleri uyarınca, üyelik statüsünün sonradan ortadan kaldırılması veya hukuksuz ihraç işlemleriyle dava ehliyetinin bertaraf edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle, yok hükmünde bir kurultayda seçilen yönetim organlarının, üyeleri ihraç ederek dava ehliyetini ortadan kaldırdığı iddiasının hukuken dayanaksız olduğunu, bu yönüyle mahkemece, hem aktif dava ehliyetinin varlığı hem de butlanın doğurduğu temel sonuçlar değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, mahkemece, bir yandan "aktif husumet yokluğu" gerekçesiyle usulden karar verilerken diğer yandan "hile olgusunun bulunmadığı" gerekçesiyle esasa girildiğini, bu durumun, kararı hem usul hem de esas bakımından sakatlar nitelikte olduğunu, ayrıca davanın konusuz kaldığına karar verilebilmesi için, davacının hukuki yararının tamamen ortadan kalkması gerektiğini, ancak somut durumda, parti içi demokrasi, yargı denetimi ve kamu düzenine ilişkin menfaatin halen mevcut olduğunu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianame ile ekindeki deliller ve Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, iddianamenin ağır ceza mahkemesine gönderilmesine ilişkin ancak sonradan kaldırılan gerekçeli kararında şüphelilerin, o dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve kurultayın divan başkanı olan Ekrem İmamoğlu'nun himayesinde, CHP'nin 38. Olağan Seçimli Kurultayının sonucunu etkilemeye yönelik olarak elbirliğiyle hareket ettikleri ve bu kapsamda suç işlediklerinin belirtildiğini, bu fiillerin neticesinde, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Seçimli Kurultayda Özgür Özel'in CHP Genel Başkanlığını kazandığının ileri sürüldüğünü, dava dosyasına kazandırılan deliller ile Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayının mutlak butlanla sakatlandığının açıkça sabit hale geldiğini, zira dosya kapsamındaki belgelerin, söz konusu kurultayda delegelerin iradelerini fesada uğratmak amacıyla yüzlerce delegeye kaynağı belli olmayan milyonlarca dolarlık rüşvetler verildiğini, bazı delegelere iphone marka telefonlar ve ipad tabletler dağıtıldığını, bir kısım delegeye ise konut temin edilerek iradelerinin yönlendirildiğini ortaya koyduğunu, bu nitelikteki fiillerin, kurultay sürecinin tarafsızlığını, dürüstlüğünü ve demokratik meşruiyetini bütünüyle ortadan kaldırdığını, delege iradelerini menfaat ilişkileriyle fesada uğratığını, böylelikle kurultay sonucunun doğrudan etkilendiğini ve seçim sürecinin bütünüyle sakatlandığını, daha evvel de belirttikleri üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianame ve ekinde yer alan deliller ile tefrik edilen dosyalarda yer alan deliller birlikte değerlendirildiğinde Cumhuriyet Halk Partisinin 38. olağan seçimli kurultayında Genel Başkan, Parti Meclisi (partinin karar organlarından) ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin seçimini etkilemeye yönelik divan başkanı ve erikleri tarafından birtakım delegelere ve yakınlarına yönelik maddi menfaat temini, (nakdi veya gayrı nakdi para dağıtımı, pahalı emtia dağıtımı, gayrimenkul dağıtımı) basın ve yayın organları aracılığıyla yanıltıcı bilgiyi alenen yayarak kamuoyunu ve delege iradesini sakatlamak, bir kısım kurultay delegelerine ve belirli derecede yakınlarına o dönem CHP yönetiminde olan belediyelerde ve ilk seçimde kazanılacak belediyelerde usulsüz olarak işe alınma vaadi gibi Siyasi Partiler Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Seçim Kanunu tarafından belirlenen bir takım suçlar işlendiğinin aşikar olduğunu, özellikle soruşturma neticesinde bir kısım şüpheliler bakımından soruşturmayla elde edilen deliller neticesinde düzenlenen iddianamelerle hem 38. Olağan Seçimli İstanbul İl Kongresini hem de 38. Olağan Seçimli Kurultay iradesini sakatlayan olguların ispatının sağlandığını, bu kurultaylarda yapılan seçimlerle ilgili olarak organize seçim yolsuzlukları yapıldığının Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmalarla ortaya konulduğunu, CHP gibi kamusal önemi tartışmasız bir partinin kurultay iradesinin organize şekilde gasp edilmesinin kamu düzenine aykırı olduğunu ve kamu düzenine aykırılığın 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 83. maddesine göre bir mutlak butlan-kesin hükümsüzlük sebebi olduğunu, söz konusu soruşturmaların selameti ve kamu düzeninin korunması bakımından mevcut CHP yönetiminin tedbiren görevden el çektirilmesini ve davanın her iki kurultay bakımından da kabulünü gerektirdiğini, CHP 4-5 Kasım 2023 38. Olağan Kurultayı ile bu kurultaydaki hukuka aykırılığı kanuna karşı hile yoluyla ortadan kaldırmak için düzenlenen ve bu yönüyle sakat olan 6 Nisan 2025 tarihli 21. Olağanüstü Kurultayı yönünden de mutlak butlan-kesin hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca 6 Nisan 2025 tarihli Olağanüstü Seçimli Kurultay kararının mevcut CHP genel başkanı tarafından mutlak butlanla batıl 38. Seçimli Olağan Kurultaya ilişkin iş bu davadan kurtulmak için kanuna karşı hile yoluna gidilerek toplandığını, söz konusu kurultayın amacının yargısal süreci etkisiz kılmak olduğunun bizzat kurultay kararı alan mevcut Genel Başkan Özgür Özel tarafından kamuya açık kaynaklarla şüpheye mahal bırakmayacak şekilde kamuoyu ile paylaşıldığını, yukarıda belirttikleri gibi yok hükmündeki 21 Eylül 2025 tarihli 22. Olağanüstü Seçimli Kurultayın da tıpkı 6 Nisan 2025 tarihli 21. Olağanüstü Seçimli Kurultay gibi mevcut yönetim tarafından hukuka karşı hile yoluna başvurularak iş bu davada dava sonucundan kurtulmak için; delegelerden kurultay çağrısında bulunmaları talep edilerek ve delegelerin genel merkez eliyle kurultay çağrısında bulunmak için organize edilerek düzenlendiğini, bu husus Özgür Özel'in kamuya açık beyanlarıyla sabit olduğu için bu kurultayın da 6 Nisan 2025 tarihli kurultay denemesinin akıbetine tabi olduğunu ve yok hükmünde olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf yolu ile kaldırılmasını talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/71 Esas, birleşen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/72 Esas, birleşen Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas, birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyalarında dava; mutlak butlan iddiasına dayalı 4-5 Kasım 2023 tarihli CHP 38. Olağan Kurultayının tüm sonuçları ile birlikte iptali, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas sayılı dosyasında dava; mutlak butlan iddiasına dayalı 08/10/2023 tarihinde gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresinin og bu kongrede alınan tüm kararların iptali ve 4-5 Kasım 2023 tarihli CHP 38. Olağan Kurultayının tüm sonuçları ile birlikte iptali istemine ilişkindir.
Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde;
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 29. maddesinde yer alan; "22 Kasım 1972 tarihli 1630 sayılı Dernekler Kanununun bu kanununa aykırı olmayan hükümleri, siyasi partilerin her kademedeki kongreleri için de uygulanır." hükmü, aynı kanunun 121. maddesinde yer alan "Türk Kanunu Medenisi ile Dernekler Kanununun ve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri siyasi partiler hakkında da uygulanır." hükmü ile Türk Medeni Kanununun "Kararın İptali" başlıklı 83. maddesinde yer alan "Toplantıda hazır bulunan ve kanuna veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan her üye, karar tarihinden başlayarak bir ay içinde; toplantıda hazır bulunmayan her üye kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her hâlde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebilir. Diğer organların kararlarına karşı, dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamaz. Genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlar saklıdır." hükümleri dikkate alındığında mutlak butlanla hükümsüzlük hukuki sebebine dayanılarak açılan iptal davalarında genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından;
Birleşen Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/71 Esas sayılı dosyasında davacı Lütfü Savaş'ın bu dosyada verilen, birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyasında davacı Yılmaz Özkanat'ın bu dosyada verilen karara karşı istinaf başvurusuna yönelik yapılan incelemede;
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, davacı Lütfü Savaş'ın 04-05 Kasım 2023 tarihinde yapılan CHP Kurultayı delegesi olmasına karşın, CHP Merkez Yönetim Kurulunun 03/10/2024 tarihli kararı ile tedbirli kesin ihraç istemi ile Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilerek Yüksek Disiplin Kurulunun 11/12/2024 tarihli 2024/112 sayılı kararı ile kesin ihraç cezası aldığı, davacı Yılmaz Özkanat'ın, CHP Merkez Yönetim Kurulu'nun 10/03/2025 tarihli kararıyla tedbirli kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edildiği, Yüksek Disiplin Kurulu'nun 14/05/2025 tarihli 2025/172 sayılı kararı ile kesin ihraç cezası aldığı ve partiden ihraç edildiği, adı geçen davacıların açmış olduğu birleşen davaların açıldığı tarih itibarıyla dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesi ile birleşen Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/71 Esas ve birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyalarında davacı Lütfü Savaş ve Yılmaz Özkanat yönünden açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmaması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin bu yöndeki vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, birleşen Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/71 Esas sayılı dosyası yönünden davacı Lütfü Savaş'ın, birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyası yönünden davacı Yılmaz Özkanat'ın istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl ve birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyasında davacı Hatip Karaaslan, birleşen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/72 Esas sayılı dosyasında davacı Levent Çelik, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas sayılı dosyasında davacı Kamile Bahar Önal, birleşen Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas sayılı dosyasında davacı Yılmaz Özkanat'ın istinaf başvurusuna yönelik yapılan incelemede;
Asıl ve birleşen tüm davalarda mutlak butlan iddiasına dayalı 4-5 Kasım 2023 tarihli CHP 38. Olağan Kurultayının tüm sonuçları ile birlikte iptali talep edildiği halde, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas sayılı dosyasında davacı Kamile Bahar Önal tarafından, mutlak butlan iddiasına dayalı 08/10/2023 tarihinde gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresinin ve bu kongrede alınan tüm kararların iptalinin de talep edildiği, mahkemece, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Siyasi Partiler Kanunu uyarınca Yüksek Seçim Kurulu tarafından görevlendirilen Sarıyer İlçe Seçim Kurulunun denetiminde, Sarıyer İlçe Seçim Kurulu tarafından kabul edilen, onaylanan ve ilan edilen delegelerin katılımı ile 24/09/2025 tarihinde CHP İstanbul Olağanüstü İl Kongresinin yapıldığı, yapılan seçimde Olağan İl Kongresinde seçimi yapılan İl Başkanının, İl Yönetim Kurulunun ve İl Disiplin Kurulunun ayrı ayrı seçimlerinin yapıldığı ve yapılan seçim sonuçlarının ilgili İlçe Seçim Kurulu tarafından tasdik edildiği, Yüksek Seçim Kurulu tarafından görevlendirilen Çankaya 4. İlçe Seçim Kurulunun denetiminde, Çankaya 4. İlçe Seçim Kurulu tarafından kabul edilen, onaylanan ve ilan edilen delegelerin katılımı ile CHP 22. Olağanüstü Seçimli Kurultayının yapıldığı, 21/09/2025 tarihinde yapılan CHP 22. Olağanüstü Seçimli Kurultayında Parti Genel Başkanının, Parti Meclisi Üyelerinin ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin seçimlerinin ayrı ayrı yapıldığı, yapılan seçimlerin İlçe Seçim Kurulu tarafından tasdik edildiği, Olağan İl Kongresinde ve Olağan Kurultayda seçimleri yapılmakta olan parti organlarının, davalı Siyasi Parti Olağanüstü İl Kongresinde ve Olağanüstü Kurultayında seçimlerinin yapıldığı anlaşılmakla davalı Cumhuriyet Halk Partisinin 04-05/Kasım/2023 tarihli 38. Olağan Kurultayının, 08/10/2023 tarihinde yapılan CHP İstanbul İl Kongresinin ve 06/04/2025 tarihinde gerçekleştirilen CHP 21. Olağanüstü Kurultayının iptal edilmesinden beklenen hukuki yarar bulunmadığı, davaların konusuz kaldığı gerekçesi ile asıl ve birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas, birleşen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/72 Esas, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas, birleşen Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas sayılı dosyaları yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Eldeki asıl ve birleşen davaların esasına etki edecek nitelikte bulunan;
Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas, 2025/441 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; asıl davada davacının Savaş Aras, birleşen Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/222 Esas sayılı dosyasında davacının Levent Çelik, asıl ve birleşen davalarda davalıların CHP Genel Başkanlığı ve CHP İstanbul İl Başkanlığı, asıl davanın konusunun 08/10/2023 tarihli CHP İl Kongresinin İptali, birleşen davanın konusunun 4-5 Kasım 2023 tarihli CHP Demokrasi ve Birlik Kurultayının ve 08/10/2023 tarihli CHP İstanbul İl Kongresinin iptali istemine ilişkin olduğu, mahkemece 11/09/2025 tarih ve 2025/176 Esas, 2025/441 Karar sayılı kararı ile asıl dava yönünden; 08/10/2023 tarihli İstanbul İl Kongresinin iptali talebine ilişkin davanın reddine, davalı CHP İstanbul İl Başkanlığı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/222 Esas sayılı dava yönünden; 08/10/2023 tarihli İstanbul İl Kongresinin iptali talebine ilişkin davanın reddine, 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. CHP Kurultayının iptali talebine ilişkin davanın, "aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1-ı ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verildiği, anılan karara karşı asıl ve birleşen davalarda davacılar ile CHP İstanbul İl Başkanlığı geçici heyeti Gürsel Tekin, Zeki Şen ve Erkan Narsap tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 17/12/2025 tarih ve 2025/1336 Esas, 2025/1693 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleşen davada davacı vekilinin sağlık sorunları nedeniyle 11/09/2025 tarihli duruşmaya katılamayacağını belirterek mazeretinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği, mazeret dilekçesinin ekinde 11/09/2025 tarihinde teşhisi bildirilen hastalığı nedeniyle 11/09/2025 tarihinde istirahatli olduğunu gösteren doktor raporuna yer vermek suretiyle mazeretini haklı nedene dayandırdığı, asıl ve birleşen davada davalı vekilleri asıl ve birleşen davada davacı vekilinin mazereti hususunda takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirdikleri, bu durumda mahkemece, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin 11/09/2025 tarihli oturum için bildirdiği mazeretinin yerinde olduğu kabul edildiği de gözetildiğinde ön inceleme duruşmasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiği, dolayısıyla, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin mazeretinin kabulü ile ön inceleme duruşmasının yokluğunda yapılmasına karar verilerek asıl ve birleşen davada davacıların ve vekillerinin yokluklarında tahkikat aşamasına geçilmesi, hazır bulunan asıl ve birleşen davalarda davalı vekillerinin beyanlarının alınması ve ardından karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı, bununla birlikte; 02/09/2025 tarihli ön inceleme tensip tutanağı ile tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmelerine, çıkarılacak davetiyede bildirilen ihtarları içeren davetiyenin asıl ve birleşen davada davacılar vekiline 07/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, taraflara tanınan açıklama yapma süresi dolmadan 11/09/2025 tarihli ön inceleme ve tahkikat duruşmalarının tamamlanarak karar verilmesinin de doğru görülmediği gerekçesi ile asıl ve birleşen davada davacıların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yargılamanın yeniden yapılması için dosyanın mahalline gönderilmesine, kararın niteliği gereği istinaf başvurusunda bulunanların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın kaldırılmasına dair verilen karardan sonra dosyanın Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2026/4 no.lu esasına kaydedildiği, davanın derdest olup duruşma gününün 04/06/2026 tarihine talik edildiği anlaşılmaktadır.
Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/582 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının K.H., mağdurların Cumhuriyet Halk Partisi ve Kemal Kılıçdaroğlu, müştekinin Lütfü Savaş, sanıkların Baki Aydöner, Cemil Tugay, Ekrem İmamoğlu, Erkan Aydın, Hüseyin Yaşar, Mehmet Kılınçaslan, Metin Güzelkaya, Nihat Yeşiltaş, Özgen Nama, Özgür Çelik, Rıza Akpolat ve Serhat Can E, suçun Oylamaya Hile Karıştırılmak Suretiyle 2820 sayılı Kanuna Aykırılık suçu olduğu, davanın derdest olup duruşma gününün 06/05/2026 tarihine talik edildiği, davaya esas Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/5366 Soruşturma no.lu 2025/37628 Esas, 2025/23782 İddianame no.lu iddianamesi ile müşteki şikayeti, tanık anlatımları, ihbarlar, MASAK Raporu, SGK, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, YSK, Çankaya 4. İlçe Seçim Kurulu, İstanbul Ticaret Odası ve diğer kurum yazışmaları, CD/DVD inceleme tutanakları, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü fezlekesi ile tüm dosya kapsamına göre; İstanbul Belediye Başkanı olan ve Cumhuriyet Halk partisi 38. Olağan Kurultayı Divan başkanı olarak görev yapan şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun organizesinde yukarıda isimleri yazılı diğer şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek 04-05/11/2023 tarihinde Ankara Spor Salonunda yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayında oy kullanan bir kısım kurultay delegelerine genel başkan adayı Özgür Özel lehine oy kullanmaları için; bir kısım delegeye para verdikleri, bir kısmına değişik il ve ilçelerde belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği adaylığı teklif ve taahhüt ettikleri, bir kısım delege ve yakınlarını CHP'li belediyeler ile bu belediyelere bağlı şirket ve iştiraklerinde işe yerleştirdikleri, bir kısım delege ve yakınlarına çok sayıda market alışveriş kartları dağıttıkları, kurultayda oy kullanan bu delegelerden kullandıkları oyların fotoğrafını cep telefonları ile çekerek kendilerine göndermelerini istedikleri, kurultay salonunda birinci tur oylama sonucunda ikinci tur oylamaya geçilmesini geciktirerek Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylıktan çekildiğine yönelik gerçeğe aykırı açıklamalarda bulundukları, bu şekilde kurultay delegelerinin iradelerini fesada uğratarak Genel Başkan Adayı Özgür Özel'in genel başkanlık seçimini kazanmasına yönelik faaliyet yaptıkları, bu haliyle şüphelilerin birlikte hareket ederek müsnet suçu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/254 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; asıl davada davacının Özlem Erkan, davalıların CHP Genel Başkanlığı, Mehmet Arslan, CHP İstanbul İl Başkanlığı, birleşen davada davacının K.H. Cumhuriyet Başsavcılığı, davalıların Aydın Karaaslan, Fahrettin Çırak, İnan Güney, Melda Tanışman Tutan, Niyazi Güneri, Özgür Çelik, Rıza Akpolat, Tülay Yavuz, Uğur Gökdemir, Veli Gümüş, CHP Genel Başkanlığı, CHP İstanbul İl Başkanlığı, davanın Dernek (Genel Kurul Kararlarının İptali İstemli) olduğu, mahkemece 21/11/2025 tarihli duruşmada, asıl ve birleşen dosyalarda CHP Genel Başkanlığı haricindeki davalıların dosyalardan tefrikine ve bu davaların ayrı birer esasa kaydedilmesine karar verilmiş olunmakla; asıl dosyadaki davalılar Mehmet Arslan and İstanbul İl Başkanlığının iş bu dosyadan tefrik edilerek mahkemenin 2025/374 Esas sayılı dosyasında yeni numara aldığı, mahkemenin dosyası ile birleşen İstanbul 41. Asliye Hukuk mahkemesinin 2025/268 Esas sayılı dosyasındaki davalılar CHP İl Başkanlığı, Aydın Karaaslan, Fahrettin Çırak, İnan Güney, Melda Tanışman Tutan, Niyazi Güneri, Özgür Çelik, Rıza Akpolat, Uğur Gökdemir, Veli Gümüş'ün dosyadan tefrik edilerek mahkemenin 2025/375 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği, 2025/374 ve 2025/375 Esas sayılı dosyaların duruşmalarının 05/03/2026 tarihine talik edildiği, 2025/254 Esas sayılı dosyasında davanın derdest olup duruşmanın 15/05/2026 tarihine talik edildiği anlaşılmaktadır.
İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/439 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının K.H., sanıkların Aydın Karaaslan, Fahrettin Çırak, İnan Güney, Melda Tanışman Tutan, Niyazi Güneri, Özgür Çelik, Rıza Akpolat, Tülay Yavuz, Uğur Gökdemir ve Veli Gümüş, suçun 2820 sayılı Kanuna Muhalefet suçu olduğu, davanın derdest olup duruşma gününün 09/06/2026 tarihine talik edildiği, davaya esas İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/53885 Soruşturma no.lu 2025/38976 Esas, 2025/25410 İddianame no.lu iddianamesi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilen ses kaydı ile bu ses kaydına ilişkin aldırılan bilirkişi raporu, şüpheli Veli Gümüş'ün kabul mahiyetindeki beyanı ile bu beyanlarla örtüşen HTS BAZ raporları, tanık beyanları ve bu beyanlarla örtüşen İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün Fezlekesi birlikte değerlendirildiğinde, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek 08/10/2023 tarihinde gerçekleştirilen Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı İl Kongresinde şüpheli Özgür Çelik'in desteklenmesi adına bir kısım delegelere para vermek, bir kısım delegelere ise yakınlarını Cumhuriyet Halk Partili belediyeler ya da bu belediyelere bağlı iştiraklerde işe sokmak vaadinde bulunmak suretiyle bir kısım Kongre Delegelerinin iradelerini fesada uğratarak, bir kısmı ile de işbirliği halinde yapılan seçim ve oylamaya hile karıştırdıkları iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 69/1. maddesinde "Siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir." hükmü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun "Siyasi Partilerin Vazgeçilmezliği ve Niteliği" başlıklı 4. maddesinde "Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olarak çalışırlar. Siyasi partilerin kuruluşu, organlarının seçimi, işleyişi, faaliyetleri ve kararları Anayasada nitelikleri belirtilen demokrasi esaslarına aykırı olamaz." hükmü, aynı yasanın "Parti İçi Çalışmaların Demokrasi Esaslarına Uygun Olma Zorunluluğu" başlıklı 93. maddesinde "Siyasi partilerin parti içi çalışmaları, parti yönetimi, denetimi; parti organları için yapılacak seçimler ile parti genel başkanlığınca, genel merkez organlarınca ve parti gruplarınca alınan kararları ve yapılan eylem ve işlemleri parti tüzüğüne, parti üyeleri arasındaki eşitlik ilkesine ve demokrasi esaslarına aykırı olamaz." hükmü düzenlenmiştir.
Öte yandan Türk Borçlar Kanununun "Kesin Hükümsüzlük" başlıklı 27/1. maddesinde "Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür." hükmü, yine Türk Medeni Kanununun 5. maddesinde "Bu kanun ve Borçlar Kanununun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler muvacehesinde; Anayasa'nın 69/1. maddesi gereği, siyasi partilerin faaliyetlerinin, parti içi düzenlemeleri ve çalışmalarının demokrasi ilkelerine uygun olacağı ve bu ilkelerin uygulanmasının kanunla düzenlendiği, 2820 Siyasi Partiler Kanununun 4. maddesi gereği siyasi partilerin kuruluşu, organlarının seçimi, işleyişi, faaliyetleri ve kararlarının Anayasa'da nitelikleri belirtilen demokrasi esaslarına aykırı olamayacağı, aynı yasanın 93. maddesi gereği siyasi partilerin parti içi çalışmaları, parti yönetimi, denetimi, parti organları için yapılacak seçimler ile parti genel başkanlığınca, genel merkez organlarınca ve parti gruplarınca alınan kararları ve yapılan eylem ve işlemleri parti tüzüğüne, parti üyeleri arasındaki eşitlik ilkesine ve demokrasi esaslarına aykırı olamayacağına dair kanunun emredici hükümleri, yine Türk Borçlar Kanununun 27/1 maddesinde belirtilen kesin hükümsüzlük halleri ve Türk Medeni Kanununun 5. maddesindeki düzenleme ile dosyaya celp edilen Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas, 2025/441 Karar sayılı dosyası, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/582 Esas sayılı dosyası, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/254 Esas sayılı dosyası, İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/439 Esas sayılı dosyası kapsamında toplanan deliller, ifade tutanakları ve resmi kurumlardan temin edilen bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; gerek 04-05/11/2023 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayı gerekse 08/10/2023 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı İl Kongresinin kanunun emredici hükümlerine aykırı olması nedeniyle mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) ile malul olduğu anlaşılmakla asıl ve birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyada davacı Hatip Karaaslan tarafından açılan, birleşen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/72 Esas, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas ve birleşen Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas sayılı dosyalarında davanın kabulüne, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultayının mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeni ile yapıldığı tarihten itibaren iptaline, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultayının mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeni ile iptaline karar verildiğinden bu tarihten sonra yapılan tüm Olağan ve Olağanüstü Kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların iptaline, 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultaydan önceki duruma dönülmesine, kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine aynen devam etmelerine, 08/10/2023 tarihinde gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresinin ve bu kongrede alınan tüm kararların mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeni ile iptaline, 08/10/2023 tarihli CHP İstanbul İl Kongresinden önceki duruma dönülmesine, kongre tarihinden önceki il başkanı ve parti il organlarının görevlerine aynen devam etmelerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir.
Asıl ve birleşen dosyalarda davacılar tarafından, kamu düzeninin korunması için mutlak butlanla sakatlanmış 4-5 Kasım 2023 tarihli Kurultay ile göreve gelen genel başkan Özgür Özel'in, Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin, Parti Meclisi Üyelerinin ve Yüksek Disiplin Kurulu Üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmaları ve 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesi DOSYADA bulunan genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki Parti Meclisi og önceki Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin, karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmeleri/göreve iadeleri yönündeki ihtiyati tedbir talepleri değerlendirildiğinde; HMK'nın "Yapılamayacak İşlemler" başlıklı 357. maddesinde yer alan "Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı ve 166 ncı maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesi istenemez, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz." düzenlemesi dikkate alındığında istinaf aşamasında yapılamayacak işlemlerin kanunda tahdidi olarak sayıldığı, ihtiyati tedbir kararı verilmesinin kanunda tahdidi olarak sayılan bu işlemlerden olmadığı anlaşılmakta olup kararın niteliği ve doğuracağı sonuçlar göz önüne alınarak asıl ve birleşen dosyalarda davacıların ihtiyati tedbir taleppeninin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; asıl ve birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyasında davacı Hatip Karaaslan, birleşen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/72 Esas sayılı dosyasında davacı Levent Çelik, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas sayılı dosyasında davacı Kamile Bahar Önal, birleşen Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas sayılı dosyasında davacı Yılmaz Özkanat'ın istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine ait kararın kaldırılmasına, asıl ve birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyasında davacı Hatip Karaaslan, birleşen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/72 Esas sayılı dosyasında davacı Levent Çelik, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas sayılı dosyasında davacı Kamile Bahar Önal, birleşen Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas sayılı dosyasında davacı Yılmaz Özkanat tarafından açılan asıl ve birleşen davalar ile ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1)- Birleşen Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/71 Esas sayılı dosyası yönünden davacı Lütfü Savaş'ın, birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyası yönünden davacı Yılmaz Özkanat'ın istinaf başvurularının HMK'nın 353/1/b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2)- Harçlar Kanunu gereğince birleşen Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/71 Esas sayılı dosyasında davacı Lütfü Savaş'tan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar ve ilam harcının adı geçen davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3)- Harçlar Kanunu gereğince birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyasında davacı Yılmaz Özkanat'tan yeteri kadar istinaf karar ve ilam harcı alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4)- Birleşen Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/71 Esas sayılı dosyasında davacı Lütfü Savaş ve birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyasında davacı Yılmaz Özkanat tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
5)- Asıl ve birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyasında davacı Hatip Karaaslan'ın, birleşen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/72 Esas sayılı dosyasında davacı Levent Çelik'in, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas sayılı dosyasında davacı Kamile Bahar Önal'ın, birleşen Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas sayılı dosyasında davacı Yılmaz Özkanat'ın istinaf başvurularının KABULÜ ile HMK'nın 353/1/b-3. maddesi uyarınca Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/10/2025 tarih ve 2025/66 Esas, 2025/428 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
6)- Asıl ve birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyada davacı Hatip Karaaslan tarafından açılan, birleşen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/72 Esas, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas ve birleşen Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas sayılı dosyalarında DAVANIN KABULÜ ile, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultayının mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle malul olduğunun TESPİTİ ile yapıldığı tarihten itibaren İPTALİNE, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultayının mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeni ile iptaline karar verildiğinden bu tarihten sonra yapılan tüm Olağan ve Olağanüstü Kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların İPTALİNE, 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultaydan ÖNCEKİ DURUMA DÖNÜLMESİNE, kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine AYNEN DEVAM ETMELERİNE, 08/10/2023 tarihinde gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresinin ve bu kongrede alınan tüm kararların mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle malul olduğunun TESPİTİ ile yapıldığı tarihten itibaren İPTALİNE, 08/10/2023 tarihli CHP İstanbul İl Kongresinden ÖNCEKİ DURUMA DÖNÜLMESİNE, kongre tarihinden önceki il başkanı ve parti il organlarının görevlerine AYNEN DEVAM ETMELERİNE,
7)- Asıl ve birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyasında davacı Hatip Karaaslan, birleşen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/72 Esas sayılı dosyasında davacı Levent Çelik, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas sayılı dosyasında davacı Kamile Bahar Önal, birleşen Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas sayılı dosyasında davacı Yılmaz Özkanat'ın ihtiyati tedbir taleplerinin KABULÜ ile mutlak butlanla sakatlanmış 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay ile göreve gelen genel başkan Özgür Özel'in, Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin, Parti Meclisi Üyelerinin ve Yüksek Disiplin Kurulu Üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına ve 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesi görevde bulunan genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin karar kesinleşinceye kadar TEDBİREN GÖREV ÜSTLENMELERİNE/GÖREVE İADELERİNE, İhtiyati tedbir kararının, gereği için Yüksek Seçim Kuruluna, Ankara İl Seçim Kuruluna, Çankaya 4. İlçe Seçim Kuruluna ve Ankara Valiliğine gönderilmesine,
8)- Asıl dava yönünden; Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından ilk derece yargılaması aşamasında yapılan tebligat ve posta gideri toplamı 5.032,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı vekil ile temsil edildiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
9)- Birleşen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/72 Esas 2025/136 Karar sayılı dosyası yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından ilk derece yargılaması aşamasında yapılan tebligat ve posta gideri toplamı 247,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı vekil ile temsil edildiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
10)- Birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas 2025/158 Karar sayılı Dosyası Yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından ilk derece yargılaması aşamasında yapılan tebligat ve posta gideri toplamı 167,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı vekil ile temsil edildiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
11)- Birleşen Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas 2025/111 Karar sayılı dosyası yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından ilk derece yargılaması aşamasında yapılan tebligat ve posta gideri toplamı 420,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı vekil ile temsil edildiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
12)- Birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas 2025/209 Karar sayılı dosyası yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı Hatip Karaaslan tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, davacı Hatip Karaaslan tarafından ilk derece yargılaması aşamasında yapılan tebligat ve posta gideri toplamı 40,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, davacı Hatip Karaaslan vekil ile temsil edildiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
13)- Asıl ve birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyasında davacı Hatip Karaaslan, birleşen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/72 Esas sayılı dosyasında davacı Levent Çelik, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas sayılı dosyasında davacı Kamile Bahar Önal, birleşen Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas sayılı dosyasında davacı Yılmaz Özkanat tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının istek halinde kendilerine iadesine,
14)- İstinaf yargılaması aşamasında asıl ve birleşen dosyada davacı Hatip Karaaslan tarafından yapılan 555,00 TL tebligat ve posta gideri ve 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.557,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı Hatip Karaaslan'a verilmesine,
15)- İstinaf yargılaması aşamasında birleşen dosyada davacı Levent Çelik tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı Levent Çelik'e verilmesine,
16)- İstinaf yargılaması aşamasında birleşen dosyada davacı Kamile Bahar Önal tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı Kamile Bahar Önal'a verilmesine,
17)- İstinaf yargılaması aşamasında birleşen dosyada (Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas) davacı Yılmaz Özkanat tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı Yılmaz Özkanat'a verilmesine,
18)- İstinaf yargılaması aşamasında asıl dosya davacısı Hatip Karaaslan tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı Hatip Karaaslan'a verilmesine,
19)- İstinaf yargılaması aşamasında birleşen dosya davacısı Hatip Karaaslan tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı Hatip Karaaslan'a verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 21/05/2026 tarihinde, oy birliği ile karar verildi.
