CHP’nin 38. Olağan Kurultay’la göreve gelen genç yönetimi; partiyi 6 ay içinde 47 yıl sonra Türkiye’nin 1. partisi ve önümüzdeki seçimlerin de tartışmasız iktidar adayı konumuna getirdi. Bu genç kadro; birisi 20 yıllık, birisi de 13 yıllık iki yenilmezi yendi. Yenilen ikili, kendilerini ikinci sıraya düşüren bu kadroya hınç besledi. Süreç içinde birisi ofis kurarak pusuda beklerken, öteki seçim kazananları devletin yasal güçlerini kullanarak görevlere başlamalarının daha ikinci yılında darmadağın etti. Bu gerçekliği; toplumun tüm kesimleri ve siyasetçiler yaşandıkça öğrendi.
Halk; bu iki yenilmezi yenenlerin arkasında buluştu. İki yenilmez, her gün yeni bir girişimde de bulunsa; halk, şimdilik sineceği, toplanacağı ve korunacağı bir korunak bulmuştu. Korunak; onlar için, Türkiye’nin kurucu ve son seçimlerin de birinci partisi olup, geleceğin iktidar adayı olabilen CHP olmuştu. Ağaç meyve veriyordu ve meyveli ağaç taşlanacaktı. Ortadaki durum; hem belediyeler üzerinden yaratılan yıpratma girişimleri, hem de mutlak butlan denilen siyasi olup hukuki kılıf giydirilen karar, günümüz Türkiye’sine ve Türk demokrasisin başına örülen çorap oldu. ‘Mutlak butlan’ kararı, önümüzdeki seçim dönemini veya demokratik yaşamımızı etkilemeyi sürdürecektir. Çünkü, karar üzerinde hukuki ilerleme görülmediğinden, yaratılan belirsizlikle partinin içi ve geleceğimiz biçimlendirilmektedir.
Durum şudur; parti içi siyasi erki elde eden bir zümre, parti dışı muktedir güçler bütünlüğünün amansız desteği ile parti içinde ve toplum gözünde yer tutmak için her şeyi yapmaktadır. Gülünç ya da şaşkın uygulamalarla hukuksuz işlemlerini sürdürmektedir. Buna karşılık toplumun tüm kesimleri ile partinin üyeleri, seçmenleri, sempatizanları ve cumhuriyet tutkunu yurttaşlar büyük heyecan ve kararlı bir tutum ve umutla, bekliyor arkasına karışacağı önderliği…
CHP ve demokrasimizin geleceğine yapılan siyasal mühendislik planı şöyle bir durumu ortaya çıkarıyor:
1. CHP’nin YSK mazbatası elinde olan genel başkanı Özgür Özel’in Olağanüstü Kurultay isteme nedeni, partinin 6 yıl içinde kurultayını yapmadığından seçime katılamayacağı kaygısına dayanmakta ve bu süre bu ay dolacaktır. Bu durum, YSK mazbatalı Özgür Özel için geçerli olurken, ‘bir şekilde sakatlandırılmış ‘38. Olağan Kurultay’ın iptali ile getirilen Butlan Yönetimi açısından görmezden gelinerek, mahkeme zamanı 3 yıl geriye götürdüğü gerekçesi ile aslında CHP’nin daha seçime katılmasını engellenemeyeceği 3 yılı varmış gibi değerlendirilecektir
2. Butlan yönetimi; böyle bir kaygıyı kendileri yönetimde tutuldukları sürece uygulanmayacağını bildiklerinden, iptal edilen ancak henüz hukuken sonuçlandırılmamış olan 38. Kurultay’ın yerine, yeniden 38. Kurultayı yapılması gerekeceği düşüncesi ile Sonbahar’da bu kurultayı yenileyerek partiyi ele geçireceği düşüncesindedir. O nedenle, iktidar adayı olan CHP onlar için önemli olmamakta, önemli olan onların partinin iktidarında (yönetiminde) olmalarıdır. Zamanın bolca kullanılması yönünde 38. Kurultay’ın sanki hukuken iptali kesinleşmiş gibi düşünüp, önlerindeki yaratılacak 3 yıllık süreci yönetimlerini pekiştirmek için kullanmak istemektedirler.
3. Eğer Yargıtay, Özgür Özel’in itirazı kabul edip, 38 Olağan Kurultay’ın iptali kararı olan mutlak butlanı kaldırırsa karar alt mahkemeler arasında gezdirme yapılarak parti seçimlere kadar iki parçalı olarak oyalanacak ve güçlü CHP yerine dağınık bir CHP rakip yapılacak.
4. Yargıtay’ın mutlak butlan kararını iptal etmemesi halinde ise Butlan Yönetimi’nin sürmesinin yolu açılacaktır. Bu süreçte; butlan yönetimi olağan kurultayı, yani yeniden yapılacak 38. Olağan Kurultayı yapmak için daha 3 yıl kazanırken, önümüzdeki genel seçime şu ortalıkta gözüken ‘gizli-açık’ butlan fırsatçılarını parti yönetimlerine ve milletvekili sıralarına yerleştirecek, o yerleşenlere de bu paye yeterli olacaktır.
5. Yargıtay, mutlak butlan kararını iptal ederse ve de ne zaman ederse etse bile Özgür Özel’in yönetime gelmesi halinde 6 yıl içinde 2. Kurultayın yapılmadığı gerekçesi ile CHP’nin seçimlere katılamayacağı kararı verilecek. İtirazlarla zaman dolacak ve istenilen olacak, yani CHP perişan edilmiş olarak seçime yakalanacak.
6. Butlan Yönetimi’ndeki CHP’ye seçime katılamama engeli çıkarılmayacak. Çünkü amaç yerine gelmiş olacak ve muhalefetten tırtıklanan (fesada uğratılan!) oy miktarı yeterli olacaktır.
GELELİM BİZİM HUKUKSAL BAKIŞIMIZA:
1. Hukuk zamanında ve gerçek özellikleri ile işlerse; Yargıtay, Özgür Özel’in itirazını kabul edip yönetimini aklarsa normal işleyişe geçilecektir. Yargıtay, Özgür Özel’in itirazını reddederek durumu mutlak butlan yönünde onarsa, kararın uygulanması için Yüksek Seçim Kurulu’na gereğinin yapılmasını bildirecek. YSK, gerçekten kurumsal bir YSK ise sıradan bir anlatımla Yargıtay’a ‘DUR BAKALIM’ diyecek. 2. YSK, Yargıtay’ın mutlak butlan yönünde vereceği kararı kendi ‘ÖLÇÜTLERİNE’ göre değerlendirecek, Yargıtay kararından fesada uğradığı iddiası ile kurultay iptalini birinci tur oylamada mı ikinci tur oylamada mı gerçekleştirildiğini araştıracak. Yargıtay’ın kararında bu açıklığı görmezse ve itilaflı oy sayısının sonucu değiştirmeyeceğini gördüğü an Yargıtay kararına uymayacak ve mazbatayı verdiği Özgür Özel’i CHP’nin genel başkanı olarak tanıyacaktır. Arkasından yapılan 2 olağanüstü kurultayı da şu an ki mazbatasının gerçek temelini oluşturan 39. Kurultayı da onaylayacaktır.
3. Yani Yargıtay’ın kararının, YSK’nın seçimi yapma ve sonucu açıklama Anayasal görevini sağlıklı bir şekilde yerine getirmesini ortadan kaldıracak bir nitelikte değilse, yani oy dağılımını etkileyecek sayıda bir usulsüzlük yoksa YSK, Yargıtay kararına uymayacaktır. Suça karışmış kişiler varsa onların adli yönden yargılanması adli ve mali yönden mahkemelerin kararıdır. YSK, mahkemelerin o kararına karışamayacağı gibi, kendisinin onayladığı seçim sonucunu olumsuz anlamda etkileyen sınırlılıkta kalacaktır. YSK, Yargıtay kararında eğer iptal edilen 38. Kurultay’ın 1. oylamasındaki 18 oyluk farkı bozacak bir oy fesadı söz konusu ise ve bu düzgün oyların, adaylardan birinin salt çoğunluğu elde etmesini sağlamışsa 2. tur oylamaya gerek görmeden BAŞKAN MAZBATASINI ilgili adaya verecektir. Eğer fesada uğrayan oyların yine salt çoğunluğu etkileyecek bir durum yoksa, 2. oylama ile ilgili Yargıtay kararını irdeleyecek ve 2. Tur oylamada da sonucu sakatlayan durum yoksa Özgür Özel’in başkanlığını onaylayacaktır. 2. Tur oylamada sorun varsa YSK, iptal edilen 38. Olağan Kurultay’ın 2. Oylaması için süre verip yeniden yaptırabilir.
4. Dememiz odur ki YSK, esas karar verici konumdadır ve öteki mahkemeler ve Yargıtay dahil hiçbirinin kararını, kendi ölçütlerine uygun değilse tanımayacaktır.
5. Bu durum hukukun gereğidir; YSK bu yolu izleyecektir, ama ne kadar zaman alacaktır? Önemli olan, geciken adalet olmamasıdır.